11. Ceza Dairesi 2025/1352 E. , 2025/6465 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/593 E., 2023/1022 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme ve kullanma KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gebze 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2023 tarihli ve 2023/593 Esas, 2023/1022 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında yapılan uyarlama …
**11. Ceza Dairesi 2025/1352 E. , 2025/6465 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/593 E., 2023/1022 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme ve kullanma KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gebze 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2023 tarihli ve 2023/593 Esas, 2023/1022 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında yapılan uyarlama yargılaması neticesinde verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 06.03.2025 tarihli ve 2024/29390 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.03.2025 tarihli ve KYB-2025/32049 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.03.2025 tarihli ve KYB-2025/32049 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçundan sanık ...'in, anılan Kanun'un 359/b (dört kez), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 (dört kez) ve 62. (dört kez) maddeleri uyarınca dört kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gebze 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2019 tarihli ve 2016/281 esas, 2019/491 sayılı kararının, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 04/11/2020 tarihli ve 2020/2500 esas, 2020/2728 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi sonucu kesinleşmesini müteakip, 15/04/2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 213 sayılı Kanun uyarınca uyarlama yapılması talebinin kabulü ile sanığın, 213 sayılı Kanun'un 359/b (iki kez), 5237 sayılı Kanun'un 43 ( iki kez) ve 62. (iki kez) maddeleri uyarınca iki kez 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gebze 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/12/2023 tarihli ve 2023/593 esas, 2023/1022 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, sanığın yetkilisi olduğu firma adına 2012 ve 2013 yıllarında birden çok kez sahte belge düzenlediği ve birden çok kez sahte belge kullandığından bahisle, düzenleme ve kullanma eylemlerinden dolayı ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, Benzer bir olayla ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02/10/2024 tarihli ve 2024/11-280 esas, 2024/279 karar sayılı ilâmında yer alan, "... fail tarafından sahte belgelerin/faturaların doğrudan vergi kaçakçılığına matufen düzenlenmesinin yanı sıra, bir başkası tarafından aynı amaçla düzenlenen diğer sahte belgelerin/faturaların da vergi beyannamelerine müstenidat yapılarak kullanılması hâlinde, belgelerin tür, amaç ve işlevleri aynı olduğundan maddi konunun da aynı olduğunun, Buna bağlı olarak da; VUK’un 359. maddesinin b fıkrasında yer alan sahte belge düzenleme veya bu sahte belgeyi kullanma suretiyle işlenen vergi kaçakçılığı suçunun seçimlik hareketli bir suç olması nedeniyle seçimlik hareketlerden birkaçı ya da hepsi icra edilmiş olsa dahi tek suç oluşacağının ancak bu durumun TCK'nın 61. maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesinde göz önünde tutulabileceğinin kabulü gerekir." şeklindeki açıklamalar karşısında, Sanığın yetkilisi olduğu firma adına 2012 ve 2013 yıllarında birden çok kez sahte belge düzenleme ve kullanma eylemine ilişkin somut olayda, anılan Yargıtay Ceza Genel Kurulu ilamında da belirtildiği üzere, sahte belge düzenleme veya bu sahte belgeyi kullanma suretiyle işlenen vergi kaçakçılığı suçunun seçimlik hareketli bir suç olması nedeniyle seçimlik hareketlerden birkaçı ya da hepsi icra edilmiş olsa dahi tek suç oluşacağı nazara alınarak, sanığın tek suçtan cezalandırılması; ancak seçimlik hareketlerden birkaçının gerçekleşmesi durumunun 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği gözetilmeden, sahte belge düzenleme ve kullanma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkralarının eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. ... 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; Gebze 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2019 tarihli ve 2016/281 Esas, 2019/491 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, "2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme" suçundan (2 kez) 3 yıl 1 ay 15 gün, yine "2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura kullanma" suçundan da (2 kez) 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bahse konu hükümlere yönelik istinaf başvurusunda bulunulduğu ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 04.11.2020 tarihli ve 2020/2500 Esas, 2020/2728 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmek suretiyle hükümlerin kesinleştiği, 7394 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesini müteakip uyarlama yargılaması yapıldığı ve Gebze 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2023 tarihli ve 2023/593 Esas, 2023/1022 Karar sayılı kararı ile "...7394 sayılı Kanunun 4. ve 6. maddeleri ile değişik 213 sayılı Vergi Kanunun 359 ve geçici 34. maddesinde hükümlü lehine değişiklik yapıldığı ve sanığın birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesinin uygulanması öngörüldüğünden, iş bu kanunun uygulanmasının sanık lehine olduğu, ancak; sanık tarafından eylemlerine konu verginin ziyaa uğratıldığının tespit edildiği ve buna bağlı olarak tarh edilen verginin gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının sanık tarafından ödenmediğinin bildirildiği anlaşıldığından, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına..." denilmek suretiyle, hükümlünün "2012 ve 2013 takvim yıllarında zincirleme şekilde sahte fatura düzenleme" suçundan 5 yıl 6 ay 20 gün, yine "2012 ve 2013 takvim yıllarında zincirleme şekilde sahte fatura kullanma" suçundan da 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede; her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.03.2025 tarihli ve KYB-2025/32049 sayılı kanun yararına bozma isteminde; "...Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02/10/2024 tarihli ve 2024/11-280 esas, 2024/279 karar sayılı ilâmı gereği, sahte belge düzenleme ve kullanma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediği...“ belirtilmiş ise de, kanun yararına bozmanın, kesinleşen hüküm yönünden hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan gerek usul, gerekse maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğu, bununla birlikte; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas, 2022/321 Karar sayılı ilamında da, "...sonuç olarak, 15.6.1949 tarihli ve 4-11 sayılı içtihadı birleştirme kararı da gözetildiğinde, yargısal içtihat değişikliklerinin kural olarak olarak geriye yürümeyeceği, yorum farklılığı sebebiyle içtihadın değişmiş olmasının, usul ve maddi hukuka uygunluk taşımayan karara yönelik, olağanüstü kanun yollarına başvuru nedeni oluşturmayacağının kabulü gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu veya Daire içtihatlarındaki değişimin sanığın yargılanıp hükmün kesinleştiği tarihten sonraki kararlarla değiştiği, mahkeme içtihatlarındaki değişimlerin ise olağanüstü kanun yollarına başvurma hakkı tanımadığı kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçe ile reddine karar verilmelidir...." denildiğinin anlaşılması karşısında; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.