Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/752 E. , 2024/3549 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/752 Karar No : 2024/3549 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Birliği Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ... Yapı ve Turizm Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu i
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/752 E. , 2024/3549 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/752 Karar No : 2024/3549 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Birliği Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ... Yapı ve Turizm Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ...İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ... Mevkii, ... ada, 1 parsel ile ... ada, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde gerçekleştirilmesi plânlanan "Turizm Konaklama Tesisi Revizyonu ve Toplu Konut Projesi" ile ilgili olarak, ...Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 31/03/2021 tarih ve E: 2020/8932, K: 2021/4781 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan ... havale tarihli bilirkişi raporu ve ... havale tarihli ek bilirkişi raporu ile işbu dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının gerçekleştirilmesinin planlandığı aynı taşınmazlarda gerçekleştirilmesi planlanan "Turizm Konaklama Tesisi ve Toplu Konut Proje Revizyonu İle Yat Yanaşma Yeri ve Mahmuz" projesine ilişkin olarak ...Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir kararının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan ... havale tarihli bilirkişi raporunun dosyada yer bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesinden; ... havale tarihli bilirkişi raporu ile ... havale tarihli ek bilirkişi raporunda belirtilen görüş ve kanaatlerin bilimsel verilerden uzak ve subjektif değerlendirmeler içerdiği ve hükme esas alınacak nitelikte olmadığı, ... İdare Mahkemesinin E: ... sayılı dosyasında Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan ... havale tarihli bilirkişi raporunun ise iş bu davada hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu, buna göre ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararınında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, başka bir proje tanıtım dosyasına ilişkin bilirkişi raporundaki tespitlerin işbu davaya ilişkin proje tanıtım dosyasındaki hukuka aykırılıkları, eksiklikleri ve hataları gidermesinin olanaklı olmadığı, ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan ... havale tarihli bilirkişi raporunda işbu dava konusu proje tanıtım dosyasına ilişkin herhangi bir tespit ve değerlendirmenin de yer almadığı, dolayısıyla işbu dava konusu proje tanıtım dosyasına ilişkin iddia ve itirazların karşılanmadığı, Mahkemece eksik gerekçeyle keyfi biçimde karar oluşturulduğu, yargılama sürecinin bütünüyle hukuka aykırı biçimde yürütüldüğü, birden çok kez keşif yapılarak bilirkişi raporu hazırlanmasına neden olunduğu, delillerin serbestçe değerlendirilmesinin keyfi biçimde bilirkişi raporu seçilebileceği anlamına gelmeyeceği, Mahkemece, bilimsel tespit ve değerlendirmeler ile teknik bilgi ve uzmanlığa dayalı olarak oluşturulan bilirkişi raporunun hükme esas alınamamasının ancak bilirkişi raporundaki tespitlerin yine aynı bilimsel yöntem ve değerlendirmelerle çürütülebilmesi halinde söz konusu olabileceği, işbu dosyada gerçekleştirilen 06/01/2023 tarihli keşif neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda da Mahkeme tarafından değerlendirilmesi istenilen tüm hususlar yönünden projenin çevresel zararlarının ortaya konulduğu, dava konusu projenin önceki haline ilişkin ilk Çed Gerekli Değildir kararına ilişkin açılan davada sunulan iki bilirkişi raporunda ve kesinleşen mahkeme kararlarında müdahil şirket tarafından "yapılan" turizm tesisi ve bağlantılı proje unsurlarının alanda yarattığı tahribatın kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulduğu ve aykırılıkları giderebilecek biçimde yeniden projelendirilmesinin olanaklı olmadığının açıkça belirtildiği, işbu davanın ... tarihinde açıldığı, Mahkemeden kaynaklanan nedenlerle yargılama sürecinin uzadığı ve böylece projeye ilişkin faaliyetlerin devamına imkan tanındığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dahi projenin yarattığı çevresel tahribatın yadsınamadığı, ancak buna rağmen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu yönünde kanaat bildirilerek bilirkişi raporu içinde çelişki oluşturulduğu, söz konusu bilirkişi raporunun ilişkin olduğu davanın konusu olan proje tanıtım dosyasından yapılan alıntılarla oluşturulmuş olduğu, bilimsel tespit ve değerlendirmeler içermediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, önceki ÇED gerekli Değildir Kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda hazırlanan bilirkişi raporlarında tespit edilen buluntuların, azmak yapısının bölgenin kültürel niteliğine ve kent savunmasının ayrılmaz bir parçası olması niteliğine yapılan vurgunun göz ardı edildiği, I. derece arkeolojik sit alanının dere ile proje alanından ayrıldığı dolayısıyla sit alanı niteliğinde olmadığının ifade edildiği, bilirkişi raporunda kat irtifakının 01/04/2019 tarihinde tesis edildiği dolayısıyla belirtilen tarihteki Yönetmeliğe uygun olduğu ifade edilmiş ise de tapu kayıtları incelendiğinde kat mülkiyetine 14/10/2020 tarihinde geçildiğinin ve belirtilen tarihteki Yönetmeliğe uygun olmadığının anlaşıldığı, bilirkişi raporu kapsamında bilirkişilerce uzmanlık alanları dışında değerlendirmelerde bulunulduğu ve bu durumun bilirkişi raporu içinde çelişki oluşmasına neden olduğu, proje kapsamında gerçekleştirilen yapılaşmaların proje alanının doğal florasını yok ettiği, bilirkişi raporunda; başlığında dahi mahmuz projesi olduğu ifade edilen projeye ilişkin kıyıda yapılaşma öngörülmediğinden bahisle kıyı florasına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığının belirtilmiş olmasının dahi bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olarak hazırlandığını gösterdiği, projenin turizm tesisleri, toplu konut yapıları, bu tesis ve yapılara ulaşım için kanallar, konaklayanların yatları için yanaşma/bağlama yeri, kanalların ve yat yerinde birikimin önlenmesi için mahmuz yapıları, proje adında belirtilmeyen söz konusu "yapıların" taşkın riskinden korunması iddiasıyla ve esasında kanallarla ulaşımın sağlanabilmesi ve yat yanaşma yerinin yapılabilmesi için dere ıslah ve yol geçiş menfez çalışmaları ve bu faaliyetlerin gerçekleştirilebilmesi için deniz dibi tarama ve tarama malzemesinin döküm çalışmalarının bir bütün olduğu, bu bütünlüğün ÇED sürecinin başladığı 2018 yılından itibaren belli olduğu ancak entegre nitelikteki projenin parçalara ayrılarak ÇED dosyaları hazırlandığı ve ayrı ayrı ÇED süreçleri işletildiği, bu durumun projenin gerçek anlamda etkilerinin tespit edilerek bütünlüklü biçimde değerlendirilmesinin önüne geçtiği, Mahkemece bu durumun değerlendirilmediği, dosyada Mahkemeden kaynaklanan nedenlerle iki kez keşif yapıldığı ve keşif giderlerinin davacı üzerinde bırakıldığı bu durumun da bozma nedeni olarak kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: 1-...Valiliği tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. 2- Davalı yanında müdahil tarafından, Mahkemece işbu dosyada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemeleri neticesinde düzenlene bilirkişi raporlarında ÇED Gerekli Değildir kararının hukuka uygunluk denetimine ilişkin olmayan, projenin yerindeliğine ve imar mevzuatına ilişkin şahsi değerlendirmeler yapıldığı, dava konusu proje tanıtım dosyası yerine 2018 tarihli proje tanıtım dosyasına ilişkin değerlendirmelere yer verildiği, dava konusu işlem tesis edilirken yürürlükte olmayan Yönetmeliğe göre değerlendirme yapıldığı, dolayısıyla söz konusu bilirkişi raporlarının Mahkemece hükme alınmasını imkânsız kılan fahiş hukuka aykırılıklar içerdiği, öte yandan dava konusu projedeki tekne yanaşma yerinde sadece kullanım değişikliğine gidilmesi nedeniyle tesis edilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 20/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu projenin çevreye olumsuz bir etkisinin olmadığı, olası etkilerin en aza indirilmesi için gerekli önlemlere yer verilmiş olduğu hususlarının tespit edildiği, dava konusu proje alanının doğal sit alanı ya da tarım arazisi niteliğinde olmadığı, kıyıya yakın, üzerinde en az 25-30 yıldır beton temelli turizm tesisleri bulunan, yaklaşık 30 yıldır imarlı bir alan olduğu, işbu dosyadaki proje kapsamında da ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına konu proje kapsamında da geçici tekne yanaşma yerinin mevcut olduğu, tek farkın geçici yanaşma yerinin daha güvenli hale gelmesi nedeniyle bu alanda teknelere su ve elektrik hizmeti verilmesinden ibaret olduğu, ilave bir yapılaşmanın veya kapasite artışının ya da başka bir büyüme ve genişlemenin söz konusu olmadığı, her ne kadar işbu davayla ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında görülen davaya konu ÇED Gerekli Değildir kararları ve bu kararlara konu proje tanıtım dosyaları farklı olsa da söz konusu davalardaki esas uyuşmazlığın projenin çevreye olumsuz etkisinin olup olmadığı, olası etkilere yönelik önlemlerin yeterli olup olmadığı hususundan kaynaklandığı, ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 20/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda proje alanı ve çevresinin niteliklerinin ortaya konulduğu, projenin çevre mühendisliği, jeoloji mühendisliği, ziraat mühendisliği, inşaat mühendisliği, biyoloji, arkeoloji ve şehir planlama disiplinleri açısından detaylı olarak incelenerek bilimsel ve teknik gerekçeleri ortaya konularak projenin çevreye olası etkilerinin en aza indirilmesi için gerekli önlemlerin alındığının tespit edildiği, proje alanının ... içerisinde yer almadığı; 5,24 deniz mili uzaklığında olduğu, bu mesafeden yapılacak olan faaliyetin önemli doğa alanına etkisinin olmayacağının açık olduğu, proje tanıtım dosyası kapsamında flora-faunaya yönelik çalışmaların 2019 yılı Eylül ayında yapılan gözlemlerin sonucundan ibaret olmadığı, bu gözlem sonucunda elde edilen verilerin yanı sıra bu alanda farklı zamanda yapılan flora-fauna çalışmalarından da faydalanılmış olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da proje tanıtım dosyasında floristik anlamda herhangi bir eksikliğin söz konusu olmadığının tespit edildiği, tesiste fiziksel arıtma üniteleri, ince ızgara, kaba ızgara, ön çöktürme ve dengeleme havuzu, biyolojik arıtma ünitesi, ardışık kesikli reaktör, ileri arıtma üniteleri, ultra filtrasyon ve kum filtre üniteleri ve dezenfeksiyon üniteleri vasıtasıyla klorlama yapıldığı, projenin çevre arazilerin ...nmasına bir etkisinin olmayacağının bilirkişi raporuyla tespit edildiği, proje kapsamında toprak kanal bulunmadığı ve deniz suyunun toprakla temasının söz konusu olmadığı, kanalların ve yat yanaşma yerinin nehir ekosistemine olumsuz herhangi bir etkisinin bulunmadığı, proje kapsamında hazırlanan ekosistem değerlendirme raporunda inşaat çalışmalarından sonra fauna ve flora yerleşiminin gözlenmesinin kaçınılmaz olduğu tespitine yer verildiği, ...İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından ... .... Üniversitesi Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezinin Sualtı İnceleme Raporuna İstinaden söz konusu proje kapsamında yapılacak olan inşaat çalışmalarında sakınca bulunmadığı yolunda 20/05/2022 yazıyla görüş verildiği, kanallarla ilgili projenin DSİ'nin taşkın havza koruma projesinin konut yerleşimlerini dikkate alacak biçimde, gerçekleştirilmesi planlanan projeyle uyumlaştırılmasından ibaret olduğu, proje alanının 1.derece arkeolojik sit alanında kaldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, 3.derece arkeolojik sit alanı ilan edilen alandaki tüm yapılaşmaların ilgili kurumlardan gerekli izinler alınarak ve sondajlar yapılarak gerçekleştirildiği, azmak yatağındaki inşai faaliyetlerin Anıtlar Kurulundan gerekli izinler alınarak taşkın koruma projesi kapsamında gerçekleştirildiği, davacı tarafından bazı parsellerde sondaj çalışmalarının yapılmadığı ve imar durum belgelerinin alınmadığı iddia edilmekte ise de eksik olduğu iddia edilen iki parselde bu çalışmaların yapılması için bölgede yürütülen Koruma Amaçlı İmar Planının sonuçlanmasının beklendiği, ÇED Gerekli Değildir kararı tesis edilmeden önceki tarihte proje kapsamında inşai faaliyetlere başlandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, bilirkişi raporunda ve dosyaya sunulan uzman görüşlerinde bölgenin uzun yıllardır antropojenik etkiler altında kaldığının iddia adildiği, bu etkilerin dava konusu projeden uzun yıllar önce başlayan ve devam eden etkiler olduğunun açık olduğu, proje tanıtım dosyası hazırlanırken turizm tesisi, toplu konut, dere ıslahı, yat yanaşma yeri, yol geçiş menfez, kanal ve atıksu projeleri ile birlikte kümülatif olarak değerlendirildiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlığın çözümü amacıyla mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun incelenmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : ...İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...-... Mevkii, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlarda yapılması planlanan "Turizm Konaklama Tesisi Kapasite Artışı ve Revizyonu Projesi" ile ilgili olarak ...Valiliği tarafından ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı verilmiştir. Anılan ÇED Gerekli Değildir kararının iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 28/04/2020 tarih ve E:2019/20877, K:2020/3862 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararı Danıştay Altıncı Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kesin olarak onanmıştır. 07/06/2018 tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptali üzerine söz konusu proje ...İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ... Mevkii, ... ada ... parsel ile ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde gerçekleştirilmesi plânlanan "Turizm Konaklama Tesisi Revizyonu ve Toplu Konut" projesi olarak revize edilmiş ve yeniden hazırlanan proje tanıtım dosyası 23/10/2019 tarihinde davalı idareye sunulmuştur. Söz konusu proje tanıtım dosyasına konu "Turizm Konaklama Tesisi Revizyonu ve Toplu Konut" projesine ilişkin olarak ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının verilmesi üzerine söz konusu kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde; "Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları; Proje Tanıtım Dosyası: Gerçekleşmesi plânlanan projenin yerini, özelliklerini, olası olumsuz etkilerini ve öngörülen önlemleri içeren, projeyi genel boyutları ile tanıtan bilgi ve belgeleri içeren dosyayı ifade eder.'' hükmüne, 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir" hükmüne yer verilmiştir. 25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun saptanması üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı" olarak, "Çevresel Etki Gerekli Değildir Kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projeler hakkında yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmelik'in 6. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler için ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum ve kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdiklere taahhütlere uymakla yükümlüdürler... (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelere hiçbir teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez...' kuralına yer verilmiş olup; 7. maddesinde, Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler sayılmış, buna göre anılan Yönetmeliğin EK-1 listesinde yer alan projeler ile Seçme Eleme Kriterlerine tabi olup "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir" kararı verilen projeler için Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasının zorunlu olduğu; 15. maddesinde ise, Bu Yönetmeliğin EK-2 listesinde yer alan projeler ile kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi EK-2 listesinde belirtilen projelerin seçme, eleme kriterlerine tabi olduğu, hükme bağlanmış, 17. maddesinde ise; "Bakanlık, Proje Tanıtım Dosyalarını ek-4’te yer alan kriterler çerçevesinde inceler ve değerlendirir. Bakanlık, bu aşamada gerekli görülmesi halinde Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlardan proje ile ilgili geniş kapsamlı bilgi vermesini, araç gereç sağlamasını, yeterliği kabul edilebilir kuruluşlarca analiz, deney ve ölçümler yapmasını veya yaptırmasını isteyebilir... (2) Bakanlık on beş (15) iş günü içinde inceleme ve değerlendirmelerini tamamlar. Proje hakkında "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını beş (5) iş günü içinde verir, kararı Valiliğe, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirir. Valilik, bu kararı askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurur." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; davanın ...İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ... Mevkii, ... ada, ... parsel ile ... ada, ...... ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde gerçekleştirilmesi plânlanan "Turizm Konaklama Tesisi Revizyonu ve Toplu Konut Projesi" ile ilgili olarak, ...Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açıldığı, dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının, müdahil firma tarafından aynı alanda (... ada, 1 parsel ve ... ada, 6 parsel sayılı taşınmazlarda) yapılması planlanan "Turizm Konaklama Tesisi Kapasite Artışı ve Revizyonu Projesi" ile ilgili olarak ...Valiliği tarafından 07/06/2018 tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın ardından revize edilen projeye ilişkin proje tanıtım dosyası esas alınmak suretiyle tesis edildiği, İdare Mahkemesince, Biyolog, Arkeolog, Çevre Mühendisi, Harita ve Kadastro Mühendisi, Mimar ve İnşaat Mühendisinden oluşan altı kişilik bilirkişi heyetiyle mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 03/06/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; proje tanıtım dosyasına ilişkin bir takım eksikliklerin mevcut olduğu, ayrıca dava konusu projenin ÇED Yönetmeliği Ek-1 Listesi kapsamında Çevresel Etki Değerlendirmesi Uygulanacak Projeler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönünde kanaat bildirildiği, Mahkemece 03/08/2022 tarihli ara kararla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 267. maddesinin 1. fıkrasında bilirkişi heyetinin tek sayıda oluşturulmasının düzenlenmiş olduğu, sehven çift sayıda (6 kişi) oluşturulan bilirkişi heyeti marifetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış olduğu gerekçesiyle yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bu karar doğrultusunda Şehir Plancısı, Mimar, Arkeolog, Harita ve Kadastro Mühendisi, Biyolog, İnşaat Mühendisi ve Çevre Mühendisinden oluşan yedi kişilik bilirkişi heyetiyle (tamamı önceki bilirkişi heyetinden farklı uzmanlar) mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ... havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; proje tanıtım dosyasına ilişkin bir takım eksikliklerin mevcut olduğu, ayrıca mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projeye ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanması gerektiği yönünde kanaat bildirildiği, Mahkemenin 06/06/2023 tarihli ara kararıyla, ... havale tarihli bilirkişi raporunun taraflara tebliği üzerine müdahil vekili tarafından 13/06/2023 havale tarihli dilekçe ekinde yer alan bilimsel görüşlerde yer verilen hususların aydınlatılması amacıyla bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verildiği, aynı bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ... havale tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; fauna, flora ve hidrojeoloji uzmanlık alanlarında hazırlanan bilimsel raporların değerlendirilerek proje alanında kıyısal alanlarda yer alan deniz araçlarının lojistik/destek hizmetlerinin proje alanından karşılandığı tespiti ile birlikte ele alındığında dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararına esas projenin ÇED Yönetmeliği Ek 1 listesi kapsamında ele alınarak ÇED Raporu hazırlanmasının gerekli olduğu yönünde kanaat bildirildiği, temyiz incelemesine konu Mahkeme kararıyla, ... havale tarihli bilirkişi raporu ile ... havale tarihli ek bilirkişi raporunda belirtilen görüş ve kanaatlerin bilimsel verilerden uzak ve subjektif değerlendirmeler içerdiği ve hükme esas alınacak nitelikte olmadığı, ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında ...İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ... mevkii, ... ada, ... parsel, ... ada, ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazlarda gerçekleştirilmesi planlanan "Turizm Konaklama Tesisi ve Toplu Konut Proje Revizyonu İle Yat Yanaşma Yeri ve Mahmuz" projesine ilişkin olarak ...Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir kararının iptali istemiyle açılan davada Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan ... havale tarihli bilirkişi raporunun ise iş bu davada hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu belirtilerek ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bakılan davanın konusunu oluşturan ...İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ... Mevkii, ... ada, ... parsel ile ... ada, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde gerçekleştirilmesi plânlanan "Turizm Konaklama Tesisi Revizyonu ve Toplu Konut Projesi" ile ilgili olarak, ...Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının müdahil firma tarafından aynı alanda (... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlarda) yapılması planlanan "Turizm Konaklama Tesisi Kapasite Artışı ve Revizyonu Projesi" ile ilgili olarak ...Valiliği tarafından 07/06/2018 tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali yolunda ... İdare Mahkemesince verilen 04/10/2019 tarih ve E:2018/980, K:2019/1000 sayılı kararın ardından revize edilen projeye ilişkin proje tanıtım dosyası esas alınmak suretiyle tesis edildiği anlaşıldığından, işbu dosya kapsamında yapılacak değerlendirmede,... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararına ilişkin yargılama sürecinde Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemeleri neticesinde hazırlanan bilirkişi raporları ile bu raporlar incelenmek suretiyle verilen yargı kararlarının da göz önünde bulundurulması gerekmektedir. A) BİLİRKİŞİ RAPORLARININ İNCELENMESİ 1-... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan... havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinden; ...İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...-... Mevkii, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlarda yapılması planlanan "Turizm Konaklama Tesisi Kapasite Artışı ve Revizyonu Projesi" ile ilgili olarak ...Valiliği tarafından... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada Mahkemece üniversitelerin Ziraat, Arkeoloji, Jeoloji, Şehir ve Bölge Planlama, Çevre Mühendisliği, Biyoloji ve İnşaat Mühendisliği bilim dalları öğretim üyelerinden oluşturulan yedi kişilik bilirkişi heyetiyle mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan ... havale tarihli bilirkişi raporunda özetle (Mahkeme kararında yer verilen haliyle); proje tanıtım dosyasında bulunmamakla birlikte basına lanse edilen projesinde binalar arası kanalların yapılacağının ve 6 numaralı parselin doğu bitişiğindeki dere yatağından beslenen ve denize bağlanan bir su kanalı sisteminin görülmekte olduğu, dereye ve denize bağlı kanalların arazi içerisinde toprak zeminli ara kanallar ile dolaştırılmasının taban suyu kalitesini ve toprak canlılığını etkileyebileceği, bu durumda tuzlu-alkali suların taban suyuna bulaşması sonucunda özellikle yaz aylarında yukarı taşınan tuzlu-alkali suyun toprakta kalıcı çoraklığa neden olması ihtimalinin bulunduğu, alanın ... yarımadasında bulunan iki Önemli Doğa Alanı’ndan (ÖDA) birinde (EGE012) yer aldığı, proje tanıtım dosyasının floristik anlamda eksik olduğu, flora yönünden pek çok türün listede bulunmadığı, makinin hakim çalı türleri arasında yer alan Endemik Quercus aucheri (bozpırnal) türüne ne florada ne de genel vejetasyonda yer verilmemiş olduğu, sarsıntı sonucunda yüksek kotlardan kaya yuvarlanması olabileceği, kaya yuvarlanmasına önlemler alınması gerektiği, mahallinde yapılmış olan keşif ve bilirkişi incelemesinde ... ada, 6 sayılı parselde yapımı devam eden blokların aralarında vaziyet planında “doğal peyzaj düzenlemesi” olarak belirtilen alanlarda kanallar yapılmak üzere giriş kotlarının merdiven yapılmak sureti ile düşürülmüş olduğunun ve binalara bu yönde izolasyon malzemesi uygulaması yapıldığının görüldüğü, projeye ait internet sitesinde de ... ada, ...sayılı parselde yapılması öngörülen bloklar arasında kanalların yapılmasının ve bu kanalların alanın doğusunda yer alan dereye bağlanmasının öngörüldüğü, uygulamaya da yansıyan bu hususa ilişkin bilgi ve detayların “Nihai Proje Tanıtım Dosyası”nda bulunmamasının eksiklik olarak değerlendirildiği, uyuşmazlık konusu alan ve yakın çevresindeki arkeolojik buluntuların varlık sebebinin, ...parselin hemen doğusunda yer alan ve I. derece arkeolojik sit alanı olarak tescilli (Strobilos) ... Kalesi olduğu, uyuşmazlık konusu alanda yer alan azmağın batı bölümdeki antik kullanımını ortaya koyan seramik yoğunluğunun yanı sıra, özellikle projenin kentin savunma bütünlüğünü oluşturan azmağa yapılan fiziki müdahalelerin kentin yalnızca orijinal antik peyzajını bozmakla kalmadığı, aynı zamanda kent savunmasının bir parçası olan azmağın özelliğini yitirmesine de neden olduğu, davaya konu projenin I. derece arkeolojik sit sınırına dayanan yapılaşmasının, antik kentin batıdan algısını doğal peyzajını doğrudan etkilerken, planlanan proje kapsamında ... sayılı parsel üzerinde açılan kanallarla kent savunmasının bir parçası olan azmağın, bu özelliğini tamamen yitirmiş olduğu yönünde tespit ve kanaate yer verildiği, ... havale tarihli bilirkişi raporu ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde, ...Valiliği tarafından... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; kararda belirtilen hususlarla ilgili olarak, bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine bozma kararına uyularak ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı dosyasında Mahkemece aldırılan ... havale tarihli ek bilirkişi raporunda (Mahkeme kararından aynen aktarılmıştır), davaya konu parsellerden tarımsal açıdan önemi olan ve 5403 sayılı yasaya göre mutlak tarım arazisi olarak sınıflandırılan 6 numaralı parsel içerisindeki binalar arasına tesis edilen ızgara şekilli kanalların dava dosyasına sunulan DSİ taşkın koruma projesi ile ilişkisi olmadığının ve projenin bir parçası olmadığının anlaşıldığı, dava dosyasına sunulan belgelerden, binalar arası toprak kanallardan deniz suyu ile doldurulacağı ve işlemin yaz aylarında haftada birkaç kez tekrarlanacağından bahsedildiği, deniz suyunun toprağa bulaşması ve toprağın deniz suyu ile doygun hale gelecek kadar kanalların sürekli tutulmasının toprakta kalıcı olarak çok şiddetli tuzluluk ve alkalilik problemler yaratacağı yönünde tespit ve kanaate yer verildiği, Mahkemece anılan bilirkişi raporları ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde, dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararına dayanak alınan Nihaî Proje Tanıtım Dosyasının; dava konusu alan ve yakın çevresine ilişkin olarak flora ve fauna yönünden, davaya konu projenin I. Derece Arkeolojik Sit sınırına dayanan yapılaşması bakımından ise arkeolojik ve jeolojik açıdan yeterli bilimsel inceleme ve araştırma yapılmadan hazırlandığı, yine Proje Tanıtım Dosyasındaki alınacak önlemler ile verilen taahhütlerin, projenin çevresel etkilerinin minimuma indirilmesi için yeterli olmadığı, kanal yapılarının, deniz suyunun toprağa bulaşması ve toprağın deniz suyu ile doygun hale gelecek kadar kanallarda sürekli tutulmasının toprakta kalıcı olarak çok şiddetli tuzluluk ve alkalilik problemler yaratacağı, bu sebeple, söz konusu kanal yapılarının, toprakta kalıcı çoraklığa yol açma ihtimalini ortadan kaldırır şekilde yeniden projelendirilemeyeceğinin anlaşıldığı gerekçesiyle dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, söz konusu kararın (... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı) Danıştay Altıncı Dairesinin 12/10/2021 tarih ve E:2021/6771, K:2021/11263 sayılı kararıyla kesin olarak onandığı görülmektedir. 2-Bakılan dosya kapsamında Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan ... havale tarihli kök bilirkişi raporu ile ... havale tarihli ek bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Biyolojik Çevre ve Flora–Fauna Varlığı bakımından yapılan değerlendirmeye ilişkin olarak kök raporda; turizm ve konut işlevleri tanımlanmış dava konusu taşınmazların Önemli Doğa Alanı kapsamında kaldığı, proje tanıtım dosyasında koruma önlemlerine yönelik taahhütler olmakla birlikte flora ve fauna varlığının tespitine ilişkin tespit ve gözlemlerin sadece 2019 Eylül ayında yapılmış olduğu, söz konusu çalışmayla bitki türlerinin yaşamsal aktivitesi açısından uygun ve yeterli veri elde edilemeyeceği, dolayısıyla, proje tanıtım dosyası içeriğinde endemik, nadir ve önemli türlerin korunmasına yönelik tedbirlerin teknik yönden yeterli, makul ve kabul edilebilir olmadığı, turizm ve konut işlevli tesislere yönelik planlama ve uygulama çalışmaları ile doğal örüntünün flora varlığının özellikle su bitkileri açısından önemli ölçüde bozulduğu, bitkisel peyzaj düzenlemeleri yapılarak, doğal habitatın ve bitki örtüsünün büyük ölçüde değiştirildiği, fauna varlığı bağlamında ise kıyısal alanlardaki betonlaşma ve kıyısal kullanım düzenlemelerinin deniz canlıları ve su kuşları üzerinde olumsuz etkilerinin olacağı kanaatine yer verildiği, ek raporda ise; fauna konusunda hazırlanan bilimsel raporun değerlendirilmesi başlığı altında, proje alanındaki flora varlığı konusunda "... kalesi ve çevresinde yapılan flora çalışması uygunsuzluğu nedeniyle proje alanı sonuçları ile kıyaslanamayacak kadar farklıdır" ifadesi ile proje alanında habitatın bozulduğunun vurgulandığı, 2022 yılı Şubat, Nisan ve Haziran aylarında arazi çalışmaları yapılmakla birlikte proje alanına yönelik değerlendirmeler yapılmadığı, bölge bütününde bahse konu endemik türlerin proje alanı ile geçişkenliği ve etkileşimi konularına değinilmediği, sucul fauna varlığı konusunda ise kök rapor içeriğinde vurgulanan doğal habitat önemli ölçüde değiştirilerek deniz canlısı ve su kuşlarının olumsuz etkileneceği hususunda tespit ve değerlendirmelere yer verilmediği, proje alanında olumsuz etkilerin olduğu ve olacağı, bu açıdan alınacak önlemlerin kapsam ve içeriği, türleri, yaşama alanlarının ve alternatif alanların tespiti ve kümülatif etkilere yönelik kapsamlı bir ÇED çalışmasının yapılmasının önemli ve gerekli olduğu, özellikle rapor içeriğinde öngörülen "alternatif alanların tespiti ve kullanılabilirlik potansiyeli" bakımından proje alanı ve yakın çevresindeki olası etkilere yönelik kümülatif değerlendirme yapılması gerektiği yönünde tespit ve kanaate yer verildiği, ek raporun flora konusunda hazırlanan bilimsel raporun değerlendirilmesi başlığı altında, proje alanında özellikle inşaat ve işletme dönemlerinde araç, makine ve teçhizat kaynaklı toz ve gürültü kirliliği ve işletme sonrasındaki kullanımlara ilişkin değerlendirmeler içermediği, proje alanına komşu alanlar bahse konu edilmekle kümülatif etkilere yönelik değerlendirmeler yapılmadığı, "doğal haliyle korunmalıdır" şeklinde ifade edilmekle olası etkilerin önlenmesine yönelik yöntemler belirtilmediği, dolayısıyla proje alanındaki ve yakın çevresindeki sucul ve karasal flora etkilerini, varsa bozulma ve boyutlarını kümülatif etkileri ile birlikte ele alan kapsamlı bir ÇED çalışması yapılması gerektiği yönünde tespit ve kanaate yer verildiği, çevresel kirlenme ve kirliliğe yol açabilecek atık ve artıkların zararsız hale getirilmesi bakımından yapılan değerlendirmeye ilişkin olarak kök raporda, proje içeriğinin turizm ve toplu konut alanı olması bakımından, trafik, insan ve araç hareketliliği kaynaklı gürültü–titreşim, karbon salınımı ve emisyonlarının ve antropojenik atık ve artıkların doğal habitat ve biyolojik çevre, flora–fauna türleri üzerindeki etkilerinin değerlendirilmemiş olduğu, evsel nitelikli atıksular için öngörülen atıksu arıtma tesisine ilişkin bilgi ve belgelerin eski arıtıma tesisine ait olduğu, planlanan durumda, 60 m3/gün kapasitedeki arıtma tesisinin kapasitesinin ilave ünitelerle büyütüleceğinin ifade edildiği; proje alanında kanalizasyon altyapısı olmadığından konaklama ve diğer faaliyetler kapsamında oluşacak 248,07 m³/gün atıksu miktarına göre atıksu arıtma/derin deniz deşarjı tesisi proje onayı genelgesi kapsamında arıtma tesisi projesinin hazırlanması ve onayına müteakip arıtma tesisinin kurulması gerektiği, deşarj standartlarına göre atıksuların arıtıldıktan sonra izin verilen alana deşarj edilmesi gerektiği, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü web sayfası üzerinde yapılan kontrolde işletme adına alınmış atıksu deşarjı konulu güncel izin belgesi bulunduğu, ancak, mevcut duruma ilişkin bilgi ve belgeler incelenemediğinden alınan izinin proje tanıtım dosyasında yer alan bilgilere göre alınmadığının değerlendirildiği, aksi halde proje tanıtım dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin kapasite artışından önce alınan izin ve belgeler olması nedeniyle bu belgelerle izin alınmasının mevzuata göre mümkün olmayacağı, dolayısıyla, proje tanıtım dosyasında 248,07 m³/gün olarak hesaplanan değerin, atıksu arıtma/derin deniz deşarjı tesisi proje onayı genelgesi kapsamında arıtma tesisi projesinin hazırlanması ve onayına müteakip arıtma tesisinin kurulması, ilgi deşarj standartlarına göre atıksuların arıtıldıktan sonra izin verilen alana deşarj edilmesi gerekliliği bakımından evsel nitelikli atıksuların arıtılması yönünden yeterli ve gerekli önlemlerin alınmadığı, proje tanıtım dosyasında turizm tesisi ve toplu konut projesinde, tam doluluk oranında toplam 1477 kişi (100 personel+156 kişi+696 kişi+525 kişi) olacağı kabulü ile hesaplama yapılmakla, atıklara ilişkin bu hesaplamaların, mevcut atık depolama alanı eski kapasitesine göre yapıldığı, bu durumda, tam doluluk oranında toplam 1.477 kişi için yeterli olmayacağı, kapasite artışına göre yeniden atık depolama alanı inşa edilerek düzenlenmesi gerektiği, bu yönüyle eksik işlem niteliğinde olduğu tespit ve kanaatine yer verildiği, proje tanıtım dosyasının ve alınacak önlemlerin teknik ve bilimsel yönden yeterli olup olmadığı bakımından yapılan değerlendirmeye ilişkin olarak kök raporda, proje alanı ve yakın çevresinin (azmak dere yatağı dâhil) deniz canlısı ve su kuşları için önemli yuvalama alanı potansiyeline sahip olduğu, proje tanıtım dosyası incelendiğinde, defne, zakkum, cehri ve karaağaç hâkimiyetinde oluşan bitki vejetasyonu özellikle ötücü kuşlar açısından da önemli beslenme ve barınma habitatları olduğu, kıyısal/sulak alanlar bağlamında azmak dere yatağı ve kenarlarında yapılacak veya yapılmış inşaat faaliyetlerinin mevcut habitatları tahrip edeceği/uzaklaştıracağı, ortamda yayılış gösteren veya yayılış potansiyeli olan canlıların konaklama, üreme ve beslenme gibi yaşamsal faaliyetlerini önemli ölçüde etkileyeceği, proje tanıtım dosyası içeriğinde kıyısal alanda planlanan turizm ve konut projesinde, sadece amfibiler, sürüngenler, kuşlar ve memeliler için envanter çıkarıldığı, çevredeki tatlı su kaynakları, özellikle azmak dere yatağına ilişkin balık faunası envanteri çıkarılmasının, hatta bununla beraber besin piramidinde önemli bir yere sahip bentik makroomurgasız faunasının değerlendirilmesinin önemli ve gerekli olduğu, proje kapsamında planlanan turizm ve konut işlevleri esas kıyısal kullanımlar ve kıyısal aktiviteler bağlamında yerel balık popülasyonları ve ekosistemi üzerindeki olası kirletici etkilerin değerlendirilmesi gerektiği, proje alanı ve çevresinin doğal anlamda zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahip önemli doğa alanı olduğu, turizm ve konut işlevleri içerikli antropojenik etkilerin, proje alanı ve yakın çevresindeki flora ve fauna varlığında, yaşama alanlarında ve habitat üzerinde telafisi mümkün olmayan etkileri olacağı, özellikle azmak dere yatağı ve kıyı morfolojisinin değiştirilerek, yat yanaşma, tekne bağlama alanları, köprüler gibi yapısal unsurların etkisi ile doğal örüntünün tahrip edilmesinin ve kıyısal alandaki diğer yapısal müdahalelerin kümülatif etkilerinin proje tanıtım dosyasında yer alan taahhütler açısından tutarlı olmadığı, proje tanıtım dosyasının ve alınacak önlemlerin teknik ve bilimsel yönden yeterli olmadığı, Strobilos Antik Kenti’nin limanı’nın bir bölümünü oluşturan azmak dere yatağının özellikle ... ada, 6 parsel tarafında yapılan inşai müdahaleler ile bozulduğu ve geri dönüşümü olmayan fiziki müdahalelerde bulunulduğu yönünde tespit ve kanaatlere yer verildiği, projenin etki alanının nitelikleri ve özellikleri göz önüne bulundurularak, proje konusu faaliyetin önemli ve gerekli olup olmadığı bakımından yapılan değerlendirmeye ilişkin olarak kök raporda, proje kapsamındaki ... ada,... parsel, ... ada,...parsel, ... ada,...parsel, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların, ...Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun... tarih ve ... ve ... sayılı kararları ile üçüncü derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiği, proje alanının doğu komşuluğunda azmak dere yatağı sınır olmak üzere ...Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile birinci derece arkeolojik sit alanı ilan edilen Strobilos antik kentinin yer aldığı, Strobilos yerleşimi birinci derece arkeolojik sit alanını, sulak alan, kıyısal alanlar ve karasal alanlar birlikteliğinde “doğal peyzaj varlığı” olarak değerlendirmenin olanaklı olduğu, dava konusu proje kapsamında birinci derece arkeolojik sit alanında karasal alanlarda herhangi bir müdahale olmadığı, ancak, karasal alanın mekânsal ve işlevsel yönden devamı niteliğindeki sulak ve kıyısal alanlarda, özellikle azmak dere yatağında yapısal ve fiziksel müdahalede bulunulduğu, turizm ve konut alanlarına erişim amaçlı suyolları oluşturulması suretiyle doğal peyzaj karakterinin değiştirildiği ve bozulduğu, bu durumda, su altı ve kıyısal alandaki arkeolojik miras varlıkları üzerinde olumsuz etkisinin olacağı, proje için çevresel etki değerlendirmesi raporu hazırlanmasının gerekli olup olmadığı bakımından yapılan değerlendirmeye ilişkin olarak kök raporda, proje kapsamında toplam kapasitesi 485 oda, 65 bungalov, betonarme inşa edilmiş personel yemekhanesi, yatakhanesi, depolar, resim atölyesi, restoran binası, kafeterya ve insan faktörleri (personel, konaklayan, ziyaretçi vb.) olmak üzere yapısal tesislerden oluşan faaliyetin, Önemli Doğa Alanı içinde olduğu gözönüne alındığında gerek inşa süreci, gerekse inşa sonrasında oluşturabileceği çevresel etkilerin (gürültü, titreşim, hava kirliliği, atıklar, toprak, su ve diğer doğal unsurlar) kümülatif etkiler bağlamında biyolojik yaşam ve ekosistem üzerinde doğal olmayan yollardan etkisi olacağı, biyolojik çevre, flora ve fauna varlığı üzerinde, özellikle azmak dere yatağı ve kıyısal alanlarda su bitkileri ile su canlıları açısından önemli ölçüde etkisi olacağı, proje kapsamında gerçekleştirilen “yat ve teknelerin günübirlik bağlanabilecekleri, yat limanı ve konutlara ulaşımın suyolları tesis edilerek sağlanması” konusunda ÇED Yönetmeliği Ek-1 Listesi, 10–Su yolları, limanlar ve tersaneler; a) Kıta içi su yollarının yapımı, e) Yat limanları başlığı ile 40–250 oda ve üzeri oteller, tatil köyleri, turizm kompleksleri vb. olmak üzere proje kapasitesi artışı/genişletilmesinin planlanması durumunda, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi bağlamında Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasını gerektireceği yönünde tespit ve kanaate yer verildiği, Arkeoloji bakımından yapılan değerlendirmeye ilişkin olarak kök raporda, projenin gerçekleştirilmesinin planlandığı ... ada, 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazların ...Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 17/01/2018 tarihli ve 6317 sayılı kararı ile 3. Derece Arkeolojik Sit alanı içinde yer aldığı, ... ada, 1 parsel ile ... ada, 6 parsel sayılı taşınmazların ...Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 17/01/2018 tarih ve 6309 sayılı kararı ile 3. Derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiş olduğu, I. Derecede Arkeolojik sit sınırları içinde kalan Strobilos (Astroboli, Sıravolos) Antik Kentinin modern adı ile ... ya da Çıfıt Kalesinin ...ili, ... İlçesi, ... Mahallesi sınırları içinde kaldığı,Strobilos Antik Kentinin, III. Derece Arkeolojik Sit sınırları içinde kalan ... Ada ... parsel ile ... ada ...ve ... parsellerin, MÖ 8. yüzyıldan Osmanlı Dönemi’nin sonlarına kadar önemini koruyan önemli bir liman ve kale olan tarım teraslarının halen görülebildiği yerleşim yerinin parçası olduğu, ... ada, ... ve ... parsellerin sınır olduğu Strobilos Antik Kenti’nin Limanı’nın bir bölümünü oluşturan ... Dere Yatağının yapılan inşai müdahaleler ile bozulduğu, yeni yapılan binalara ulaşımı sağlayan daha küçük ölçekli kanallar nedeniyle doğal yapısının değiştirildiği, III. Derece Arkeolojik Sit sınırları içinde kalan ama hiçbir taşınmaz kültür varlığı izi bulunmayan ... ada, 6 parselde bulunan yoğun yapılaşma ve açılan su kanallarının (32 blok, 310 oda kapasitesi) doğal topografyanın değişmesine ve kültürel peyzajın algılanmasına mani olduğu, tescilli duvar kalıntıları ve Bothros alanı olan ... ada, ... parselde hiç kazı yapılmamış olduğu, ... ada,... parselde planlanan 175 konut kapasiteli toplu konut projesinin uygulanmasının kontrol sondajları tamamlanmadan bu şekli ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa göre mümkün olmadığı, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesinin Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasını gerektireceği tespit ve kanaatine yer verildiği görülmektedir. B) GERÇEKLEŞTİRİLMESİ PLANLANAN PROJENİN BİR BÜTÜN OLARAK İNCELENMESİ VE DEĞERLENDİRİLMESİNİN GEREKTİĞİ Yukarıda yer verilen mevzuatta yer alan düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; kapasite itibarıyla Yönetmeliğin EK-I listesine tabi bir proje için Ek-III bölümüne göre ÇED raporunun, EK-II listesine tabi bir proje için de EK-IV bölümüne göre PTD'nin hazırlanması kural olmakla birlikte, projenin Yönetmeliğin Ek-1 listesine mi yoksa Ek-2 listesine mi dahil olacağının belirlenebilmesi için her proje için öngörülmüş kriterin esas alınması gerekmektedir. Bu nedenle, iki farklı projenin bir arada yapılmasının planlanması halinde tek PTD/ÇED raporu hazırlanması mümkün ise de, her bir projenin kendine özgü kriterinin esas alınacağı kuşkusuzdur. Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen ÇED Gerekli Değildir kararlarının iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek IV'te yer alan seçme eleme kriterleri yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir. Yukarıda yer verilen bilirkişi raporlarında belirtilen tespit ve kanaatler ile ...İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...-... Mevkii, ... ada, ... parsel ve ... ada,...parsel sayılı taşınmazlarda yapılması planlanan "Turizm Konaklama Tesisi Kapasite Artışı ve Revizyonu Projesi" ile ilgili olarak ...Valiliği tarafından 07/06/2018 tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılan davada Mahkemece verilen ve Danıştayca onanan iptal kararında gerekçe olarak yer verilen hususlar birlikte gözetildiğinde; proje tanıtım dosyasında projenin çevresel etkilerinin tam olarak belirlenmemiş olması nedeniyle, oluşacak olumsuz çevresel etkilere karşı alınacak önlemlere tam olarak yer verilmediği, projenin çevresel etkilerinin boyutu dikkate alındığında, ÇED Yönetmeliğinin Ek-1 listesi kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği dolayısıyla proje tanıtım dosyasının içeriği ve projenin etkileri itibarıyla ÇED Gerekli Değildir kararı verilmesinin uygun olmadığı, kapasite itibarıyla ÇED Yönetmeliğinin Ek-2 listesine tabi olsa dahi projenin çevresel etkileri itibarıyla ÇED raporu hazırlanması, başka deyişle, dava konusu projenin, ÇED Yönetmeliği kapsamında çevresel etki değerlendirmesi sürecine tabi tutulması gerektiği sonucuna varıldığından, dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 2577 sayılı Kanunun 20/A-2(i) maddesi uyarınca dava konusu işlemin İPTALİNE, 3. Davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Davalı yanında müdahil tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen...TL yargılama giderinin davalı yanında müdahil üzerinde bırakılmasına, 5. Hazineden karşılanan ...-TL bilirkişi ücreti ve yol giderinin davalı idareden tahsili için Mahkeme tarafından ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, 6. Varsa artan posta avansının istemleri halinde taraflara verilmesine, 7. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 8.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 30/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden, davanın ...İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ... Mevkii, ... ada, 1 parsel ile ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde gerçekleştirilmesi plânlanan "Turizm Konaklama Tesisi Revizyonu ve Toplu Konut Projesi" ile ilgili olarak, ...Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle ... tarihinde açıldığı, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 31/03/2021 tarih ve E:202/8932, K:2021/4781 sayılı kararıyla davanın süresinde açılmış olduğu gerekçesiyle bozulduğu, Danıştay bozma kararının ardından Mahkemenin E:... sayılı esasına kaydedilen davada Mahkemenin ... tarihli ara kararıyla mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, Orman Mühendisi, Ziraat Mühendisi, Maden Mühendisi, Çevre Mühendisi, Harita Mühendisi, Turizmci ve Biyolog olmak üzere 7 kişilik bilirkişi heyeti oluşturularak 12/07/2021 tarihli ara kararla taraflara bildirildiği, 28/07/2021 tarihli ara kararla "bilirkişi heyetine davacı vekili tarafından yapılan itirazın kabulüne, 30/07/2021 tarihinde yapılması plânlanan keşfin ileri bir tarihte yapılmak üzere ertelenmesine" karar verildiği, bu defa Biyolog, Çevre Mühendisi, Mimar, Şehir Plancısı, Harita Mühendisi, Arkeolog ve İnşaat Mühendisinden oluşan 7 kişilik bilirkişi heyetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına 07/10/2021 tarihli ara kararla karar verildiği, 27/10/2021 tarihinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak üzere saat 19.30 da gidilen keşif mahallinde havanın kararması nedeniyle keşif yapılamadığı ve keşfin ertelenmesine karar verildiği, sonrasında Arkeolog, Biyolog, İnşaat Mühendisi, Harita Mühendisi, Mimar ve Çevre Mühendisinden oluşan 6 kişilik bilirkişi heyetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına 14/01/2022 tarihli ara kararla karar verildiği, 03/02/2022 tarihinde mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 03/06/2022 tarihli bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilerek rapora karşı beyanlarının alındığı, ancak "sehven çift sayıdan (6 kişi) oluşan bilirkişi heyeti ile 03/02/2022 tarihinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı görüldüğünden" mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına 03/08/2022 tarihli ara kararla karar verildiği, bu defa Şehir Plancısı, Mimar, Arkeolog, Harita ve Kadastro Mühendisi, Biyolog, İnşaat Mühendisi ve Çevre Mühendisinden oluşan 7 kişilik bilirkişi heyetiyle 06/01/2023 tarihinde mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi gerçekleştirildiği, bu keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan ... havale tarihli bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilerek rapora karşı beyanlarının alındığı, 24/06/2023 tarihli ara kararla "... tarihinde teslim edilen rapor yeterli olmadığı için" ek bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, ... tarihli ek bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilerek rapora karşı beyanları alındıktan sonra Mahkemece temyize konu ... tarihli kararla " iş bu dava dosyası kapsamında alınan ... havale tarihli bilirkişi raporu ile ... havale tarihli ek bilirkişi raporunda belirtilen görüş ve kanaatlerin bilimsel verilerden uzak ve subjektif değerlendirmeler içerdiği" gerekçesiyle hükme esas alınmamasına, aynı Mahkemenin E:... sayılı dosyasında aynı taşınmazlarda gerçekleştirilmesi planlanan "Turizm Konaklama Tesisi ve Toplu Konut Proje Revizyonu İle Yat Yanaşma Yeri ve Mahmuz" projesine ilişkin olarak ...Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir kararının iptali istemiyle açılan davada Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan ... havale tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olduğuna, söz konusu bilirkişi raporu ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının ilişkin olduğu projenin dayanağı olarak kabul edilebilecek ve aynı taşınmazlarda gerçekleştirilmesi planlanan "Turizm Konaklama Tesisi Kapasite Artışı ve Revizyonu Projesi" ile ilgili olarak ...Valiliği tarafından 07/06/2018 tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı Danıştay Altıncı Dairesinin 12/10/2021 tarih ve E:2021/6771, K:2021/11263 sayılı kararıyla kesin olarak onandığı görülmektedir. Uyuşmazlıkta; gelinen aşama itibarıyla Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, daha önce ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla iptaline karar verilen 07/06/2018 tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararına esas proje tanıtım dosyasında tespit edilmiş olan eksikliklerin işbu dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararına esas proje tanıtım dosyasında giderilmiş olduğu, işbu dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının uygun olduğu tespitlerine yer verilmiş olması, dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararına esas projenin geldiği aşama, aynı zamanda söz konusu projeye ilişkin ÇED Gerekli Değildir kararlarına ilişkin yargılama süreçleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde temyiz dilekçesinde öne sürülen hususların, sonucu itibarıyla davanın reddi yolundaki Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte, belirtilen gerekçe ile kanaatiyle temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.