Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/3045 E. , 2024/7071 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3045 Karar No : 2024/7071 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Pazarlama ve Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:...,…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/3045 E. , 2024/7071 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3045 Karar No : 2024/7071 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Pazarlama ve Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, kısmen komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği ve bir kısım alışlarını sahte faturalarla belgelendirdiği yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak önceki yıldan devreden indirilebilecek katma değer vergisinin azaltıldığı da gözetilmek suretiyle 2017 yılının Kasım dönemi için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının fatura düzenlediği ..., ..., ..., ... Ticaret Sağlık Turizm Anonim Şirketi, ... Elektronik Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ... Gıda Maddeleri İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi ile ... hakkındaki vergi tekniği raporlarında yer alan saptamaların sözü edilen mükellefler adına tanzim ettiği faturaların gerçeği yansıtmadığını gösterdiği, ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkındaki vergi tekniği raporu, 2015 yılına ait olduğundan uyuşmazlık yılında bu firmaya düzenlediği faturaların gerçek bir emtia teslimine dayanmadığından söz edilemeyeceği, 2017 yılında faturalarını kayıtlarına aldığı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkındaki vergi tekniği raporundaki tespitlerin düzenlediği faturaların sahte olduğunu ortaya koyacak mahiyette olmadığı, 2016 yılında fatura düzenlediği ... hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporundaki saptamaların ise sözü edilen faturaların sahte olduğunu gösterdiği gerekçesiyle dava konusu tarhiyat azaltılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu tarhiyatın, ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne düzenlenen ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınan faturalardan kaynaklanan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusu, değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporlarının incelenmesinden, bir kısım ticaretinin gerçek olduğu, sadece hakkında vergi tekniği raporu bulunan bir kısım mükellefe düzenlenen faturaların komisyon geliri elde etmek amacıyla tanzim edildiğinin belirtildiği, söz konusu firmalar hakkında sahte belge düzenlemekten dolayı vergi tekniği tekniği raporu bulunduğundan bahisle düzenlenen faturaların gerçeği yansıtmadığı sonucuna varılmış ise de anılan firmalar hakkındaki olumsuz tespitler davacı tarafından adı geçen firmalara düzenlenen faturaların da tek başına sahte olarak kabulüne yeterli olmadığı gibi davacı hakkındaki saptamaların da komisyon karşılığı fatura tanzim edildiğini ortaya koyacak mahiyette olmadığı, öte yandan, davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporunda, önceki yıldan devreden indirilebilecek katma değer vergisinin başka bir inceleme raporu ile düzeltildiğinden bahsedilmesi nedeniyle Vergi Mahkemesince önceki yıla ilişkin rapordaki tarh nedenlerine göre inceleme ve değerlendirme yapılarak 2016 yılında ...'ten alınan faturalar nedeniyle 2017 yılı için salınan vergi ve kesilen vergi ziyaı cezası mevcutmuş gibi karar verilmiş ise de 2016 yılına ait raporda yöneltilen eleştiriler ve bu eleştirilere göre dönem beyanlarının düzeltilmesine dair hususların davanın konusuna girmediği, her ne kadar dönem beyanlarının alıntılandığı bölümde düzeltilme yapıldığının belirtilmesinden dolayı uyuşmazlıkla ilişkisi olduğu düşünülebilirse de dayanak raporda re'sen tarh nedenleri arasında yer verilmeyen bu hususun görülmekte olan davada incelenmesine gerek olmadığı, esasında dava konusu tarhiyatın dayanağı olan 2017 yılına ilişkin vergi inceleme raporunda re'sen tarh nedeni olarak gösterilen hususların incelenmesi ve değerlendirmesinin yeterli olduğu sonucuna varıldığından, davanın konusuna girmeyen bu kısma ilişkin hüküm fıkrasının da kaldırılması gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davalı idare istinaf başvurusu reddedilmiş, Vergi Mahkemesi kararının, tarhiyatın, sahte fatura düzenlenmesinden kaynaklanan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava konusu tarhiyatın bu kısmı da kaldırılmıştır. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu tarhiyatın bir yönü Aralık 2016 döneminden devreden katma değer vergisinin azaltılmasından kaynaklanmış olup bu durumun tarhiyata etkisi bakımından hüküm kurulmaması yargılama hukukuna uygun düşmediğinden vergiyi doğuran olay ve tarhiyatın tebliğ tarihi de gözetilmek suretiyle değinilen hususta hüküm kurulmak üzere Vergi Dava Dairesi kararının bozulması, diğer hüküm fıkralarına yöneltilen temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, kısmen komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği ve bir kısım alışlarını sahte faturalarla belgelendirdiği yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak önceki yıldan devreden indirebilecek katma değer vergisinin azaltıldığı da gözetilmek suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca adına dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu tarhiyatın dayanağını oluşturan ve sahte belge düzenleme ve kullanma fiilleri nedeniyle tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporunda, 2016 yılına ilişkin tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporuna atıfta bulunulmak suretiyle Aralık 2016 döneminden devreden indirilebilecek katma değer vergisinin 372,20 TL olarak dikkate alındığı belirtilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dosyaların incelenmesi" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapacakları kurala bağlanarak, idari yargılama usulünde re'sen araştırma ilkesi benimsenmiştir. Aynı Kanun'un "Davaların karara bağlanması" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasında; konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı, "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin (b) bendinde, davacının ileri sürdüğü olaylar ve hukuki sebepler ile istem sonucunun kararda belirtileceği, (e) bendinde, kararın dayandığı hukuki sebeplerin, gerekçe ve hükmün kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu kurala bağlanmış, 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde ise usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması bozma sebebi olarak sayılmıştır. 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 23. maddesinin (a) bendine 01/07/2016 tarih ve 6723 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle "Danıştay'ın temyiz mercii olarak görevi, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlıdır." hükmü eklenmiş olup yapılan bu düzenleme ile Danıştay'ın temyiz mercii olarak görevi hukuka uygunluk denetimi ile sınırlandırılarak yeniden vaka incelemesi yapamayacağı kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkün olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri yukarıda sözü edilen yasal düzenleme uyarınca hukuki denetimle sınırlı olarak incelenen kararın; tarhiyatın, kısmen sahte fatura düzenlenmesinden kaynaklanan kısmına yönelik hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davacının faturalarını kayıtlarına aldığı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinden bahisle 2017 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisini kaldıran ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine yönelik ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Üçüncü Dairesinin 09/05/2024 tarih ve E:2024/1791, K:2024/2799 sayılı kararıyla onandığı anlaşıldığından, Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle tarhiyatın, sözü edilen şirketten alınan faturalardan kaynaklanan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamıştır. Dava konusu cezalı verginin, Aralık 2016 döneminden uyuşmazlık yılına devreden indirilebilecek katma değer vergisinin azaltıldığı da dikkate alınmak suretiyle salındığı anlaşılmasına karşın Vergi Dava Dairesince sözü edilen durumun re'sen tarh nedenleri arasında sayılmadığı yargısıyla yazılı gerekçeyle istinaf başvurusunun çözüme kavuşturulması yargılama usulüne uygun düşmediğinden değinilen hususta yapılacak inceleme sonucuna göre yeniden karar verilmek Vergi Dava Dairesinin sözü edilen hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; tarhiyatın; sahte fatura düzenlenmesinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Kararın; tarhiyatın, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınan faturalardan kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 4. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, 5. Kararın; tarhiyatın, önceki yıldan devreden indirilebilecek katma değer vergisinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 19/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)- KARŞI OY : Bakılmakta olan dava, davacı adına kısmen komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği ve alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak ihtilaflı dönem için yapılan cezalı tarhiyata karşı açılmış; verilen karara yönelik tarafların istinaf başvurularını sonuçlandıran Vergi Dava Dairesi kararına karşı davalı idare bu kez temyiz yoluna başvurmuştur. Temyiz başvurusu, çoğunluk görüşüyle, cezalı tarhiyatın, komisyon karşılığında sahte fatura düzenlemesinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrası yönünden "hukuki denetimle sınırlı" olarak incelenmesi sonucunda bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı gerekçesiyle, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi alınan faturalardan kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrası yönünden ise bu şirket adına sahte fatura düzenlemekten dolayı yapılan cezalı tarhiyata ilişkin açılan davada verilen karara yönelik temyiz isteminin reddedildiği gerekçesiyle bu karara atıfla reddedilmiştir. Temyiz mercilerinin esas rolü; ülke genelinde, hukukun uygulanmasında içtihat birliğinin sağlanmasıdır. Bu bakımdan Danıştay’ın temyiz mercii olarak görevi, kural olarak, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlıdır. Başka bir anlatımla, temyiz denetiminde, olaya uygulanacak hukuk kuralının; doğru belirlenip belirlenmediğine, doğru yorumlanıp yorumlanmadığına ve aynı zamanda doğru olarak uygulanıp uygulanmadığına bakılır; uyuşmazlığın maddi yönüyle ilgilenilmez. 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 23. maddesinin (a) fıkrasına, 01/07/2016 tarih ve 6723 sayılı Kanunun 6. maddesiyle eklenen cümle bu durumu kurala bağlamıştır. Anayasa Mahkemesi’nin birçok kararında vurgulandığı gibi, “kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlayan” gerekçeli karar hakkı adil yargılanma hakkının unsurlarından biridir. Gerekçeli karar hakkı; sadece “tarafların muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri” için değil, aynı zamanda, “demokratik bir toplumda kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması” için de gereklidir (Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34). Kanun yolu incelemesi sonucunda verilen kararda gerekçelerinin ayrıntılı olmaması bu hakkın ihlal edildiği şeklinde yorumlanmamaktadır. Kanun yolu incelemesi yapan merciinin yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya atıfla kararına yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterlidir (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486, 01/12/2013 § 57). Ancak çoğunluk görüşünde, Danıştay Kanunu’nun 23. maddesine atıfla "hukuki denetimle sınırlı inceleme" sonucunda karar verildiği belirtilmekle yetinilmiştir. Hâlbuki, incelenen hukuki yönün açıklığa kavuşturulması, gerekçelendirilmesi gerekir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 341. maddesinde yer alan "Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder." kuralıyla vergi ziyaı tanımlanmış; ayrıca, maddede, vergi mükellef veya sorumlusunun vergi ziyaına neden olabilecek kimi yasaya aykırı halleri sayılmıştır. Kanun’un Vergi Ziyaı Cezası başlıklı 344. maddenin ikinci fıkrasında ise, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat olarak uygulanacağı kurala bağlanmıştır. 359. maddede de, defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar kaçakçılık fiillerini işlemiş olacakları belirtilmiş; ayrıca, sahte belge, “gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge”; muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge ise, “gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge” olarak tanımlanmıştır. Bu halde, 359. maddede sayılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ve kullanma eylemleri ile vergi ziyaı ortaya çıkmışsa, vergi ziyaı cezası üç kat olarak kesilecektir. Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinin 2. fıkrasının (4) numaralı bendine göre de, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkân vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması re’sen tarh sebebidir. Sözü edilen kurallara göre, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlemesi veya kullanılması re’sen takdiri gerektiren sebep olup bu hallerin varlığında, re’sen verginin tarh edileceği ve tarh edilen bu vergiye bağlı olarak da vergi ziyaı cezası kesileceği hususu belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir niteliktedir. Sahte belgenin ne olduğunu (olayda sahte fatura) tanımlayan 359. madde, bakılmakta olan davada uygulanacak yasa kuralıdır. Diğer deyişle olayda, 359’uncu maddenin yorumu ve maddi olaya uygulanması söz konusudur. Vergi usuldeki sahte fatura, gerçekte şeklen mevzuatın öngördüğüne uygundur. Ancak, bu tür fatura ile yapılan işlem, hukuk normunda nitelenen sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcıdır. Normun nitelemesi ise hukukidir. Tıpkı, ceza hukukunda gerçekleşen maddi bir olayın suç olarak nitelendirilmesi gibi. Sahte fatura olayında da, mahkemelerin yaptıkları saptamaya göre gerçek olan işlemlerin suç, yani sahte fatura düzenleme ve/veya kullanma eylemleri oluşturup oluşturmadığının nitelendirilmesi söz konusudur. Bu ise, hukuki bir nitelemedir. Esasen, hukuk kuralı (norm) ölçü alınarak yapılacak her türlü niteleme, hukukidir. Temyiz mercii, 359. maddenin içeriğine göre, idareyi belgenin sahte olduğu sonucuna ulaştıran tespitlerin mahkeme hükmündeki hukuki nitelendirilmesinin denetimini yapar. Nitekim Danıştay’ın diğer vergi daireleri ve Vergi Dava Daireleri Kurulu, sahte fatura veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı faturalardan kaynaklanan tüm uyuşmazlık türlerinde verilen kararların temyiz incelemesini, uyuşmazlığın maddi/hukuki yönü gibi bir ayrıma girmeksizin yapmaktadır. Temyizde, mahkemece, bu tür belge düzenleme ve kullanma fiillerinin işlendiğine dair vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen raporda yer alan tespitlerin incelenip değerlendirilerek, davada uygulanacak hukuk kuralına göre, yaptığı hukuki nitelendirmenin hukuka uygun olup olmadığı incelemesi yapılarak sonuca varılmaktadır. Danıştay Kanunu’nun 23. maddesine 6723 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 23/07/2016 tarihinden sonra da temyiz denetimini bu usulle sürdürmektedir. Bu bağlamda, Daire tarafından, sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı fatura düzenlemek suretiyle elde edilen komisyon gelirinin kayıt ve beyan dışı bırakılması ve bu tür faturaların katma değer vergisi uygulamasında indirime konu edilmesi ile yine bu nitelikteki faturaların maliyet unsuru olarak kayıtlara yansıtılmasından kaynaklanan cezalı tarhiyata yönelik uyuşmazlıklarda verilen kararların temyiz incelemesinin; hem kendi içinde sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge ile bağlantılı diğer tüm uyuşmazlıklarda verilen kararların temyiz inceleme yönteminden hem de Danıştay'ın diğer vergi daireleri ve Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun bu alandaki temyiz inceleme yönteminden farklılaştırılarak sonuçlandırılması usulüne katılınmamaktadır. Davacının faturalarını kayıtlarına aldığı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinden bahisle 2017 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisini kaldıran ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine yönelik ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı, Danıştay Üçüncü Dairesinin 09/05/2024 tarih ve E:2024/1791, K:2024/2799 sayılı kararıyla onanmıştır. Ancak, sahte belge ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ve kullanma nedenine dayalı olarak yapılan cezalı tarhiyata yönelik uyuşmazlıklarda verilen kararların temyiz incelemesinin; sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge ile bağlantılı diğer tüm uyuşmazlıklarda verilen kararların temyiz inceleme yönteminden ve ayrıca Danıştay'ın diğer Vergi Daireleri ve Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun bu alandaki temyiz inceleme yönteminden farklılaştırılarak, temyizde maddi vakıa denetimi yapılamayacağı belirtilerek hukuki denetimle sınırlı inceleme gerekçesine dayanılarak sonuçlandırılması yöntemine, yukarıda belirtildiği gibi, katılınmamaktadır. Açıklanan nedenle, temyize konu kararın kısmen sahte belge düzenleme fiiline dayanak alınan davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitler ile uyuşmazlık konusu dönemde davacıya fatura düzenleyen mükellef hakkındaki vergi tekniği raporundaki saptamaların uygulanacak kural kapsamında hukuki nitelendirmesinin hukuka uygun olup olmadığının denetiminde, söz konusu bu tespitler ve temyizde ileri sürülen iddialar incelenerek karar verilmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.