11. Ceza Dairesi 2012/9783 E. , 2012/19848 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Dolandrırıcılık suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması, Sanığın unsurları oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan beraati. 1. Sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın yokluğunda verilen ve sanık müdafii olarak kabul edilen Av. ...'ya 23.02.2010 ta
**11. Ceza Dairesi 2012/9783 E. , 2012/19848 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Dolandrırıcılık suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması, Sanığın unsurları oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan beraati. 1. Sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın yokluğunda verilen ve sanık müdafii olarak kabul edilen Av. ...'ya 23.02.2010 tarihinde usulüne uygun tefhim olunan hükmün bu müdafii tarafından temyiz edilmemesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 gün ve 7/56 sayılı kararında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olmayan ve atanan müdafii ile hiç yüz yüze gelmeyen sanığa yokluğunda verilen mahkumiyet hükmü tebliğ edilmediğinden sanık yönünden kesinleşmeyeceği, sanığın atandığından haberdar olmadığı müdafiinin hükmü temyiz etmemesi işleminden sorumlu tutulamayacağı cihetle, sanığın öğrenme üzerine verdiği 03.03.2010 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede gereği görüşüldü: Zamanaşımı nedeniyle verilen düşme ve kasıt yokluğundan verilen beraat kararlarına karşı sanığın temyizde hukuki yararı olmadığından, sanığın vaki temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2. Dolandırıcılık suçu yönünden kurulan hükmün incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 3. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan hükmün incelenmesinde; Hesap sahibi adına onun izni ile bir başkası tarafından çek keşide edildiğinde, rızanın, çeki imzalayan yönünden sonuç doğurucu nitelikte bulunduğu, hesap sahibi ile birlikte anlaşarak hesap sahibinin imzası atılmak suretiyle gerçekleştirilen fiilde, failler arasındaki rızanın bu durumu bilmeyen 3. kişileri bağlamayacağı ve ona karşı işlenen sahtecilik suçunu ortadan kaldırmayacağı gözetilerek, icra takibine geçildiğinde imzaya itiraz edilmesi, sanığın kardeşi ve çek keşide etmeye yetkili olan ...'nun çekin kendi rızası dışında keşide edildiğini, şikayetçinin ise çek verildiği sırada tanık Cengiz Gençalioğlununda sanığın yanında olduğunun bildirmesi, dosya kapsamından da şikayetçinin sanığın çek keşide etme yetkisi olmadığını bilmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın mahkumiyeti yerine tanık ...’nun çek doldurması hususunda diğer sanığa izin verdiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.