1. Hukuk Dairesi 2009/8169 E. , 2009/11839 K. "" MAHKEMESİ : BÜYÜKÇEKMECE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/05/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalılar adına kayıtlı olan 320 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ve üzerinde davalılara ait mesken bulunduğunu ileri sürüp; tapu iptali, elatmanın önlenmesine ve yıkım istemiştir. Davalılar, davaya yanıt vermemişlerdir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair önceden verilen kar…
**1. Hukuk Dairesi 2009/8169 E. , 2009/11839 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÜYÜKÇEKMECE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/05/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalılar adına kayıtlı olan 320 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ve üzerinde davalılara ait mesken bulunduğunu ileri sürüp; tapu iptali, elatmanın önlenmesine ve yıkım istemiştir. Davalılar, davaya yanıt vermemişlerdir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair önceden verilen kararın dairece; “...mahkemece kıyı kenar çizgisinde kaldığı belirlenen yapının 12 m2 kadar bölümünün yıkılmasına karar verildiği halde, karar gerekçesinde de ifade edilen bahçe nitelikli 76.55 m2 ile ilgili bir hüküm kurulmamıştır.…” gerekçesiyle bozulması üzerine bozma ilamına uyularak “davanın kısmen kabulüyle çekişmeli taşınmazın 88.55 m2’lik kısmının tapusunun iptaline, bu kısım üzerindeki 12 m2’lik binanın yıkımına, fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiştir. Karar, davacı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamından sonra davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 320 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına kayıtlı iken, yargılama sırasında imar uygulamasına tabi tutulması sonucu 1813 ada 2 sayılı parsel olarak davalılar adına 09.07.2007 tarihinde tescilinden sonra, davalılar tarafından 13.07.2007 tarihinde dava dışı üçüncü kişi N. Y..’a satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, dava açıldıktan sonrada sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur. Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş HUMK.nun l86.maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir.Söz konusu madde hükmüne göre iki taraftan biri dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçim hakkını kullanmakta dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir. Kendiliğinden (resen) gözetilmesi zorunlu bulunan bu usul kuralına göre, mahkemece diğer yana seçimlik hakkı hatırlatılarak davaya hangi kişi hakkında devam edeceği sorulmalı, sonucuna göre işlem yapılmalıdır.