14. Hukuk Dairesi 2007/9734 E., 2007/10978 K. 14. Hukuk Dairesi 2007/9734 E., 2007/10978 K. - BORÇLUNUN İFLASI - GAYRİMENKUL SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİ- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 236 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 22 ] - 2644 S. TAPU KANUNU [ Madde 26 ] "İçtihat Metni" Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.10.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06.02.2007 günlü hükmün Yargıta
14. Hukuk Dairesi 2007/9734 E., 2007/10978 K. **14. Hukuk Dairesi 2007/9734 E., 2007/10978 K.** **- BORÇLUNUN İFLASI - GAYRİMENKUL SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİ**- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 236 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 22 ] - 2644 S. TAPU KANUNU [ Madde 26 ] **"İçtihat Metni"** Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.10.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06.02.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: Dava, biçimine uygun düzenlenen 08.11.1994 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dava kabul edilmiş, hükmü A... Ş... İflas İdaresi temyiz etmiş, karar Dairemizin 15.02.2006 tarih 2005/11510-2006/1414 sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma kararına uyan mahkemece dava reddedilmiş, karar bu kez davacı tarafından temyiz edilmiştir. Kural olarak belirtmek gerekir ki, iflastan önce müflisin taraf olduğu sözleşmeler geçerlidir. Ancak, yine kural olarak belirtilmelidir ki, müflisle her yapılan sözleşmenin yasalardan kaynaklanan bazı nedenlerle ifa olanağı bulunmayabilir. Dosyada yer alan bilgilerden davacının dayandığı sözleşmenin vaat borçlusu olan Ahmet'in 08.11.1994 olan sözleşme tarihinden çok sonra ve ancak davanın açıldığı tarihten önce 13.12.2000 tarihinde iflasına karar verildiği, iflas tasfiye işlemlerine de devam edildiği görülmektedir. Kaynağını Borçlar Kanunu'nun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi bir satış akdi değil, ileride satım akdinin yapılacağına dair bir ön akittir. Bu haliyle ilgilisine şahsi hak sağlayan satış vaadi sözleşmesi, satış vaadi borçlusunun iflasından evvel 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26. maddesinden yararlanılarak tapuya şerh verilip üçüncü kişilere ve bu arada müflisin masasına da ileri sürülebilir hale getirilmediğinden, ayni hak gücü taşıdığı kabul edilemez ve davacı alacaklı masada taşınmazı ayın olarak isteyemez. Bu gibi durumlarda satış vaadi alacaklısı masadan ancak taşınmazın iflas anında saptanacak değerini para alacağı olarak talep edebilir. O halde mahkemece, İcra İflas Kanunu'nun 236. maddesi hükmü dikkate alınarak çoğun içinde az da bulunur kuralından hareketle davacının isteminin içinde para alacağının tahsili talebi de bulunduğu gözetilmek suretiyle dava konusu taşınmazın iflas tarihindeki değeri keşfen belirlenmeli, belirlenecek bu değerin para alacağı olarak iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmelidir. Bu yönler bir yana bırakılarak, orta yerde re'sen gözetilmesi gereken hak düşürücü süre yokken ve gerçekleşmiş zamanaşımı bulunmadığı halde bir hakkın geç ileri sürülmesinin davanın reddi nedeni yapılması suretiyle istemin yazılı olduğu şekilde hükme bağlanması doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 28.09.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.