1. Ceza Dairesi 2021/8303 E. , 2021/8090 K. "" Müşteki Faruk Özden’i kasten yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18.06.2020 tarihli ve 2020/3488 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İskenderun 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.10.2020 tarihli ve 2020/1796 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 01.03.2021 tarihli ve 20…
**1. Ceza Dairesi 2021/8303 E. , 2021/8090 K.** **"İçtihat Metni"** Müşteki Faruk Özden’i kasten yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18.06.2020 tarihli ve 2020/3488 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İskenderun 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.10.2020 tarihli ve 2020/1796 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 01.03.2021 tarihli ve 2021/424 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.03.2021 tarihli ve 2021/35749 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, şüphelinin olay günü müştekiyi sopa ile darp ettiği iddiası kapsamında yapılan soruşturma neticesinde, müştekinin alınan doktor raporuna göre herhangi bir darbeye maruz kalmadığının tespit edilmesi nedeniyle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; şüphelinin 05.03.2020 tarihinde kollukta ve İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığında alınan savunmasında müşteki ile kavga ettiklerini ve kendisinin müştekiye, müştekinin de kendisine vurduğunu beyan etmesi, tanık ...’ın 05.03.2020 tarihinde kollukta bilgi sahibi sıfatı ile alınan ifadesinde şüphelinin müştekiye sopa ile vurduğuna dair, tanıklar ... ile ...’ın da aynı tarihte kollukta alınan ifadelerinde şüpheli ile müştekinin kavga ettiklerine dair beyanda bulunmaları karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli şüphe oluşturacak delilin bulunduğu, bu delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeksizin, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Müştekinin şüpheli tarafından yaralandığına dair şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; şüpheli hakkında suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve verilen bu karara karşı yapılan itirazın, mercii tarafından reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda; “Madde 160 - (1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.