8. Hukuk Dairesi 2022/4779 E. , 2024/5429 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Böl
**8. Hukuk Dairesi 2022/4779 E. , 2024/5429 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede, ilk tesis kadastro çalışmaları 1973 yılında yapılıp kesinleşmiştir. Bu çalışmalarda taşınmaz, orman sınırı dışında olduğu ve kimsenin kullanımında olmadığı gerekçesiyle tespit dışı bırakılmıştır. 2020 yılında, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun (3402 Sayılı Kanun) 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, 232 ada 60 parsel sayılı taşınmaz hakkında 27.02.2020 tarihli kadastro tutanağı düzenlenerek, 276,11 m² yüzölçümüyle, tarla vasfı ile belgesizden Hazine adına tespit edildiği; tutanağın edinme sebebinde ... ... oğlu ...'ın 20 yılı aşkın zamandan bu yana nizasız ve aralıksız olarak kullandığı, natamam yapının 1995 yılında yapıldığı ve davacıya ait olduğu açıklanarak, beyanlar hanesine "Bu parsel üzerindeki natamam yapı ... ... oğlu ...'a (TCKN:...) aittir." şeklinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19 uncu maddesi uyarınca muhdesat şerhi yazıldığı, kadastro çalışma sonuçlarının 05.11.2020 ila 07.12.2020 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazın bulunduğu Muğla ili Bodrum ilçesi ... Mahallesi sınırları içinde orman kadastro çalışmaları ise ilk olarak 1966 yılında yapılıp kesinlemiştir. 09.11.2015 tarihinde ise evvelce orman olarak sınırlaması yapılmış olan yerlerde aplikasyon ve orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ile tüm bu ormanların 2/B uygulamasına başlanarak, 24.09.2018 tarihinde tamamlanmış ve 24.09.2018 de ilan edilmiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi 232 ada 60 parsel sayılı taşınmazda 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8 inci maddesi kapsamında tespit çalışması yapıldığını, taşınmazın 20 yılı aşkın süreden beri davacının nizasız ve fasılasız olarak zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, davacının taşınmazı imar ve ihya ettiğini, 1973 yılında yapılan ilk tesis kadastrosu çalışmaları sırasında orman tahdit hattının dışında kalan ve hiç kimsenin kullanımında olmayan yerlerden olduğunu, davalı Hazine adına yapılan kadastro tespitine itirazın kabulü ile taşınmazın müvekkil adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine ve dava konusu Muğla ili Bodrum ilçesi ... Mahallesi 232 ada 60 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "taşınmazın tarım dışı arazi özelliğinde olduğu, taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyetin ekonomik açıdan mümkün olmadığı, zemindeki kayalık yapının ancak iş makineleriyle ıslah edilebilir nitelikte olduğu, üzerinde en az 29 yıl önce yapılmış, tuğla ile örülü, sıvasız, natamam tek odalı bir yapı bulunduğu, yapının dağ yamacının düzleştirilerek, kayanın kırılarak, kırılmayan kısmın yapı içine alınarak yapıldığı, keşifteki beyanlarda yapının eskiden ahır olarak sonraları ise hayvan otları koymak için depo olarak kullanıldığı bildirilmiş ise de belirtilen şekildeki zilyetliğin mülkiyetin kazanımı için yeterli bir zilyetlik olmadığı, davacının davasına dayanak imar ihya ve tespit tarihinden geriye doğru 20 yıl aralıksız, nizasız, malik sıfatıyla zilyetlik şartlarının gerçekleşmediği, kadastro tespit tarihi itibariyle davacı yararına TMK'nun 713/1 ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddelerinde belirtilen mülkiyeti kazanım koşullarının oluşmadığı ve davalı Hazine adına yapılan kadastro tespitinde hata bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesindeki gerekçelere göre, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ:Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.