(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/404 E. , 2011/732 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının raporlu olduğ…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/404 E. , 2011/732 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının raporlu olduğu sırada, telefonunun kapalı olduğu gerekçesi ile işveren tarafından savunmasının istendiğini, davacının yazılı olarak savunma verdiğini, işveren tarafından haksız ve kötü niyetli olarak hukuka aykırı şekilde davacının iş akdinin feshedildiğini, ancak davacıya yazılı fesih bildiriminde bulunulmadığını belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının 26/12/2008 ve 11/01/2009 tarihleri arasında sağlık raporu almak suretiyle işine devam etmediğini, söz konusu sağlık raporunu da davalı işverene ulaştırmadığını ve konu ile ilgili davacı tarafından da herhangi bir açıklama yapılmadığını, davacının raporlu olduğu dönemde kendisinin ilgilenmekte olduğu müşterilerden işveren çok sayıda talep geldiğini, davacı tarafından yürütülmekte olan siparişlerin yerine getirilemediğini, davacıya telefonla ulaşılmaya çalışıldığını ancak telefonu kapalı olduğundan davacıya ulaşmanın mümkün olmadığını, siparişlerin gereği gibi yerine getirilememesi nedeniyle davalı şirketin zor durumda kaldığını ve müşterilerden bazılarını kaybettiğini, bazılarına da ciddi miktarlarda iskonto yapmak zorunda kaldığını, bu nedenle de 13/01/2009 tarihi itibariyle davacının iş akdinin tek taraflı olarak feshedildiğini, davacının iş akdinin feshedildiği dönemde davalı şirket bünyesinde 28 işçinin çalıştığını, dolayısıyla iş güvencesi hükümlerinin uygulanması için gereken işçi sayısının da mevcut olmadığını, bu nedenle de davalı şirket bakımından fesih bildiriminin yazılı olarak yapılmasının zorunlu olmadığını, buna rağmen davacıya yazılı olarak fesih bildirimi yapılmak istendiğini ancak davacının fesih bildirimini tebliğ almadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının iş akdinin feshedildiği ocak ayını takip eden ayda 32 çalışan bulunduğu, işyerinin 30 işçi çalıştırma kapasitesi olduğu, davanın bir aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı, işe iade davası koşullarının bulunduğu, davacının iş akdinin 13.01.2009 tarihli fesih bildirimi ile "raporlu olduğu dönemde telefonlara bakmadığından " bahisle sona erdirildiği, fesih bildiriminin davalıya tebliğ edilemediğine dair ayrı bir tutanak