4. Hukuk Dairesi 2021/26064 E. , 2024/7689 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1690 E., 2021/2216 K. DAVA TARİHİ : 17.12.2019 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/ İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/347 E., 2021/150 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararı
**4. Hukuk Dairesi 2021/26064 E. , 2024/7689 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1690 E., 2021/2216 K. DAVA TARİHİ : 17.12.2019 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/ İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/347 E., 2021/150 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile davalı ... arasında kredi sözleşmeleri imzalandığını, davalılardan ...'un bu sözleşmelerin müşterek borçlu müteselsil kefili olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2019/9303 takip sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, bu takibin kesinleştiğini, haczedilecek mal varlıklarının bulunmadığını, davalı ...'un maliki bulunduğu taşınmazı davalı ...'ya, davalı ...'un ise maliki bulunduğu taşınmazı ...'a devrettiğini, işlemlerin muvazaa içerdiğini ileri sürerek, yapılan tasarrufların iptali ile taşınmazlara ilişkin satış sözleşmesinden kaynaklı her türlü hak ve alacak üzerinde cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkillerinin evli olduklarını, ekonomik nedenlerle taşınmazları satıp borçlarını ödemek için kullandıklarını, bedellerini alıcı diğer davalıların banka kanalıyla ödediklerini, taşınmazları teslim ettiklerini, rayiç değerlere göre satışlarının yapıldığını, alıcı davalılar ile akraba ve yakın arkadaş ilişkisi iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkillerinin yatırım yapmak amacıyla taşınmazları satın aldıklarını, bedellerini banka kanalıyla ödediklerini, rayiç değer üzerinden satın almanın gerçekleştiğini, davalı borçluların kredi borçları ile diğer ticari durumlarını bilmediklerini, arkadaş olmadıklarını, taşınmazlarını satın aldıktan sonra kiraya verdiklerini, kira gelirlerini tahsil ettiklerini açıklayarak, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlular ile diğer davalılar arasında akrabalık ilişkisi tespit edilemediği, aynı iş kollarında faaliyet göstermedikleri, taşınmazların devredildiği davalılar ile diğer borçlu davalılar arasında itimadı gerektirecek arkadaşlık veya yakın ilişkinin de kanıtlanamadığı, taşınmazların tapuda gösterilen değerleri ile satış senedindeki değerler arasında bir katı aşan bir fark olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalılar arasındaki yakın arkadaşlığın dosyadaki deliler ile sabit olup tasarrufların iptale tabi olduğunu, davalı ...'un Hentbol Magazin dergisinde ... Kuyumculuk ile birlikte katılmış oldukları etkinliğe ait fotoğraflarının mevcut olduğunu, kaldı ki davalılar ... ve ... arasında çekilmiş olan fotoğrafların 18.01.2016 tarihi olduğunu, 2016 yılında tanışıp 2018 yılında satışı gerçekleştirmenin tesadüfle açıklanamayacağını, davalı ... ve ...’ın uzun zamandır aynı nargile gurubunda olduklarını ve birbirlerini tanıdıklarını, bunun davalı tanığı beyanları ile de sabit olduğunu, davalıların müsait olamadıkları için aynı gün devir yaptıkları iddiasının da dinlenemeyeceğini, yakın arkadaş olan iki kişiye aynı gün aynı saatlerde devrin yapılmasının tesadüf ile açıklanamayacağını, ... Kuyumculuğun davalı borçluların oğlu Burak Uygur’u herkese açık instagram hesabından takip ettiğini, aynı şekilde davalı borçlu ...'un da ... Kuyumcululuğun hesabını takip etmekte olduğunu, davalıların arasında sadece alıcı-satıcı ilişkisi olmadığını, kişilerin ailecek sosyal medya hesaplarından birbirlerini takip ediyor olduklarını, davalı borçlu ...’un ...’un eşi olması yine davalı ... ve ...’nun iş ortağı ve çok yakın arkadaş oldukları düşünüldüğünde davalıların birbirlerini uzun zamandır tanıdıklarının anlaşıldığını, devir bedelinin ödendiğini kabul anlamına gelememek kaydıyla davalılar tarafından ödenen devir bedellerinin aynı şubeden çok kısa bir süre içinde geri çekildiğini, delil oluşturmak amacıyla banka kanalıyla ödeme yapıldığının ortada olduğunu, dosyaya sunulmuş olan kira sözleşmelerinin her zaman düzenlenebilir olduğunu, dava konusu taşınmazların devir bedelleri ile devir tarihindeki gerçek değerleri arasında misliyle fark bulunmasa da taşınmazların gerçek değerlerinden düşük bedeller ile devredilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların satış tarihi itibariyle belirlenen değerleri ile tapuda gösterilen değerleri arasıda mislini aşan fark olmadığı ve bu bedellerin banka kanalı ile ödendiğinin ispatlandığı, İİK'nun 280/1 maddesinde vücut bulan emareyi gösterir şekilde akrabalık, tanışıklık ve arkadaşlığın ispatlanmadığı, aynı nargile grubunda olunmanın arkadaşlığı göstermeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.