T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2055 KARAR NO : 2026/730 KARAR TARİHİ: 09/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/05/2025 NUMARASI : 2025/340 2025/491 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali Taraflar arasındaki davada Büyükçekmece11. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsiz…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2055 KARAR NO : 2026/730 KARAR TARİHİ: 09/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/05/2025 NUMARASI : 2025/340 2025/491 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali Taraflar arasındaki davada Büyükçekmece11. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Büyükçekmece11. Asliye Hukuk Mahkemesince, "...davanın asliye ticaret mahkemesine hitaben açıldığı, mahkememizin ticaret mahkemesi sıfatının bulunmadığı, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...Mahkememizce tarafların tacir olup olmadığı hususunda İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ile Esenyurt ve Başakşehir Vergi Dairesi Müdürlüklerine yazı yazıldığı, müzekkerelere verilen cevaplarda tarafların gerçek kişi işletme kaydı bulunmadığı, davacının ikinci sunıf tüccar olarak işletme usulüne ait defter tuttuğu, VUK 177'nci maddesinin 2 numaralı bendinde yer alan tutarı aşmadığı, davalının 01/03/2018 - 31/08/2018 tarihleri arasında mali müşavirlik hizmetinden dolayı, 19/08/2024 tarihinden itibaren ise ''Genel Lokanta ve Restoranların'' yönünden gelir vergisi mükellefiyeti kaydının yer aldığının görüldüğü, 2024 takvim yılı yıllık gelir vergisi beyannamesinde 213 sayılı VUK'nun 176.maddesi 2 fıkrası kapsamında 2. Sınıf tüccar sıfatı ile işletme hesabına göre defter tuttuğu hususlarının bildirildiği, tarafların tacir olmadığı eldeki davada yukarıda belirtilen madde hükümleri gereğince davaya konu uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir. 6100 sayılı HMK'nın 2/1. maddesinde “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bir kişinin ticaret siciline kaydının olmaması tacir olmadığını, esnaf olduğunu göstermediği gibi işletme hesabına göre defter tutuyor olması da esnaf olduğunu göstermemektedir. Tarafların esnaf sayılabilmesi için vergiye esas hasılat/satış unsuru yanında, iktirasdi faaliyetinin sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayanması ile esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil(berber, terzi gibi) olması gerekmektedir. Dava, 135.000-TL fatura bedeline dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki ticari ilişkinin, her iki taraf açısından ticari işletme düzeyinde gerçekleştirilen ticari faaliyet kapsamında olduğuna dair dosya kapsamında bir bilgi ve belge bulunmadığı, tarafların iddia ve savunmalarına konu hukuki münasebetin de, mutlak surette her iki tarafın ticari işletme faaliyetini gerektirir nitelikte olmadığı, keza tarafların ticaret sicilinde gerçek kişi ticari işletme kayıtlarının olmadığı, "Çeşitli Medya Reklamları İçin Alan Ve Zamanın Bir Ücret veya Sözleşmeye Dayalı Olarak Satışına Dair" mükellefiyet kaydı olan davacının işletme esasına göre defter tuttuğu, tacir olduğu anlamına gelecek şekilde bilanço esasına göre defter tutmadığı, keza lokanta faaliyetinden dolayı vergi mükellefiyet kaydı bulunan davalının da işletme esasına göre defter tuttuğu, taraflar işletme esasına göre defter tutsalar da iktisadi faaliyetlerinin, ticari işletme düzeyinde olduğuna dair dosya kapsamında bir bilgi bulunmadığı nazara alındığında, nispi nitelikte ticari dava söz konusu olmayıp, HMK 2. madde uyarınca davaya bakmak görevi asliye hukuk mahkemesine aittir SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Büyükçekmece11. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 13/04/2026 gününde oy birliğiyle karar verildi. KANUN YOLU: Kesin olmak üzere