Başvuru, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek başvurucunun iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek başvurucunun iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu 1971 doğumlu olup 2014 yılından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığında (asıl işveren/THY) hizmet alım sözleşmesi kapsamında iş gören özel bir şirkette belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışmıştır. Başvurucu, iş sözleşmesinin feshedildiği sırada güvenlik koordinatörü olarak çalışmaktadır. 26/5/2017 tarihinde alt işveren tarafından başvurucunun iş sözleşmesi sözlü olarak feshedilmiştir. Dosyadaki bilgilere göre başvurucun iş sözleşmesi Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile devlet büyükleri ve devletin resmî makam ve görevlileriyle ilgili yazılı ve görsel sosyal medya paylaşımları nedeniyle feshedilmiştir. Ancak gerek bireysel başvuru formu ile ekindeki belgelerden gerekse ilk derece mahkemesi ve istinaf kararlarından feshe konu sosyal medya paylaşımlarının neler olduğu anlaşılamamıştır. Başvurucu; fesih işleminin haksız ve geçersiz olduğunu belirterek işveren aleyhine işe iade talebiyle tespit davası açmıştır. Davanın görüldüğü Bakırköy İş Mahkemesi (İş Mahkemesi) 11/10/2018 tarihinde davanın kabulüyle başvurucunun işe iadesine karar vermiştir. Gerekçeli kararında İş Mahkemesi; işverenin başvurucunun iş sözleşmesini 22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname gereğince haklı nedenle feshettiğini tespit ettikten sonra dosyaya celbedilen İl Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığının cevabi yazıları dikkate alındığında başvurucunun işverenin savunmasına konu olan durum ve eylemlerle ilgisinin ortaya konulamadığını, bu yönde dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığını, dolayısıyla işverenin üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremediğini belirtmiştir. Devamında Mahkeme; başvurucu hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/83158 Soruşturma sayılı kararı ile feshe konu yapılan eylem yönünden kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdiğini, bu kararın da başvurucunun iddiasını destekler nitelikte olduğunu belirterek tüm bu nedenlerle feshin geçerli olmadığı kanaatine varmıştır. Kararın istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi/Daire) 14/11/2019 tarihinde eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği gerekçesiyle İş Mahkemesi tarafından verilen kararın ortadan kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İş Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Yeniden yargılama sonucu İş Mahkemesi 14/7/2020 tarihinde davanın kabulüyle başvurucunun işe iadesine karar vermiştir. Gerekçeli kararında Mahkeme; davaya konu eyleme yönelik ilgili yerlere yazıların yazıldığını, gelen bilgi ve belgelerden, başvurucu hakkında terör örgütü üyeliği yahut yöneticiliğiyle ilgili herhangi bir soruşturma veya kovuşturmanın bulunmadığını, yapılan araştırma neticesinde somut bir bilgi ve bulguya rastlanmadığını belirtmiştir. Devamında Mahkeme, feshin geçerli nedene dayanmadığı ve şüphe feshi olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varmıştır. Kararın yeniden istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 23/6/2021 tarihinde İş Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermiştir. Gerekçeli kararında Mahkeme; başvurucunun işveren tarafından dosyaya sunulan sosyal medya paylaşımlarının incelendiğini, paylaşımların eleştiri sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini ancak işverenin, ticari hayatında özel sektörden veya kamu sektöründen işler alan ve ticari hayatını devam ettiren bir şirket olduğunu, paylaşımların işveren Şirketin ticari ilişkilerini ve itibarını zedeleyebilecek nitelikte olduğunu, başvurucu ile çalışmasının Şirketten beklenemeyeceğini belirterek feshin geçerli olduğu kanaatine varmıştır. Başvurucu, nihai kararı 9/7/2021 tarihinde öğrendikten sonra 6/8/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.