Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve kısıtlama kararından dolayı tutukluluğa etkili bir şekilde itiraz edilememesi nedenleriyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve kısıtlama kararından dolayı tutukluluğa etkili bir şekilde itiraz edilememesi nedenleriyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 19/2/2014 tarihinde Konya Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 24/3/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 12/6/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 12/8/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 26/8/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:Başvurucu; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, tehdit, tefecilik yapma ve yağma suçları nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında Konya Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine 25/1/2010 tarihinde yakalanarak gözaltına alınmış ve Konya Sulh Ceza Mahkemesinin 29/1/2010 tarihli ve 2010/27 sayılı kararı ile tutuklanmıştır. Mahkemenin tutuklama gerekçesi şu şekildedir:"... Fatih ILDIRAR'ın suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve birden fazla kişi ile yağma suçlarından, üzerlerine atılı suçları işlediklerinedair kuvvetli suç şüphesi bulunması, delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, tanık mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunulma hususlarındaki kuvvetli şüphenin varlığı nazara alınarak CMK’nun 100/1-2/b ve 101 maddeleri uyarınca tutuklanmalarına... " Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca başvurucu ve diğer yirmi iki sanık hakkında 25/1/2010 tarihli ve 2010/2677 Soruşturma sayılı yazı ile gizlilik kararı verilmesi talep edilmiştir. Bunun üzerine Konya Sulh Ceza Mahkemesinin 25/1/2010 tarihli ve 2010/23 Değişik İş sayılı kararıyla soruşturmanın amacını tehlikeye düşürme makul şüphesi bulunduğundan 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gizlilik kararı verilmiştir.Başvurucu hakkında, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 27/9/2010 tarihli ve E.2010/468 sayılı iddianamesi ile "basit tehdit, tefecilik yapmak, birden fazla kişi tarafından birlikte yağma, bir adet ateşli silah ve mutat sayıdaki mermileri bulundurma, suç işlemek amacıyla örgüte üye olmak" suçlarından cezalandırılması istemiyle Adana Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Başvurucu hakkında son olarak Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 6/2/2014 tarihli duruşmadatahliye talebinin reddine vetutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Başvurucu bu karara itiraz etmemiştir.Başvurucu 19/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Adana Ağır Ceza Mahkemesinin E.2010/206 sayılı dosyasında yargılamaya başlanmıştır. Adana Ağır Ceza Mahkemesi 10/3/2014 tarihli ve E.2010/206, K.2014/27 sayılı kararıyla 6/3/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un maddesi ile değişik 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un maddesi uyarıncagörevsizlik kararı vererek dosyayı Konya Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir. Bu karar üzerine dosya, Konya Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/179 sayılı esasına kaydedilmiştir. Başvurucu 12/5/2014 tarihinde adli kontrol hükümleri uygulanarak tahliye edilmiştir.Konya Ağır Ceza Mahkemesi 3/6/2015 tarihli ve E.2014/179, 2015/228 sayılı kararıyla başvurucunun tefecilik suçundan 6 yıl 3 ay hapis ve 000 TL adli para cezası, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan 2 ay 15 gün hapis ve 000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, tehdit ve yağma suçlarından beraatine karar vermiştir.Anılan karar temyiz edilmiş olup temyiz incelemesi devam etmektedir.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun , , , maddeleri. 5271 sayılı Kanun' un maddesinin ilgili bölümü şöyledir:“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa. (3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir: a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; … (Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık (madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149), ... Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220)...”5271 sayılı Kanun’un maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî nedenlere yer verilir.(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/97 md.) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda; a) Kuvvetli suç şüphesini, b) Tutuklama nedenlerinin varlığını, c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu, gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir.” 5271 sayılı Kanun’un maddesinin (2), (3) ve (4) numaralı fıkraları şöyledir:"(2) Müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir....(3) Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz. (4) Müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir.”