12. Ceza Dairesi 2023/2805 E. , 2023/4089 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/101 E., 2022/369 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz
**12. Ceza Dairesi 2023/2805 E. , 2023/4089 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/101 E., 2022/369 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sarıkaya Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2015/230 Esas, 2016/185 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 nci maddesi ve 51 nci maddesinin altıncı fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin geçici olarak 10 ay süreyle geri alınmasına karar verilmiştir. 2.Sarıkaya Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2015/230 Esas, 2016/185 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 23.12.2021 tarihli ve 2021/3690 Esas, 2021/9185 Karar sayılı kararı ile bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmamasının, 5237 sayılı Kanun'un 51 nci maddesinin yedinci, sekizinci fıkralarının ihtaratına yer verilmemesinin, uygulanan maddelerin gösterilmemesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Sarıkaya Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2022/101 Esas, 2022/369 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı, yedinci, sekizinci fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin sonuncu fıkrası gereğince neticeten hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 1 yıl 1 ay 10 gün süreyle denetime tabi tutularak ertelenmesine karar verilmiştir. 4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.03.2023 tarihli ve 2023/3947 sayılı temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik inceleme sonucu hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Yerel Mahkemenin Kabulü; 1.Mahkemece ''Sarıkaya C.Başsavcılığının 16/09/2015 tarih ve 2015/176 esas sayılı iddianamesiyle;05/08/2015 tarihinde meydana gelen çift taraflı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde Cumhuriyet Başsavcılığımıza soruşturmaya başlanıldığı, her iki ... sürücüsünün müşteki sanık sıfatıyla ifadelerinin alındığı, ... içerisinde bulunan mağdurlardan ...'ın mağdur sıfatıyla ifadesine başvurulduğu, müşteki sanıkların ve mağdur ...'ın olaya ilişkin şikayetçi oldukları, trafik kazası tespit tutanağında; "...bu kazanın oluşumunda sürücü ... 2918 Sayılı KTK'nın sürücülere ait kusurlarından olan 47-1/c (ters yönde ilerlemek) ve 52/1-b (araçların hızlarını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol hava ve trafik durumun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kusurlarını işlediği, sürücü ...'iın ise yine aynı kanunun sürücülere ait kısımlarından olan 56/1-a (şerit değiştirme kurallarına uymamak) kusurunu işlediği, sürücü beyanı ve olay yeri incelemeleri dikkate alınarak görüş ve kanaatine varılmıştır" denildiği, aldırılan doktor raporlarında müşteki sanık ...'un yapılan muayenesinde herhangi bir darp cebir izine rastlanmadığının belirtildiği, mağdur ...'ın adli raporunda basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığının belirtildiği, diğer müşteki sanık ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığının belirtildiği gerekçeleriyle sanıklar ... ve ...'ın mahkememizce yargılamasının yapılarak eylemine uyan TCK'nun 89/4, 53, CMK'nun 325/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılması üzerine yargılama yapılıp bitirildiği, Mahkememizce verilen 04/05/2016 tarih ve 2015/230 Esas 2016/185 Karar sayılı dosyada katılan sanıklar hakkında verilen karara yapılan temyiz istemi üzerine dosyanın Yargıtay'a gönderildiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nce yapılan değerlendirme neticesinde 23/12/2021 tarih ve 2021/3690Esas, 2021/9185 Karar sayılı ilam ile Mahkememiz hükmünün bozulduğu anlaşılmakla, dosya yeni esasla yeniden kaydedilerek ele alındı. Yargılaması yapılıp bitirildi. Taksirle yaralama suçunda korunan hukuki yarar mağdurun vücut dokunulmazlığı ve beden bütünlüğüdür. Taksir kavramı 5237 sayılı TCK'nun 22 maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre taksirin varlığından bahsedilmek için fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması, hareketin iradi olması, özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, sonucun öngörülmesi, sonucun istenmemesi, eylemle sonuç arasında uygun nedensellik bağının olması gerekmektedir. Failde bulunması gereken özen yükümlülüğünün objektif kriterlere bakarak değerlendirilmelidir. Failin ortaya çıkan sonucu bilgi, tecrübe, yaş, mesleği, sosyal ve ekonomik durumu ve kültür düzeyine göre öngördüğü ancak eylemine devam ettiği hallerde taksirli davrandığı kabul edilmelidir. Failin eylemi ile ortaya çıkan sonuç arasında illiyet bağının olmalıdır. Somut olayda sanık ...'un göstermesi gereken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak şerit ihlali yaparak kazanın oluşumuna sebebiyet vermiştir. Sanığın savunmasında yolun kenarında tır olması sebebiyle kazanın olduğunu ifade etmiş ise de sanığın bahsettiği tıra ilişkin herhangi bir kayıt tutulmadığı, somut olarak delillendirilmediği, kaldı ki sanığın kaza sonrası durmayarak olay yerinden ayrıldığı bu durumunda ayrıcı şüpheli olduğu anlaşılmıştır. Sanığın yapılan muayenesinde kaza sonrası herhangi bir patolojik bulguya rastlanılmamıştır. Tüm dosya kapsamında yapılan yargılama sonucunda katılan sanık savunmaları ve beyanları, katılan beyanları, adli raporlar, keşif tutanağı, trafik bilirkişisi raporu, Ankara Adli Tıp kurumu raporu, tutanaklar, sanıklara ait adli sicil ve nüfus kayıtları birlikte incelendiğinde sanık ...'in üzerine atılı suçun yapılan değerlendirmede taksirle bir kişinin yaralanmasına sebep olma suçundan, sanık ...'a karşı taksirle yaralama suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açılmış ise de; sanık ...'ın 09/11/2019 tarihinde ölmüş olması nedeni ile hakkındaki davanın TCK'nun 64/1 maddesi uyarınca sanığın ölümü nedeniyle düşürülmesine, Sanık ...'un idaresindeki kamyonetle, meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu, yol üzerinde düz ve devamlı çizgi bulunan, iki yönlü asfalt kaplama caddede trafik akışına ters şekilde seyrederken, karşıdan gelen otomobili gördüğü ve gidiş yönüne göre sağa doğru yöneldiği esnada, aracının sağ ön köşe kısmıyla, karşıdan kendi şeridinde seyreden ve kazayı önlemek için kendi istikametine göre sola manevra yapan katılan sanık ...'ın aracının sağ yan kısmına çarptığı, katılan sanık ...'nın şerit izleme kurallarını ihlal ederek asli kusuruyla üç kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı olayda; Katılan sanık ...'nıh idaresindeki kamyonetle, trafik akışına ters şekilde seyrederek, karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride girmesi sebebiyle eylemini bilinçli taksir ile gerçekleştirdiği, alınan tüm raporlarda asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, trafik kurallarına uymayarak katılanların yaralanmasına sebep olduğunun sabit olduğu sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek üzerine atılı suçtan 5237 sayılı TCK'nun 89/4 maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, suç sebepleri sanığın asli kusurlu, dikkate alınarak cezanın alt sınırdan ayrılarak cezalandırılmasına, sanığın eylemini bilinçli taksir ile gerçekleştirdiğinden cezasında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca artırım yapılmasına, sanığa verilen cezadan, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak TCK‘nun 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığa verilen cezanın sanığın katılanların zararını gidermediğinden hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, sanığın geçmişteki haline, sabıkasız oluşuna, suç işleme hususundaki eğilimine ve yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığa göre, hakkında tayin edilen hürriyet bağlayıcı cezanın ertelenmesi halinde tekrar suç işlemekten çekineceğine dair mahkememizde kanaat oluştuğundan, sanığa verilen hapis cezasının TCK'nun 51 maddesi uyarınca ertelenmesine, sanığın trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları sebebiyle hakkında taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararı verildiğinden sanığın sahibi bulunduğu adına kayıtlı sürücü belgesinin TCK’ nun 53/6 maddesi gereğince cezanın sanık üzerindeki etkisi ve sonuçları göz önünde bulundurularak taktiren 10 ay süreyle geri alınmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. 2.Katılanların kesin adli muayene raporu dosyada mevcuttur. 3.Taraflar arasında uzlaşma sağlanamamış, zarar giderimi gerçekleştirilmemiştir. 4.Sanık aşamalarda, cezaevinden Sarıkaya istikametine doğru ilerlerken bir aracın şeridinden kendine doğru geldiğini gördüğünü, yavaşlayarak devam ettiğini, hızının yaklaşık 50-60 km olduğunu, ... şerit değiştirmeyince aracını sol tarafa çevirdiğini, yakın mesafe olduğundan araca sağ taraftan çarptığını, olay sebebi ile kusurunun bulunmadığını ileri sürmüştür. 5.Kolluk güçlerince tanzim olunan 05.08.2015 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 52 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ''... b)Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, ...'' Kuralına uymadığından ve 2918 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde bulunan; ''... c)Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara ... Uymak zorundadırlar'' kuralına uymadığından bahisle kusurlu olduğu bildirilmiştir. 6.Keşif üzerine mahkemece aldırılan, trafik bilirkişisi tarafından tanzim edilen 28.12.2015 tarihli raporda, fren izi gözetildiğinde, sanığın, 2918 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine göre; ''a) Araçlarını, gidiş yönüne göre yolun sağından, çok şeritli yollarda ise yol ve trafik durumuna göre hızının gerektirdiği şeritten sürmek, ...'' kuralına uymadığından ve aynı Kanun'un 52 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ''... b)Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, ...'' Kuralına uymadığından bahisle asli kusurlu olduğuna değinilmiştir. 7.Yargılama aşamasında mahkemece dosya arasına alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi 01.04.2016 tarihli raporunda, Sürücü ..., yönetimindeki ... plakalı aracın sağ ön köşe kısmında, ... plakalı aracın sağ yan kısmında hasar bulunması ile aracına ait sol şeritten başlayıp kendi şeridine yönelmiş halde fren izi tespiti dikkate alındığında yönetimindeki kamyonet ile seyri sırasında yola gereken dikkatini göstermemiş, dikkatsiz ve tedbirsiz seyri nedeniyle yol üzerindeki yatay işaretlemeyi fark etmeyip, şerit izleme kurallarına riayet etmeden sol şeridi ihlal eder halde seyretmekle, karşıdan gelen sürücü Haşim'in seyir durumunu bozup sola manevra yaparak sol şeride girmesine sebebiyet verip, kendisi de aynı yöne kendi seyir şeridine yöneldiğinde, sola manevra yapmak zorunda kalan aracın sağ yan kısmına çarpması sonucu meydana gelen olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurludur. Sürücü ..., yönetimindeki otomobil ile seyri sırasında, karşı yönden seyir şeridini ihlal eder halde gelmekte olan sürücü Hamza yönetimindeki aracı gördüğünde, aracını kendi şeridinde tutarak önlem alma yoluna gitmeyip, çarpışmamak için sola manevra yapıp karşı şeride girdiği sırada, diğer aracın da kendi şeridine dönmesi ile bu aracın şeridinde çarpıştığı olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları nedeniyle tali kusurludur. Biçiminde kusur dağılımı yapılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Sanık ... Gülsoy'un idaresindeki kamyonetle, meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu, yol üzerinde düz ve devamlı çizgi bulunan, iki yönlü asfalt kaplama caddede trafik akışına ters şekilde seyrederken, karşıdan gelen otomobili gördüğü ve gidiş yönüne göre sağa doğru yöneldiği esnada, aracının sağ ön köşe kısmıyla, karşıdan kendi şeridinde seyreden ve kazayı önlemek için kendi istikametine göre sola manevra yaparak, aracının sağ yan kısmına çarptığı, sanığın şerit izleme kurallarını ihlal ederek asli kusuruyla üç kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olaya ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2022/101 Esas, 2022/369 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.