3. Hukuk Dairesi 2016/14276 E. , 2016/15175 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki Kayıp-Kaçak, Perakende Satış Hizmet Bedeli, Sayaç Okuma Bedeli Bedeli, İletim Ve Dağıtım Bedelinin İadesi Davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G …
**3. Hukuk Dairesi 2016/14276 E. , 2016/15175 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki Kayıp-Kaçak, Perakende Satış Hizmet Bedeli, Sayaç Okuma Bedeli Bedeli, İletim Ve Dağıtım Bedelinin İadesi Davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; davalı ... şirketinin, düzenlediği faturalar ile kendisinden hukuka aykırı olarak kayıp-kaçak , perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli, iletim ve dağıtım bedeli adı altında fazladan ücret tahsil ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, şimdilik 50 TL bedelin işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; ıslah dilekçesi ile de talebini 15.732,16 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin ikametgahının ... olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dava yetkisiz mahkemede açıldığı için yetki itirazında bulunduklarını, davaya konu kayıp kaçak bedellerinin kurul kararlarına istinaden alındığını, bir kamu kuruluşu olan EPDK'nın aldığı düzenleyici bir işlem olan ve ülke genelinde uygulanan kayıp kaçak bedeline ilişkin davalarda görevli mahkemenin ilk derece mahkemesi olarak Danıştay olduğunu, davacının her şeyden önce düzenlemenin iptali için Danıştay'da dava açması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde talep kısmının açık olmadığını, bu noktada davacıya kesin süre verilmesi gerektiğini, Danıştay 13. Dairesi'nin 2011/689 esas, 2015/1260 karar sayılı ve 31/03/2015 tarihli kararıyla yeni bir hukuki durum tespiti yapıldığını, davaya dayanak yapılan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararından sonra verilen bu kararla kayıp kaçak ya da başka isimler altında alınan bedellerin mevzuattan alınan yetkiye dayandığının ve hukuka uygun olduğunun sabit olduğunu, dava konusu ödeme kalemlerinin EPDK tarifeleriyle düzenlendiğini, idari düzenleme niteliğindeki EPDK tarifelerinin iptal edilmedikleri sürece herkes için bağlayıcı olduğunu, lisans sahibi şirketlerin tarifeyi değiştiremeyecekleri gibi tarifede yer almayan bir bedeli tahsil etme veya düzenlenen tarifeler kapsamında tahakkuk ettirilmesi gereken bir bedeli de tahsil etmeme gibi bir davranışta bulunamayacaklarını, kayıp kaçağın bir maliyet unsuru olduğunu, bu unsurun tüketim fiyatları içine yayılmadan şeffaf bir şekilde gösterilmesinin onun maliyet kalemi olması özelliğini değiştirmediğini, beyanla davanın reddini talep etmiştir.