2. Hukuk Dairesi 2007/11171 E., 2007/11471 K. 2. Hukuk Dairesi 2007/11171 E., 2007/11471 K. - BOŞANMA - İŞTİRAK NAFAKASI - MADDİ TAZMİNAT - MANEVİ TAZMİNAT- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 169 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 174 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 42 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 43 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 44 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 49 ] "" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm t…
2. Hukuk Dairesi 2007/11171 E., 2007/11471 K. **2. Hukuk Dairesi 2007/11171 E., 2007/11471 K.** **- BOŞANMA - İŞTİRAK NAFAKASI - MADDİ TAZMİNAT - MANEVİ TAZMİNAT**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 169 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 174 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 42 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 43 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 44 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 49 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı kocanın sürekli kumar oynadığı, eşini tehdit ettiği ve çocuklarına fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmakla, davacı kadının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2- Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik haklan saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4; BK m. 42, 43, 44, 49) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir. 3- Türk Medeni Kanunu'nun 174/1. maddesi, mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK m. 4; BK m. 42 ve 44) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir. 4- Resmi sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur (TMK m. 7). Tarafların ortak çocukları olarak kayıtlı bulunan küçük Yağmur ve Atakan'ın velayeti davacı anneye verildiği halde uygun miktar iştirak nafakası verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.