8. Hukuk Dairesi 2022/2512 E. , 2024/6544 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/9 E., 2020/22 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar ve
**8. Hukuk Dairesi 2022/2512 E. , 2024/6544 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/9 E., 2020/22 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Yönetimi, 15.09.2008 tarihli dilekçesinde; 5304 Sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (5304 Sayılı Kanun) ile Değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, Duraklı köyünde 101 ada 1 sayılı parselin orman niteliği ile sınırlandırılıp, kısmi ilana çıkartıldığını, bu orman parseline bitişik olan taşınmazlar, orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek, bu alanın orman sınırları içine alınarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Davaya konu olan yerler hakkında 107 ada 1, 2, 3 ve 4 parsel numaraları ile düzenlenen kadastro tesbit tutanakları, Kadastro Mahkemesinde orman kadastrosuna itiraz davasına konu olmaları gerekçesi ile malik haneleri boş bırakılmak suretiyle Kadastro Mahkemesine gönderilmiş, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; sübut bulmayan davanın reddine, dava konusu Mardin ili Mazıdağı ilçesi Bahçecik köyü 107 ada 1, 2, 3 ve 4 sayılı parsellerin tespit gibi davalılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.02.2017 tarihli ve 2015/12379 Esas, 2017/1636 Karar sayılı kararıyla; "Mahkemece yapılan keşifte dinlenen bilirkişi, memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden oldukları belirlenmiştir. Bu nedenle taşınmazların orman sayılan yerlerden olduklarına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir, ne varki dava, Orman Yönetimince yörede yapılan 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun kapsamında yapılan kadastronun kısmi ilanında açılmış bulunmasına ve çekişmeli taşınmazın malik hanesi ve cinsi boş bırakılarak düzenlendiğine ve somut olayda 3402 sayılı Kanun'un 30/2 maddesi koşulları bulunduğuna göre, kadastro hakiminin bu tür davalarda gerçek hak sahibini resen araştırıp bulması ve doğru sicil oluşturma görevi bulunduğu halde çekişmeli taşınmazlar 107 ada 1, 2, 3 ve 4 sayılı parsellerin malik haneleri boş bulunduğu dikkate alınmadan davalılar adına tespit gibi tesciline şeklinde infazda tereddüt uyandıracak şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Bu nedenle taşınmazların cinslerinin belirlenip hüküm altına alınması ve hangi parselin hangi davalı adına tespit ve tesciline karar verildiğinin açık şekilde gösterilmesi zorunludur." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; "dosya arasında mevcut 15.12.2019 tarihli Bilirkişi Kurulunun krokili raporuna göre dava konusu taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin en eski tarihli hava fotoğrafları, bu fotoğraflardan üretilen memleket haritaları ve amenajman planında nitelendiriliş biçimi, 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumları, zilyetlikle ormandan toprak kazanılamayacağına dair Anayasa Mahkemesi kararı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş dahi olsa salt orman toprağının orman sayılan yerlerden olduğu düşünülerek, taşınmazların toprak yapıları, bitki örtüsü ve çevreleri incelenmiş, kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından celp edilen belgeler yerine uygulanmış, orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritası ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterilmiş ve düzenlenen rapora göre dava konusu taşınmazların 1962 tarihli Diyarbakır-M44-C3 memleket haritasında ve 1958 tarihli hava fotoğrafında orman bitki örtüsü taşıyan alanda belirlendiği, taşınmazların eski tarihli memleket haritasında ve hava fotoğrafında orman bitki örtüsü ile kaplı yeşil alanda tespit edilmiş olmaları karşısında taşınmazların orman bitki örtüsü taşıdığı ve 3116 sayılı Kanuna göre orman sayılan yerlerden oldukları, eski tarihli memleket haritasında orman bitki örtüsü taşıyan alanda tespit edilen taşınmaz alanların eylemli hali itibariyle kapalılık arz eden orman bitki örtüsü taşımayan alanda yer aldıkları, bu durumda taşınmazlar üzerinde var olan orman bitki örtüsünün zaman içerisinde sahadan kaldırıldığı ve taşınmazların tarım veya hali arazi alanına dönüştürüldüğü anlaşıldığından, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsünün kaldırılmış olması toprağın orman olan niteliğini değiştiremeyeceğinden ve Mazıdağı Orman İşletme Şefliğinin 2015-2034 uygulama yıllarını havi Orman Amenajman Planı Meşçere Haritasında söz konusu taşınmazların OT rumuzu ile gösterilen Ağaçsız Orman Toprağı alanında gösterildikleri de gözetildiğinde; dava konusu Mardin ili Mazıdağı ilçesi Bahçecik Mahallesi Şevla Cade mevkiinde kain 107 Ada 1-2-3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların 6831 sayılı Kanuna göre orman sayılan yerlerden oldukları anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm, asli müdahiller tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, her ne kadar önceki bozma ilamında İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifte dinlenen bilirkişi, memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden oldukları belirtilmiş ise de bu hususun maddi hatadan kaynaklandığı ve 15.12.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılmasına göre, asli müdahillerin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden asli müdahil ...'ten alınmasına, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davalı ...'ten alınmasına, 427,60 TL onama harcının temyiz eden asli müdahil ...'ten alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.