14. Hukuk Dairesi 2016/7372 E. , 2019/1741 K. "" 14. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil veya tazminat ıslah ile tazminat davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Dava yükleniciden temlik alınan şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat ıslah ile tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili; müv…
**14. Hukuk Dairesi 2016/7372 E. , 2019/1741 K.** **"İçtihat Metni"** 14. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil veya tazminat ıslah ile tazminat davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Dava yükleniciden temlik alınan şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat ıslah ile tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkili ile davalı müteahhit ... arasında düzenlenen 04.05.2000 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle toprak sahibi olan davalı ... ile müteahhit yüklenici ... arasındaki 14.12.1998 tarihli sözleşmeye istinaden daire satın aldığını, davacının satın aldığı günden itibaren sözleşmede gösterilen bağımsız bölümde konut olarak ikamet etmekte olduğunu, taşınmazın satıldığını öğrendiklerini, davalılardan ... adına taşınmaz kaydının iptali ile davacı adına bağımsız bölüm olarak tespit ve tescilini, mevcut durumun oluşturduğu maddi zararın sorumlulardan tahsiline karar verilmesi istenmiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın davalılar ..., ... ve ... ve ... aleyhine açılan davanın husumet noktasından reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın ıslah talebi doğrultusunda kabulü ile, 10.000,00TL'nin dava tarihinden, 230.000,00TL'nin ıslah tarihi olan 11.06.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Hükmü temyiz eden davalı ... vekili müvekkilinin maddi durumunun elverişli olmadığını, dava konusu parsellerde bulunan binaya ilişkin diğer satış vaadi sözleşmesi ile satın alan çok sayıda kişiler tarafından açılmış ve karara çıkmış toplam 24 adet dosya bulunduğunu, bu nedenle gerekli harç ve giderleri ödeyemeyeceğini belirterek adli yardım isteminde de bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı HMK’nin 334 ilâ 340. maddelerinde yer almaktadır. Anılan yasanın 336/3. maddesinde getirilen düzenleme ile de adli yardım talebinin kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtaya da yapılabileceği belirtilerek, duruşma yapılmaksızın istem hakkında bir karar verileceği HMK’nin 337/1. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla, temyiz edenin adli yardım talepleri hakkında dairece bir karar verilir. Diğer taraftan, 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı kanunun 16. maddesinde de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tabi olacağı öngörülmüştür.