4. Hukuk Dairesi 2023/10685 E. , 2023/14155 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/84 E., 2022/281 K. HÜKÜM/KARAR : Reddine Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Yerel mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne
**4. Hukuk Dairesi 2023/10685 E. , 2023/14155 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/84 E., 2022/281 K. HÜKÜM/KARAR : Reddine Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Yerel mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'den alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Adana 1. İcra Müdürlüğü'nün 2008/4166 sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını, takip kesinleştikten sonra borçlu ...'ın 03.09.2012 tarihinde vefat ettiği, takibin mirasçıları aleyhine devam ettiğini, borçlunun adına kayıtlı "Adana İli, Kadıköy Mahallesi, 123 ve 74 parsel sayılı taşınmazların mal kaçırma kasdı ile diğer yeğeni olan diğer davalıya devredildiğini beyan edilmiş olup, davalılar arasındaki tasarrufun iptali talep ve dava edilmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve yasaya aykırı açıldığını, müvekkilinin dava konusu parseller ile diğer bir kısım müşterek murisin varisi olarak hisselerinin bulunduğunu, dava konusu parsellerde hissedar olduğunu, miras yolu ile alım satım tarihinde takip dosyasına bakıldığında hacizlerinin düştüğünü, herhangi bir yasal işlemin yapılmadığını, taşınmazları satın alıp bilaharede üstündeki hacizleri kaldırdığını, müvekkilinin diğer davalılara murislerinden intikal eden hisseleri de satın aldığını, takip dosyası incelendiğinde takibin sürüncemede kaldığı, hem takip hem de dava konusu parsellerin yasal süreleri dolduğundan takip ve hacizlerinin düştüğünü, bu nedenle takip alacaklısı davacının müvekkili hakkında dava açma hak ve yetkisi bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI VE İSTİNAF SÜRECİ 1. Mahkemenin 20.11.2018 tarihli ve 2016/454 Esas ve 2018/592 Karar sayılı kararıyla; ...Borçlu davalı ...'in 74 ve 123 parselerde 1/4 hissesi, ...'nın 1/12 hissesi var olup varis borçlular, bu hisselerini 15.11.2012 tarihinde diğer davalı ...'a devretmişlerdir. Davalıların babaları olan murisin borcundan habersiz olduğu fiilen ve kanunen düşünülemez olduğu gibi artık borcun da tarafıdırlar. Işıl'ın ise murisin kardeşinin kızı olduğu anlaşılmaktadır. Işıl da her ne kadar taşınmazlarda hissedar olup, hisseleri tamamlamak isteyeceği düşünülse de borçtan habersiz olduğu fiilen ve kanunen düşünülemez. Sonuçta, alacaklının borcu tahsil etmesinin önüne geçilmiş ve borçlu zarara uğratılmıştır. İİK. 280 inci maddesi kapsamında taşınazlarda 1/4 ve 1/12 hisse borçlulara ait taşınmaz üzerindeki tasarruflar iptal edilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. 3. Adana BAM 3. Hukuk Dairesinin 10.12.2019 gün, 2019/871 E- 2019/1830 K sayılı kararında; "..istinaf taleplerinin 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-1 bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE", karar verilmiştir. 4. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 5. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14.09.2021 gün, 2021/1507 E- 2021/4583 K sayılı ilamı ile "....borçlunun aciz halinin bulunup bulunmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı yönünde değerlendirme yapılarak ve karar yerinde tartışılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmadığı" gerekçesi ile kararın bozulmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 6. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; 06.04.2022 gün, 2022/84 E- 2022/281 K sayılı kararı ile "bozma ilamı doğrultusunda Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2008/4166 sayılı icra dosyası incelenmiş, dava konusu dışında muris adına kayıtlı farklı nitelik ve sayıda taşınmaz bulunduğu, taşınmazlar üzerinde hacizler ve ipotek alacaklarının yer aldığı anlaşılmış, hacizlerin devam edip etmediği sorulmuş gelen cevaplarda dosyaların kapatıldığı bildirilmiş, geriye Akbank'a ait 240.000,00 TL dışında başkaca borç kalmadığı görülmüştür. Bozma öncesi bilirkişi tarafından dosyaya sunulan raporda kıymetleri belirlenen taşınmazlar ile dava konusu edilmeyen taşınmazların çoğunun Kadıköy mahallesinde bulunması sebebiyle yargılamanın gereksiz yere uzamaması için dava konusu edilmeyenler yönünden tekrar keşif yapılması ve rapor alınmasına gerek görülmeyerek, belirlenen m2 birim fiyatı üzerinden değerlendirme yapılmıştır. Dava konusu edilmeyen taşınmazların mevkii, nitelik ve sayıları, m2 birim fiyatı üzerinden ortaya çıkan değerleri karşısında, dava konusu edilmeyen taşınmazların toplam değerinin, davacının alacağı ve bankanın alacağını karşılamaya yetecek durumda olduğu, bu haliyle borçluların aciz halinin bulunmadığı anlaşılmış olup, davanın reddine" karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı borçlunun acz halinde olduğunu, adına kayıtlı gayrımenkullerin satıldığını, davalı borçlu adına kayıtlı mal varlığı bulunmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanun'un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri. 3. Değerlendirme Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İİK'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280 inci maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Mahkemece; dava konusu dışında muris adına kayıtlı farklı nitelik ve sayıda taşınmaz bulunduğu, taşınmazlar üzerinde hacizler ve ipotek alacaklara ilişkin dosyaların kapatıldığının tespit edildiği, gayrımenkuller kaydında sadece Akbank'ın 240.000,00 TL'lik bir alacağının bulunduğu, dava konusu edilmeyen gayrımenkuller yönünden dosyadan yeniden keşif yapılması ve rapor alınmasına gerek görülmediği, dava konusu gayrımenkul ile aynı bölgede yer aldığının anlaşılmış olması sebebi ile belirlenen m2 birim fiyatı üzerinden değerlendirme yapıldığı, dava konusu edilmeyen taşınmazların mevkii, nitelik ve sayıları, m2 birim fiyatı üzerinden ortaya çıkan değerleri karşısında, dava konusu edilmeyen taşınmazların toplam değerinin, davacının alacağı ve bankanın alacağını karşılamaya yetecek durumda olduğu gerekçesi ile davalı borçlunun acz halinde olmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmişse de dosya kapsamına göre varılan sonuç doğru görülmemiştir. Dava konusu edilmeyen ancak davalı borçluya ait olduğu beyan edilen Pozantı ilçesi, 485 ada, 33 parselde kayıtlı bahçeli kargir evin kaydında yer alan tüm takyidatların kalktığı, 03.01.2017 tarihinde dava dışı başka bir şahsa devredildiği, davalı borçluya ait olduğu beyan edilen diğer gayrımenkullerin de elden çıkartıldığı, davalı borçlu elinde herhangi bir gayrımenkul kalmadığının anlaşılmış olmasına, davacı tarafından da dosyaya İİK madde 105 kapsamında geçici aciz vesikası hükmünde kabul edilecek 24.08.2011 ve 13.06.2016 tanzim tarihli haciz tutanaklarının da dosyaya sunulmuş olmasına göre davalı borçlunun aciz halinde olduğu kabul edilerek dosyanın esasına girilmesi gerekirken, dava dışı gayrımenkullerin davalı borçlu elinden çıktığı gözetilmeksizin yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.