Başvuru, ceza infaz kurumunda meydana gelen intihar vakasında gerekli koruma önlemlerinin alınmaması ve ölümü takiben etkili soruşturma yapılmaması nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda meydana gelen intihar vakasında gerekli koruma önlemlerinin alınmaması ve ölümü takiben etkili soruşturma yapılmaması nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 27/6/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:A. A.B.nin İntiharına İlişkin Süreç Başvurucuların 1997 yılında dünyaya gelen müşterek çocukları A.B. işyeri dokunulmazlığını ihlal, nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal, kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık, bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından Adana Asliye Ceza Mahkemesinin 28/6/2017 tarihli kararı ile hüküm giymiştir. 13 yıl 22 ay 40 gün hapis cezası alan A.B.nin tahliye tarihi 15/12/2030 olarak hesaplanmıştır. A.B.nin cezasının infazı için bulunduğu Tarsus 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Kurum) temizlik işlerinde çalıştırılması Kurum Müdürlüğünün 24/8/2017 tarihli kararıyla uygun bulunmuştur. A.B. için yakınlarının Kurum dışından kitap getirdiği ve A.B.nin açık ilköğretim okulu altıncı sınıf öğrencisi olduğu anlaşılmıştır. A.B.nin bulunduğu koğuş birçok kez olmak üzere Kurum Müdürlüğü tarafından değiştirilmiştir. Söz konusu oda/koğuş yerleştirme kararlarında kriterler "çalıştırılacağı birime göre, çalışması için, hükümlülük/tutukluluk durumuna göre, suç türüne göre ve idari nedenlerle" olarak ifade edilmiştir. Son olarak yirmi dört kişinin bulunduğu A-18 koğuşunda kalan A.B. Kurum bünyesinde bulunduğu süre içinde yedi farklı koğuşta kalmıştır. Kurum tarafından düzenlenen 28/11/2017 tarihli genel risk ve ihtiyaç raporunda "A.B.nin depresyonda olduğu, intihar riskinin yüksek olduğu, psikoz ve zarar verme riski ile ruhsal travma problemi bulunduğu, açıklanamayan bedensel belirtiler yaşadığı, takıntılı davranışları olduğu, dikkat eksikliği-hiperaktivite rahatsızlığı olduğu, manik atak ve saldırganlık riski bulunduğu, bu nedenlerle yakın takip edilmesi ve acil psikiyatrik muayeneye tabi tutularak uygun müdahalelerde bulunulması gerektiği" ifade edilmiştir. A.B. muhtelif tarihlerde renal kolik (böbrek taşı kaynaklı ağrı), idrar yolu enfeksiyonu, diş çürüğü/kırığı, dental apse, akut konjonktivit (gözde iltihaplanma), eklem ağrısı, ciltte alerjik reaksiyon, bel ağrısı gibi şikâyetlerle/tanılarla Tarsus Devlet Hastanesinin Acil, Üroloji ve Cildiye Poliklinikleri ile Tarsus Ağız ve Diş Sağlığı Merkezine sevk edilmiş ve kendisi için reçeteler hazırlanmıştır. A.B. birçok kez olmak üzere hastanenin psikiyatri polikliğine de sevk edilmiştir. 26/2/2018 tarihinde koğuş içinde fazla ilaç aldığı diğer hükümlüler tarafından görevli personele bildirilen A.B. bireysel görüşmelere tabi tutulmuştur. Psikiyatri polikliniğinde görevli doktorlar tarafından A.B. için 30/3/2018 tarihinde depresyon tanısıyla reçeteler hazırlanmış ve kontrol muayenesi önerilmiştir. 30/4/2018 tarihinde kontrol muayenesine götürülen A.B.ye doktorlar anksiyete bozukluğu tanısı koymuş ve tedavisi için ilaç reçete etmiştir. A.B. uyku bozukluğu nedeniyle 9/5/2018 tarihinde yine psikiyatri polikliniğine sevk edilmiştir. A.B. için 25/5/2018 tarihinde psikiyatri polikliniği doktorları, 3/7/2018 tarihinde ise Kurum doktoru tarafından anksiyete bozukluğu tanısıyla ilaç reçete edilmiştir. A.B. 2018 yılının Nisan ve Mayıs aylarında Kurum Müdürlüğüne sunduğu dilekçelerle ilaçlarını kullanmak istemediğini beyan etmiştir. 26/2/2018 ve 5/7/2018 tarihlerinde gerçekleşen eylemleri sonucu idare tarafından alınan sağlık önlemlerine uymamak fiilinden A.B., Kurum Disiplin Kurulunca kınama cezası ile cezalandırılmıştır. A.B. ile sosyal hizmet uzmanı ve psikolog tarafından muhtelif tarihlerde Kurum bünyesinde görüşmeler yapılmıştır. A.B. sosyal hizmet uzmanı ile 3/10/2017, 4/10/2017 ve 8/6/2018 tarihlerinde görüşmüştür. Bu üç görüşmede A.B. alınan notlara göre özetle akrabasının intihar ettiğini, babasının hastanede olduğunu, durumundan haberdar olmak istediğini, ailesinin ekonomik durumunun iyi olmadığını, sosyal yardımlar için başvuru yapmak istediğini beyan etmiştir. A.B. yine Kurum bünyesinde 22/8/2017 ve 19/6/2018 tarihleri arasında psikolog ile on iki ayrı görüşme gerçekleştirmiştir. Bu görüşmelerin ilk altısında (22/8/2017-28/12/2017) A.B. yakınının intihar ettiğini, babasının hasta olduğunu ifade etmiş, ayrıca hasımlarının bulunduğunu belirterek koğuş ve kurum değişikliği talep etmiştir.8/5/2018 tarihli dokuzuncu psikolog görüşmesi notunda A.B.nin müdahale izleme raporu uyarınca yüksek risk intihar grubunda olmasından kaynaklı görüşmeye çağrıldığı, kendisine probleminin olup olmadığının sorulduğu, problemi olmadığını, sürecin kendisi için iyi gittiğini beyan ettiği, ilaç kullanımının sürdüğü, intihar olasılığının düşük olarak değerlendirildiği ifade edilmiştir. 17/5/2018 tarihli psikolog görüşme notunda ise A.B.nin kendini iyi hissetmediğini, tedaviye ihtiyaç duyduğunu beyan ettiği ve Kurum revirine yönlendirildiği belirtilmiştir. Kaydedilen 19/6/2018 tarihli son görüşmenin notunda A.B.nin kardeşinin vurulduğunu, yoğun bakıma alındığını, merak içinde olduğunu beyan ettiği ve babasının aranarak ondan bilgi alındığı ifade edilmiştir. Tarihi belli olmayan ancak 8/5/2018 tarihli görüşmeden sonra düzenlendiği anlaşılan ve üç psikoloğun imzasını taşıyan rapora göre A.B.nin kendine zarar verme ve intihar eylemine girişme ihtimali düşük olarak saptanmıştır. Kurum bünyesinde Araştırma ve Değerlendirme Formu doldurularak elde edilen sonuçlar mucibince düzenlenen 2/4/2018, 30/4/2018 ve 30/5/2018 tarihli listelerde A.B. risk durumu yüksek çıkan mahkûmlar arasında yer almıştır. Kurum Müdürlüğü, söz konusu listelerde yer alan kişiler için gereken güvenlik önlemlerinin alınmasını ve her vukuatın (intihar girişimi, kendine zarar verme gibi) bildirilmesini Kurum içi yazılarla ilgili birimlerden talep etmiştir. 5/7/2018 tarihinde Kuruma çağrılan 112 Acil Servis ekibi tarafından götürüldüğü hastanenin acil servisinde kontrol edilen A.B.nin kollarında ve göğsünde kesiler tespit edilmiş, ilk etapta reddetse de daha sonra kabul etmesi üzerine tedavisi gerçekleştirilmiş, psikiyatri polikliniğine sevki yapılmıştır. 6/7/2018 tarihli tutanağa göre Kurum psikoloğu A.B. ile psikolojik yardım amaçlı görüşme yapmak istemiş ancak A.B. bu teklifi reddetmiştir. 7/7/2018 tarihinde A.B., annesi ile saat 30 civarında telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Görüşmenin dökümünden A.B.nin annesinden ısrarla kardeşinin özel bir televizyon kanalını aramasını ve kendisine Kurum tarafından ilaçlarının verilmediğini söylemesini istediği anlaşılmıştır. 7/7/2018 tarihinde saat 45 sıralarında A.B.nin koğuşunda bulunduğu sırada tıraş bıçağı/jilet ile vücuduna kesiler attığının diğer mahkûmlar tarafından ihbar edilmesi üzerine A.B., Kurum personelince koğuş dışına alınmış ve 112 Acil Servis Kuruma çağrılmıştır. A.B. 112 Acil Servis personeli eşliğinde hastaneye götürülmüştür. 7/7/2018 tarihli tutanaklarda kesilerin intihar amaçlı yapıldığı ifade edilmiştir. Ayrıca tutanaklarda A.B.nin tedaviyi reddettiği ve bu nedenle kendisine müdahale edilemediği, tetanos aşısı yapılması gerektiği kayıt altına alınmıştır. Tedaviyi reddeden A.B. aynı gün Kuruma geri getirilmiş ve odasına yerleştirilmiştir. A.B., koğuşunda bulunan diğer mahkûmların can güvenliklerini gerekçe göstererek kendisi ile aynı koğuşta kalmak istemediklerini beyan etmeleri üzerine saat 00 civarında doku ve travma önleyici odaya (süngerli odaya) yerleştirilmiştir. Kurum kameralarının kaydettiği görüntülere ait Video Çözümleme Tutanağı'ndan Kurum başmemurunun A.B. ile süngerli odada bulunduğu sırada görüştüğü, A.B.nin sargı bandajlarını birkaç kez çıkardığı ancak Kurum personelince yeniden sargı bandajlarının takıldığı anlaşılmıştır. A.B. aynı gece (8/7/2018 tarihinde saat 40 sıralarında) süngerli odadan çıkarılarak tekli odaya yerleştirilmiştir. On iki metrekare büyüklüğünde olan tekli odada ranza, yatak, eşya dolabı, sabitlenmiş mutfak tezgâhı ve mutfak dolabı bulunmaktadır. 8/7/2018 tarihinde A.B.nin bulunduğu tekli odaya sabah kahvaltısı ve öğle yemeği servisi yapılmıştır. Akşam yemeği servisi sırasında (saat 20) görevli Kurum memuru Y.K., kapı mazgalından baktığında A.B.yi asılı vaziyette görmüş ve hemen Kurum yöneticilerine haber vermiştir. A.B. demir ranzayı dikey konuma getirmek, yastık kılıfını yırtarak ip şeklinde kullanmak suretiyle kendini boynundan asmıştır. Jandarma Olay Yeri İnceleme ekiplerinin gelmesinin ardından A.B.nin cansız bedeni odasından çıkarılmıştır. 9/7/2018 tarihinde gerçekleştirilen otopsi işlemine dair 18/10/2018 tarihli raporun sonuç kısmında "göğüs sol önde yoğun olmak üzere kollarda çok sayıda cilt altı seyirli kesik vasıflı yaraların bulunduğu ancak bu yaraların ölüme sebebiyet vermediği; ası telemi dışında başkaca travmatik lezyon bulunmadığı, kafatasında kırık, kanama, doku harabiyeti bulunmadığı, iç organlarda yaralanma tespit edilmediği bu nedenle ölümün travmatik tesirle meydana gelmediğinin anlaşıldığı, kanda uyuşturucu madde bulunmadığı ve ölümün ası sonucu meydana geldiği" ifade edilmiştir.B. Disiplin Soruşturması Süreci Olayın akabinde Kurum Müdürlüğünün 9/7/2018 tarihli emri ile infaz ve koruma memurları G., Y.K. ve A.Ö. hakkında disiplin soruşturması açılmıştır. İnfaz ve koruma memuru G. savunmasında akşam yemeği dağıtımı sırasında tekli oda nöbetçi memuru Y.K.nın koridora çıkarak "Gelin" diye bağırdığını, toplu hâlde odaya gidildiğini, A.B.nin kendisini astığının anlaşıldığını, Kurum müdürüne ve 112 Acil Servise haber verildiğini, ilgili alanın güvenliğinin sağlandığını, aynı gün olaydan önce A.B.nin nöbetçi personelden sigara istediğini ve sigara verilmesine sakınca olmadığını, görevini ifasında bir ihmalinin bulunmadığını düşündüğünü ifade etmiştir. İnfaz ve koruma memuru Y.K. savunmasında olay tarihinde A.Ö. ile birlikte intiharın gerçekleştiği kısımda görevli olduğunu, gün içinde A.B.nin kontrolünü yaptıklarını, kendilerinden sigara istediğini, Kurum amirinin bilgisi dâhilinde sigara verdiklerini, A.B.ye havalandırmaya çıkmak isteyip istemediğini sorduklarını, A.B.nin havanın sıcak olması nedeniyle havalandırmaya çıkmak istemediğini, diğer mahkûmların havalandırmaya çıktığı esnada A.B.nin kontrolünün yapıldığını ve olumsuz bir duruma rastlanmadığını, akşam yemeği servisi esnasında A.B.yi odasında asılı hâlde bulduklarını, Kurum yöneticilerine haber verdiklerini, görevini gereği gibi yerine getirdiğini düşündüğünü belirtmiştir. İnfaz ve koruma memuru A.Ö. de Y.K.nın ifadelerine koşut beyanlarda bulunmuştur. Soruşturma kapsamında bazı mahkûmların ifadelerine başvurulmuştur. Mahkûmlar, birbirleriyle örtüşen ifadelerinde özetle A.B.nin ailesi ile sıkıntılar yaşadığını, kendisine zarar vereceğini söylediğini, zaman zaman lavaboya gittiğinde kendisine kesi atarak zarar verdiğini, kendilerinin ona nasihatte bulunduklarını, A.B.nin bu davranışlarının koğuşta huzursuzluk yarattığını, bu nedenle A.B.nin koğuşunun değiştirilmesini talep ettiklerini ve A.B.nin koğuştan ayrıldığını belirtmiştir. A.B.nin ölümü ile sonuçlanan sürecin ayrıntılarına, mahkûmlar ile infaz ve koruma memurlarının ifadelerine yer verilen 16/7/2018 tarihli disiplin soruşturması raporunun sonuç kısmında "görevli personelin olayın yaşandığı tarihte herhangi bir ihmallerinin olmadığı, suç olarak nitelendirilebilecek herhangi bir emareye rastlanmadığı" ifade edilmiştir. Söz konusu rapor üzerine Kurum Disiplin Amirliği 16/7/2018 tarihli işlemiile ceza verilmesine yer olmadığı yönünde karar almıştır. Ceza Soruşturması Süreci Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) A.B.nin ölümüne ilişkin olarak hem ilgili kamu görevlileri hakkında (görevi kötüye kullanma suçundan) hem de olayın oluş biçimi (intihar/teşvik) ile ilgili iki ayrı soruşturma yürütmüştür (Başvurucular formda başvurunun kamu görevlileri hakkında yürütülen sürece ilişkin olduğunu açıkça ifade etmiştir). Kurumdan olayla ilgili detaylı araştırma yapılmasını talep eden ve disiplin soruşturması dâhil ilgili belgeler ile kamera görüntülerinin gönderilmesini isteyen Başsavcılık, Tarsus Jandarma Komutanlığı tarafından toplanan delilleri, olay yeri krokisini, olay yeri inceleme raporunu, müteveffanın sağlık dosyasını, olay anına ait Görüntü İzleme Tutanağı'nı ilgili birimlerden edinmiş; Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ile Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü başta olmak üzere birçok kurumla farklı tarihlerde yazışmalar yapmıştır. Başsavcılık intihara yönlendirme/yardım suçuna ilişkin olarak meçhul sanık üzerinden yürüttüğü soruşturma sonucunda 9/11/2018 tarihli kararıyla "ölümün ası nedeniyle gerçekleştiği ve vefat edenin intihara yönlendirildiğine dair delil bulunmadığı" gerekçesine yer vererek kovuşturmaya yer olmadığı sonucuna ulaşmış, karara yapılan itiraz Tarsus Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 1/3/2019 tarihinde reddedilmiştir. Başsavcılık, Kurum personeline ilişkin soruşturma sonunda ilgili kamu görevlileri hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Başsavcılık 7/2/2019 tarihli kararında olaya ilişkin yukarıda aktarılan silsileye yer vermiş ve gerekçesinde "Kurum personellerinin üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair haklarında kamu davası açılmasını gerektirir, somut hukuki her türlü şüpheden uzak, kovuşturmaya yetecek kadar delilin bulunmadığının tüm dosya kapsamından anlaşıldığını" ifade etmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yönelik itiraz Tarsus Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/5/2019 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Başvurucular takipsizlik kararını tebellüğ etmelerinin ardından 27/6/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Serfinaz Öztürk, B. No: 2014/18274, 21/9/2017; Necla Özer ve Müslim Özer, B. No: 2013/3782, 21/4/2016; Mehmet Kaya ve diğerleri, B. No: 2013/6979, 20/5/