Başvuru, mektubun sakıncalı bulunarak alıkonulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, mektubun sakıncalı bulunarak alıkonulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 18/9/2018 tarihinde yapılmıştır. Komisyon başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışma suçu kapsamında Eskişehir H tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) hükümlü olarak tutulan başvurucu tarafından başka bir ceza infaz kurumunda bulunan bir hükümlüye bir mektup yollanmak istenmiştir. Mektubun içeriğine bakıldığında; (46) yaprak hâlinde (92) sayfalık A5 boyutlu kâğıda çekilmiş bilgisayar çıktısı olan, Kürtçe olarak, düzyazı ve şiir biçiminde kaleme alınan bir metnin yer aldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca aynı mektubun yanında (1) yaprak hâlinde (2) sayfalık, mektubun muhatabı olan kişinin sağlık durumunun merak edildiği, kendisinin ceza infaz kurumunda nasıl vakit geçirdiğine dair el yazısıyla Türkçe olarak yazılmış bir yazının daha bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda aynı mektupta Kürtçe olarak yazılmış yazıdan da başvurucu tarafından "kitap" olarak bahsedildiği görülmüştür. Ceza İnfaz Kurumu 25/4/2018 tarihinde Kürtçe metnin Türkçeye çevrilmesini Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından talep etmiştir. 22/5/2018 tarihli bilirkişi raporunda, evrakın anlaşılamadığından tercüme edilemeyeceği belirtilmiştir. Bunun üzerine içeriği anlaşılamayan yazılar nedeniyle Ceza İnfaz Kurumu, mektubun tamamının alıkonulmasına karar vermiştir. Eskişehir İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği), Ceza İnfaz Kurumu tarafından yeniden inceleme yapılması gerektiğini belirterek 20/6/2018 tarihli kararı ile Ceza İnfaz Kurumu kararının iptaline karar verilmiştir. Bu kapsamda ceza infaz kurumunun güvenlik ve asayişini tehlikeye düşüren hususların belirtilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Yeniden inceleme sonucu Ceza İnfaz Kurumu, Kürtçe yazıların tercüme edilememesi nedeniyle içeriğinin şifreli haberleşmeye konu olabileceğini belirtmiştir. Bu kapsamda (1) yaprak halinde (2) sayfalık Türkçe yazı da dahil olmak üzere tüm mektubun kurumda muhafazasına dair 12/7/2018 tarihinde karar verilmiştir. Başvurucunun şikayeti üzerine yapılan incelemede bu sefer İnfaz Hâkimliği bilirkişi raporu alınmasına karar vermiştir. Gelen bilirkişi raporunda; başvurucunun akademik anlamda Kürtçe kullandığı, yazılan şiirlerde bulunan kelimelerin teknik terimler olduğu, bu nedenle kişiye göre farklı anlamlar taşıyabileceği ifade edilmiştir. Ayrıca her ne kadar okunan şiir ve düz yazılarda kelimeler anlaşılıyor olsa da cümle içerisinde değerlendirme yapıldığında birçok farklı anlam taşıması nedeniyle mektubun sakıncalı olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılamadığı, bu nedenle tercüme işleminin gerçekleşemediği ifade edilmiştir. Bilirkişi raporundaki söz konusu görüş ile Ceza İnfaz Kurumunun gerekçesi dikkate alınarak başvurucunun şikayeti İnfaz Hâkimliği tarafından 10/8/2018 tarihinde reddedilmiştir. Söz konusu karara yapılan itiraz, Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmiş ve hüküm 3/9/2018 tarihinde kesinleşmiştir. İlgili hukuk için bkz. Ahmet Temiz B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20; Tayfur Tunç, B. No: 2017/36327, 10/3/2020, §§ 15-28; Rıdvan Türan, B. No: 2017/20669, 10/3/2020, §§ 15-