20. Ceza Dairesi 2017/5068 E. , 2017/5747 K. "" Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma Hükümler : Mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 1)Sanık ... hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde; Hükümden sonra 25.07.2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunla 5271 sayılı CMK’nın 250. maddesine eklenen 4. fıkrasında öngörülen “Çocuklar, bu madde hükü…
**20. Ceza Dairesi 2017/5068 E. , 2017/5747 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma Hükümler : Mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 1)Sanık ... hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde; Hükümden sonra 25.07.2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunla 5271 sayılı CMK’nın 250. maddesine eklenen 4. fıkrasında öngörülen “Çocuklar, bu madde hükümleri uyarınca kurulan mahkemelerde yargılanamazlar ve bu mahkemelere özgü soruşturma ve kovuşturma hükümleri çocuklar bakımından uygulanmaz” hükmü gereğince, sanık ... hakkındaki bu davaya bakma görevi Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait ise de; özel yetkili ceza mahkemelerinin kaldırılması hakkındaki 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereği tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin, temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 2-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde; Sanık ...'ın gıyabında verilen hükmün 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi gereğince usulüne uygun şekilde öncelikle bilinen adresine tebliğe çıkartılması, yeni adres bildirilmeden adres değişikliğine gidilmiş olması ve yeni adresin tebliğ memurunca da belirlenememiş olması nedeniyle tebliğ işleminin gerçekleştirilememesi durumunda, anılan Kanun'un 35. maddesine göre tebliğe çıkartılması gerektiği gözetilmeksizin doğrudan 35. maddeye göre tebliğ edilmesi usulsüz olduğundan; sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır. Sanıklar..., ... ve...’ın adli sicil kayıtlarında tekerrüre esas ilamları bulunduğu halde sanıklar hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların, eleştiri ve aşağıda belirtilenler ve eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;