Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin aralarında ... Sigorta, ..., ... gibi Türkiye çapında çalışan pek çok şirket ve kuruluşa "kurye" olarak hizmet vermekte olduğunu, Davalı firmanın talebi üzerine gönderilerini "kurye" olarak teslim edilmesi gereken yerlere usulüne uygun şekilde teslim edildiğini, Hizmet karşılığında tahsil edilmesi gereken bedelin faturasının da teslimatlardan sonra 28 Ekim 2013 tarih 019117 numaralı fatura ile anlaşmaya uygun olarak düzenlenerek davalı firmaya gönderildiğini, Faturanın 30 Ekim 2013 tarihinde davalı tarafça teslim alındığını, faturaya itiraz edilmediğini, buna karşılık fatura bedelinin olağan ödeme sürecinde ödenmediğini, Bunun üzerine fatura bedelinin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğümün ... E. ile takip başlatıldığını, takibe haksız surette itiraz edildiğini, İcra takibine itiraz edilirken davacı şirketin ayıplı hizmet ifa ettiğinden bahsedildiğini, bu noktada verilen hizmetin "kargo" hizmeti olmayıp "kurye" hizmeti olduğunu ve faturanın hukuki niteliğini ve faturaya yüklenen ispat kuvvetinin değerlendirilmesi gerektiğini, Faturanın, münderecatında yer alan hususlara karine teşkil ettiğini, bu hususlara süresi içerisinde itiraz edilmez ise içeriğindeki hususların faturayı teslim alan tarafça kabul edilmiş sayılacağını, Suresi geçtikten sonra ve fatura bedeli takibe konulduktan sonra fatura içeriğine itiraz eden tarafın artik bu hususları ispat etmekle de mükellef olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.