Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/1027 E. , 2024/4730 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/1027 Karar No : 2024/4730 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 13/02/2020 tarih ve E:2015/8093, K:2020/1639 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozu
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/1027 E. , 2024/4730 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/1027 Karar No : 2024/4730 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 13/02/2020 tarih ve E:2015/8093, K:2020/1639 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: İstanbul ili, Çekmeköy ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın "ağaçlandırılacak alan" olarak belirlenmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı büyükşehir belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli Çekmeköy-Ömerli Doğu Bölgesi Nazım İmar Planının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dava konusu taşınmazın 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında tarımsal niteliği korunacak alanda kaldığı, taşınmaza getirilen ağaçlandırılacak alan fonksiyonunun üst ölçekli plana aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, dava konusu alanın Ömerli Havzasına yakın bir konumda bulunduğu, bu sebeple çevre düzeni planında gelişimi ve yoğunluğu denetim altında tutulacak alan olarak belirlendiği, komşuluğunda yoğun bir orman alanı olduğu, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı paftasında taşınmazın da içinde bulunduğu büyük bir alanın ağaçlandırılacak alan olarak belirlendiği, taşınmazın konut alanına dönüştürülmesinin alan bütünlüğünü bozacağı gibi yeni yapılaşma talepleri oluşmasına sebep olacağı ve bu durumun da plan bütünlüğünü ve plan ana kararlarını bozacağı anlaşıldığından, davacının talebinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmayacağı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, davanın reddi gerektiği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İstanbul ili, Çekmeköy ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz, ... tarih ve ... sayılı büyükşehir belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında ağaçlandırılacak alan olarak belirlenmiştir. Davacı tarafından, taşınmazının 2000 yılında onaylanan imar planında konut alanında kaldığı, 2008 yılında yapı ruhsatı alındığı, taşınmazın konut alanı olarak belirlenmesi gerektiğinden bahisle imar planına yapılan itirazın zımnen reddi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde, Nazım İmar Planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini,ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Taleple Bağlılık İlkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Her ne kadar 2577 sayılı Kanunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesine atıfta bulunulmamış ise de; taleple bağlılık ilkesi, yargılama hukukunun genel prensiplerinden biri olduğundan idari yargılama hukukunda da uygulanması gerekir. Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; İdare Mahkemelerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır. Talep sonucunun belirlenmesinde ise dava dilekçesinin bir bütün olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. "Talep sonucunun çok açık olmaması hâlinde, onu dava dilekçesinin diğer bölümlerinde yazılanların ışığı altında bir yoruma tâbi tutarak, davacının bu dava ile neyin hüküm altına alınmasını istediği tespit edilmelidir." (KURU Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Şubat 2001, İstanbul, Cilt II, s. 1608) Uyuşmazlıkta İdare Mahkemesince, taşınmazın üst ölçekli planda tarımsal niteliği korunacak alanda kaldığı, dava konusu planla getirilen ağaçlandırılacak alan fonksiyonunun üst ölçekli plana aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de dava dilekçesinin bir bütün olarak incelenmesinden, davacının temel itirazının dava konusu nazım imar planında ağaçlandırılacak alana ilişkin plan kararının kaldırılarak taşınmazının konut alanı olarak belirlenmesi gerektiği iddiasına ilişkin olduğu anlaşıldığından, taşınmaza getirilen ağaçlandırılacak alan fonksiyonunun üst ölçekli plana aykırılığı yönünden inceleme yapılarak karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Davacının talebi kapsamında yapılan incelemede, dava konusu alanın 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında tarımsal niteliği korunacak alanda kaldığı, komşuluğunda yoğun bir orman alanı olduğu, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı paftasında taşınmazın da içinde bulunduğu büyük bir alanın ağaçlandırılacak alan olarak belirlendiği, taşınmazın konut alanına dönüştürülmesinin alan bütünlüğünü bozacağı gibi yeni yapılaşma talepleri oluşmasına sebep olacağı ve bu durumun da plan bütünlüğünü ve plan ana kararlarını bozacağı anlaşıldığından, davacının talebinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte davacı tarafından 2008 yılında yapı ruhsatı alındığı ileri sürülmüşse de alana ilişkin imar planının 18/05/2004 tarihli mahkeme kararıyla iptal edildiği ve dosya kapsamında herhangi bir yapı ruhsatı bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının talebine uygun olmayan nitelikte yapılan inceleme sonucu verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 17/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.