10. Hukuk Dairesi 2023/5283 E. , 2024/8974 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1792 E., 2023/136 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/125 E., 2021/443 K. Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkem
**10. Hukuk Dairesi 2023/5283 E. , 2024/8974 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1792 E., 2023/136 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/125 E., 2021/443 K. Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacılar vekili, dava dilekçesinde, davacılardan ...'ın oğlu, ...'ın ise kardeşi olan ...'ın, davalı şirketin işçisi olduğunu, diğer davalıya ait iş yerinde 08.11.2017 tarihinde meydana gelen patlama sonucu vefat ettiğini belirtmek sureti ile baba ... için 100.000 TL maddi,150.0000 TL manevi, kardeş ... için 100.000 TL maddi, 150.0000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde, müteveffanın olay günü mesai saatleri içerisinde fabrika bahçesinde sigara içerken meydana gelen patlama sonucu vefat ettiğini, patlamanın meydana geldiği anda fabrika içerisinde çalışması gereken müteveffanın mola saati olmamasına rağmen iş yeri kurallarına aykırı olarak fabrika bahçesinde bulduğunu, müteveffanın müterafik kusurunun meydana gelen olaydaki varlığı nazara alınarak tazminat miktarında tenkis yapılması gerektiğini belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... Tekstil San ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, davalı şirketin işletmesine komşu olan diğer davalıya ait tekstil boyama fabrikasında 08.11.2017 günü meydana gelen patlama sonucu etrafa yayılan parçalardan bir kısmının davalı şirketin işçisi olan ve o sırada mola sebebiyle işletmenin dışında bulunan ... ...'a isabet ederek vefatına yol açtığını, olayın meydana gelmesinde davalı şirketin veya çalışanlarının hiç bir kusuru bulunmadığını, manevi tazminat taleplerinin de haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazasının meydana gelmesinde; ölen sigortalı ...'ın kusursuz, davalı işvereninin % 70, dava dışı işçi ...'in % 30 oranında kusurlu bulundukları kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile 1- Davacı ... yönünden taleple bağlı kalınarak 100.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ... yönünden 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, 2- Davacı ... yönünden açılan maddi tazminat talebinin reddine, Davacı ... yönünden 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, 3- Davalı ... Tekstil Ltd. Şti. bakımından davanın husumet yokluğu sebebi ile reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesinin davalı şirket yönünden husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar vermesinin yerinde olmadığını, adı geçen davalının tehlike esasına dayalı kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, ağabeyinin vefatı ile maddi destekten yoksun kalan kardeş adına tazminat verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı kardeş ... yararına hükmedilen 20.000,00 TL manevi tazminatın çok az olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; sigortalının ölümüne neden olan kazanın, sigortalının işvereni olan davalı şirkete komşu davalı ...'e ait iş yerinde 08.11.2017 tarihinde buhar kazanının patlaması sonucu meydana gelmesi, iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişiler tarafından ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlenen, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli bulunan, kusur aidiyet ve oranlarının dayanakları açıkça belirtilen 25.11.2019 tarihli raporda da iş kazasının meydana gelmesinde; davalı ...'in %70, kazan operatörü olan dava dışı ...'in %30 oranında kusurlu olduklarının, ölen sigortalı ile onun işvereni olan davalı şirketin ise kusurları bulunmadığının mütalaa edilmesi hep birlikte değerlendirildiğinde; kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu anlaşılan davalı şirket hakkında pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, her ne kadar 01.01.2016 doğumlu olan ve kaza tarihinde henüz 2 yaşını da doldurmayan küçük davacı ... ile ölen sigortalı arasında kardeşlik ilişkisi bulunmakta ise de; ölen sigortalının hak sahibi olarak sadece ...’a gelir bağlanması, mirasçılarının ise sadece ... ile ... olması, küçük davacı ... ile ölen sigortalının baba aynı, anne ayrı kardeş olmaları, ana/baba ile çocuk arasında olduğu gibi kardeşler arasında da varsayımsal bir destek ilişkisinin kabul edilmesinin mümkün bulunmaması, küçük davacı ile ölen sigortalı arasında eylemli ve düzenli bir destek ilişkisi olduğunun da ispatlanamaması karşısında davacı ...'ın maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik olmadığı, Mahkemece benimsenen kusur aidiyet ve oranları, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli ve tarihi, küçük davacı ...'in kaza tarihindeki yaşı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı ... lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili, iş kazası nedeniyle istinaf dilekçe içeriğini tekrarla davalı şirket yönünden husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar vermesinin yerinde olmadığını, adı geçen davalının tehlike esasına dayalı kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, ağabeyinin vefatı ile maddi destekten yoksun kalan kardeş adına tazminat verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı kardeş ... yararına hükmedilen 20.000,00 TL manevi tazminatın çok az olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 18 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3.Dosya içeriğine göre davacılar lehine hükmolunan her bir tazminat hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacıların temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.