Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/2436 E. , 2024/5495 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/2436 Karar No : 2024/5495 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ :Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2-... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava ko
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/2436 E. , 2024/5495 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/2436 Karar No : 2024/5495 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ :Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2-... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Tuzla ilçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda 15.06.2009 onay tarihli 1/100.000 ölçekli İstanbul İl Çevre Düzeni Planı ile 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının ve 12.07.2012 onay tarihli 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ile19.03.2013 onay tarihli 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu planların şehircilik ilkeleri planlama esasları ve kamu yararına, kentsel yerleşmenin mevcut ve gelecekteki durumuna uygun olduğu anlaşıldığından 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, yürürlükte olan herhangi bir 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının olmadığı bu nedenle davalı idarece tesis edilmiş idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı anlaşıldığından davanın 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının iptali istemi yönünden esasının incelenmesi olanağı bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddine, davanın, 1/100.000, 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli planların iptal istemi yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY :Davacı tarafından, İstanbul ili, Tuzla ilçesi, .. Köyü, ... Çiftliği Mevkii, ... parsel sayılı yeri içine alan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının; şehircilik ilke ve esaslarına uygun olmadığı, planlama esasları dikkate alınmadan ve kamu yararı gözetilmeden yapıldığından bahisle hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasasının 35. maddesinde, herkesin mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu, bu hakların ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı; 63. maddesinde, Devletin tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlayacağı, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alacağı, bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetlerin kanunla düzenleneceği; 169. maddesinin 1. fıkrasında, Devletin, ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için gerekli kanunları koyacağı ve tedbirleri alacağı, bütün ormanların gözetiminin Devlete ait olduğu; 3. fıkrasında, ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme izin verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, tabiat varlıklarının korunmasındaki vazgeçilmez unsur olan kamu yararının, bu yerlerdeki mülkiyet hakkının kullanımının sınırlarını belirleyerek bu hakkın kullanımından daha önemli ve öncelikli olarak değerlendirilmiş olduğu açıktır. 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesinde, tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık topluluklarının yerleriyle birlikte orman sayılacağı belirtildikten sonra orman olarak sayılamayacak yerlerin belirlendiği, 4. maddesinde, ormanların mülkiyet ve idare bakımından Devlet ormanları, hükmü şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlar ve hususi ormanlar olarak belirlenmiş, özel mülkiyete konu taşınmaz üzerinde tabii şekilde oluşan veya ekim dikim suretiyle emekle oluşturulan ormanlar hususi ormanlar olarak nitelendirilmiş, maddelerde getirilen düzenlemelerde emekle oluşturulan hususi ormanlara istisna tanınması halinde bu istisnalar açıkça belirtilmiştir. Aynı Yasanın 17/4. maddesinde, hükmi şahsiyeti haiz amme müesselerine ait ormanlarda veya hususi ormanlarda bina ve tesis yapılmak istenmesi halinde Çevre ve Orman Bakanlığından izin alınacağı kurala bağlanmıştır. Yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamayı amaçlayan 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuata göre; insan, toplum, çevre münasebetlerinde kişi ve aile mutluluğu ile toplum hayatını yakından etkileyen fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın koruma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek üzere her tür ve ölçekte plan yapılması gerekmekte olup; herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılmaz. Ormanlar kural olarak yapılaşmaya kapalı alanlar olduğundan, her tür ve ölçekte hazırlanan imar planlarında, orman kadastrosu ile tespit edilmiş alanların, "orman" lejantı ile gösterilmesi esas olup, yine Orman Kanununda sınırlı sayıda belirtilen istisnalar dışında orman kullanımı dışında başka bir kullanım kararı öngören planlama yapılması mümkün değildir. 3194 sayılı İmar Kanununun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle, 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış, 6. maddesinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, 8. maddesinin 1. fıkrasında; planların tanımlaması yapılarak, planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta İstanbul ili, Tuzla ilçesi, ... Köyü, ... Çiftliği Mevkii, ... parsel sayılı 16.000 dönüm olan ve tapu kaydında niteliği "çalılık ,koru , mera" olarak yer alan taşınmazda 1200 dönümün hisseli maliki olan davacı tarafından uyuşmazlık konusu 1/100.000 ölçekli il çevre düzeni planı, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının anılan taşınmazın fiilen davacı kullanımında olan kısmının yapılaşmaya elverişli kullanımlar getirilmemesi nedeniyle iptali istenilmiştir. Davacı 16.000 dönüm gibi büyük bir alana sahip taşınmazın 1200 dönümünü fiilen kullanmakta olup, dosya içerisinde kullanılan kısmın işaretli olduğu taşınmaza ait detaylı ölçü krokisi sunulmuştur. İdare mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, uyuşmazlık konusu taşınmazın davacının kullanımında olan kısmı 1/100.000 ölçekli il çevre düzeni planında orman alanı, 2012 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 2013 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kısmen orman alanı kısmen dere yapı yaklaşma sınırı ve alanı kısmen ormana kazandırılacak alan olarak yer aldığı ve anılan kullanımların şehircilik ilkelerine planlama esaslarına uygun olduğu tespitlerine yer verilmiş ise de, davacının anılan taşınmazda fiilen kullandığı ve ölçü krokisi ile gösterilen kısmının orman olup olmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmadığı görüldüğünden Dairemizin 26.06.2024 tarihli E: 2022/2436 sayılı ara kararı ile Tuzla Tapu Sicil Müdürlüğünden; İstanbul ili, Tuzla ilçesi, ... Köyü, ... Çiftliği Mevkii,... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında niteliği "çalılık ,koru , mera" olarak yer aldığından anılan parselin kayıt malikleri ile tapunun tescile esas tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesi, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğünden; İstanbul ili, Tuzla ilçesi, ...Köyü, ... Çiftliği Mevkii, ... parsel sayılı taşınmazın vasfının orman olup olmadığının sorulmasına buna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş, Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından taşınmazın kadastro tespit tutanağı ve malikleri gösterir tapu kayıt suretleri gönderilmiş, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü ise 1094 parsel sayılı taşınmazın mülkiyeti ile ilgili ... Kadastro Mahkemesi E:... sayılı dosyada kadastro tespitine itiraz davası, ... Asliye Hukuk Mahkemesi E:... sayılı dosyada ise tapu iptal ve tescil davasının görülmeye devam ettiği bilgisi verilmiştir. Uyuşmazlıkta davacının uyuşmazlık konusu taşınmazda fiilen kullandığı ve dosyaya ölçülü krokisini sunduğu alanın orman olup olmadığı tespit edilerek dava konusu çevre düzeni ve imar planları hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda davacının uyuşmazlık konusu taşınmazda fiilen kullandığı ve dosyaya ölçülü krokisini sunduğu alanın orman bölge müdürlüğü tarafından ara karar cevabına verilen anılan dava dosyalarına konu alan içerisinde yer alıp almadığı araştırılarak elde edilecek sonuca göre gerekirse yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle yeniden karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın kısmen reddi, kısmen incelenmeksizin reddine ilişkin idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddi kısmen incelenmeksizin reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/10/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.