1. Hukuk Dairesi 2016/6839 E. , 2016/7068 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece, davalı ... aleyhine açılan iptal-tescil davasının kabulüne, tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşü…
**1. Hukuk Dairesi 2016/6839 E. , 2016/7068 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece, davalı ... aleyhine açılan iptal-tescil davasının kabulüne, tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve miras payı oranında tescil olmazsa tazminat isteğine ilişkindir Davacı, mirasbırakan babası ....'in 45 ada 26 ve 36 parsel sayılı taşınmazlarını diğer mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı kızı ...e'ye satış göstererek temlik ettiğini, onun da taşınmazları diğer kardeşi davalı ...'e devrettiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescilini olmazsa miras payının dava tarihindeki değerinin davalı ...'den tahsilini istemiştir. Davalılar, her iki satış işleminin de gerçek olduğunu, mirasbırakanın diğer mirasçılardan mal kaçırma kastı taşımadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan iptal-tescil davasının kabulüne, davalı ...(İlk) aleyhine açılan tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mirasbırakan ....'in 27.07.2002 tarihinde öldüğü, geride davacı oğlu ....., davalı çocukları .... ile birlikte dava dışı çocukları ..., ...i mirasçı olarak bıraktığı, mirasbırakanın 45 ada 26 ve 36 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazlarını 28.12.1994 tarihli akitle davalı kızına satış suretiyle temlik ettiği, davalı ...'nin ise 36 parseli başka taşınmazlardaki payları ile birlikte 08.11.2010 tarihinde, 26 parseli ise yine başka taşınmazlardaki payları ile birlikte 20.12.2010 tarihinde davalı kardeşi ...'a satış suretiyle aktardığı kayden sabittir. Davacı, söz konusu devir işleminin mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak gerçekleştirildiği iddiasıyla eldeki davayı açmış, davalılar, satış işleminin gerçek olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuşlardır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.