(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/13688 E. , 2007/91 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.07.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.07.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisi…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/13688 E. , 2007/91 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.07.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.07.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava yükleniciden temellük edilen kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir. Dosya kapsamından davalı ... ile dava dışı arsa sahipleri arasında arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükler. Bu sözleşmelerde yüklenicinin temel borcu arsa sahibinin maliki bulunduğu taşınmaz üzerine sözleşmesine, fen kurallarına, amacına uygun bir bina yapmak ve arsa sahibine teslim etmektir. Aksine sözleşme yoksa bu borç yerine getirilmeden ne yüklenici ne de yüklenicinin halefi durumundaki üçüncü kişi arsa sahibinden şahsi hakkını ileri sürerek bağımsız bölüm tescilini isteyemez. Bu nedenledir ki bu gibi davalarda davayı açan üçüncü kişi hasım göstereceği yükleniciye karşı satın alma olgusunu, yine hasım göstereceği arsa sahibine ya da sahiplerine karşı da yüklenicinin halefi olarak taşınmaz tesciline hak kazandığını ispat etmek zorundadır. Başka bir anlatımla arsa sahibi veya sahipleri davada taraf durumunu almadan davanın görülme olanağı yoktur. Öte yandan; HUMK.nun 368 ve devamı maddelerinde düzenlenen delillerin tespiti yöntemi davanın taraflarından her birine tanınmış haktır. Gerçekten anılan hüküm uyarınca iki taraftan her biri derdesti rüyet bulunan davada henüz tahkik ve tetkikine sıra gelmemiş bulunan veyahut ileride ikame edeceği davada dermeyan edilecek olan hususun bilirkişi marifetiyle tespitini talep edebilir. Yasanın 374. maddesi uyarınca da delillerin tespiti için ifa ve tanzim edilmiş bilumum evrak o davanın tarafları açısından dosyanın eki sayılır. Bütün bunlardan ayrı HUMK.m.73. hükmüne göre de davada taraf durumunu almayan iddia ve müdafaası usulen davet edilerek sorulmayan taraf bakımından ileride kesin hüküm sonuçları meydana gelecek şekilde değerlendirme yapılamaz.