Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aştığı iddiasıyla açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aştığı iddiasıyla açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.A. Ceza Davası Süreci Başvurucu, Tokat Emniyet Müdürlüğünde sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) Tokat il yapılanmasının ortaya çıkarılması amacıyla yürütülen soruşturma kapsamında diğer şüphelilerle birlikte 16/8/2016 tarihinde gözaltına alınmış, başvurucunun evinde ve işyerinde arama yapılmasına karar verilmiştir. Arama sırasında terör örgütüne yakın bir gazete tarafından verilen kitaplar ele geçirilmiştir. Başvurucu 18/8/2016 tarihinde Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı (Cumhuriyet Başsavcılığı) tarafından silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanması talebiyleTokat Sulh Ceza Hâkimliğine (Sulh Ceza Hâkimliği) sevk edilmiş ve aynı tarihte müsnet suçtan tutuklanmıştır. Tutuklama kararının gerekçesi "... atılı suçun vasıf ve mahiyeti, şüphelinin işlediği silahlı terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların varlığı, delillerin henüz tam olarak toplanmamış olması, şüphelinin delilleri yok edeceği, gizleyeceği veya değiştireceği, tanık ve kişiler üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunacağı yönünde kuvvetli şüphe oluşması, dikkate alınarak adli kontrol uygulanmasının yetersiz kalacağı anlaşıldığından..." şeklindedir. Başvurucunun tutuklama kararına itirazı 2/9/2016 tarihinde "... atılı suçun ... katalog suçlardan olması nedeniyle tutuklama nedeninin gerçekleştiği, soruşturmanın devam edip delillerin tam olarak toplanmadığı, bu sebeple delillerin değişme ihtimali yönünde kuvvetli şüphenin bulunması..., işin önemi ve elde edilmek istenen amaca ulaşmada adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı ve şüphelinin üzerine atılı suç için ... TCK'da öngörülen cezanın alt ve üst sınırı dikkate alındığında tutuklama koruma tedbirinin ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil etmeyeceği..." gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucunun soruşturma sürecindeki tutukluluk hâline itirazları da benzer gerekçelerle reddedilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 10/5/2017 tarihinde düzenlenen iddianameyle başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma ve 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçlarından cezalandırılması talebiyle başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır. İddianamede başvurucunun evinde ele geçirilen kitaplar, başvurucuyu teşhis eden tanıkların beyanları ve başvurucunun ByLock kullanıcısı olduğu, sohbetlere katılıp bağış yaptığı bilgilerine yer verilmiş ve bağış yapması nedeniyle 6415 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu da işlediği iddia edilmiştir. Tokat Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) nezdinde başvurucu hakkında yürütülen yargılamada; başvurucunun müsnet suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesini oluşturan somut teknik delillerle tanık beyanının ve kolluk tutanaklarının bulunması, müsnet suçun katalog suçlardan olması, suç hakkında öngörülen cezanın üst sınırı, delillerin henüz bir kısmının toplanmamış olması ve adli kontrol tedbiri uygulanmasının yetersiz kalacağı gerekçeleriyle başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi 30/1/2018 tarihinde başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 9 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmen tutukluluğuna karar vermiştir. Gerekçede "...[Bylock] İd numarasının ..., kullanıcı adının ..., şifresinin...olduğu,... sohbet adı altında yapılan toplantılara katıldığı,... Derece 1 ve Derece 2'sinin ise B5 olduğu yani FETÖ mensubiyeti olan, sadakati ve bağlılığı olan ancak bazı konuları sorgulayan kişilerden olduğunun belirtilmesi neticesinde sanığın FETÖ/PDY ile iltisak, irtibat ve bağının olduğu, ayrıca örgüte sadık kişilerden olduğunun anlaşıldığı,... sohbetlerde toplanan himmet/kurban bağışı adı altında maddi yardımda bulunduğu..., evinde yapılan aramada ... KHK ile yasaklanan yayınlara ait 44 adet kitabın bulunması..." hususlarına değinilmiştir. Kararı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi; başvurucuya üst sınırdan hapis cezası verilmesinde isabetsizlik olduğunu belirterek alt sınırdan hakkaniyete uygun şekilde uzaklaşılmak suretiyle ceza verilmesi gerektiği gerekçesiyle başvurucunun istinaf talebinin kabulüyle, Ağır Ceza Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, başvurucunun neticeten 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmen tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Karar Yargıtay tarafından 14/10/2019 tarihinde onanmıştır.B. Tazminat Davası Süreci Başvurucu 10/2/2020 tarihinde tutukluluğunun makul süreyi aşması nedeniyle Samsun Ağır Ceza Mahkemesinde tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu; tutukluluk süresinin makul süreyi aştığını, matbu gerekçelerle tutukluluğunun devam ettirildiğini belirterek 000 TL maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, sonrasında toplam tazminat talebini 000 TL olarak ıslah etmiştir. Dava yetkisizlik kararıyla Bafra Ağır Ceza Mahkemesine (Mahkeme) gönderilmiştir. Mahkeme 6/7/2020 tarihinde başvurucunun tazminat talebinin reddine karar vermiştir. Gerekçede "...davacının yargılandığı suçun vasıf ve mahiyeti, tutuklu kaldığı süre ve aldığı sonuç ceza miktarı dikkate alındığında hakkında uygulanan koruma tedbirlerinin ölçülü olduğu, davacı hakkında koruma tedbirleri uygulanırken maddi ve manevi tazminat oluşturacak nitelikte bir ihlalin bulunmadığı kanaatine ulaşıl[dığı]..." belirtilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 26/10/2020 tarihinde istinaf talebinin reddine karar vermiştir. Başvurucu, ret kararını 16/1/2021 tarihinde öğrendiğini bildirmiş ve 9/2/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından birlikte yapılmasına karar verilmiştir.