13. Hukuk Dairesi 2016/4968 E. , 2018/10014 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalı ile imzalanan 28.03.2013 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi ile ... Blok 33 nolu bağımsız böl…
**13. Hukuk Dairesi 2016/4968 E. , 2018/10014 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalı ile imzalanan 28.03.2013 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi ile ... Blok 33 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, davalı idarenin lüks ve prestijli konut olarak nitelendirdiği Turkuaz Vadisi konutlarına ilişkin hazırladığı mahal listesi, şartname, tanıtım broşürlerinde belirtildiği özelliklerde daireyi teslim etmeyerek mağduriyet yaşamasına sebep olduğunu, satılan daire ve dairenin ait olduğu bloğa ilişkin ortak alanların fen, inşaat ve sanat kurallarına uygun yapılmamış olduğunu, daire içinde ve ortak alanlarda eksik ve ayıplı imalatların mevcut olduğunu, dairenin tamamının projede belirlenenden daha küçük biçimde eksik inşa edildiğini, inşaat, elektrik tesisat, soğuk su, yağmur suyu, doğalgaz tesisatı, asansörler, ısı ve su izolasyonları, açık otoparklar, çevre düzenlenmesi yönünden eksik ve ayıplı imalatların mevcut olduğunu ileri sürerek; bağımsız bölüm bedelinde meydana gelen değer düşüklüğü nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 08.12.2015 tarihinde talebini 10.312,25TL'ye yükseltmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 2.800,00TL'nin davalıdan tahsiline, bu miktarın 1.500,00 TL'sine dava tarihinden, bakiye miktara ıslah tarihinden yasal faiz işletilmesine karar verilmiş; hüküm,taraflarca temyiz edilmiştir. 1-6100 sayılı HMK.nun 294.maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.nun 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. HMK.nun 298/2 maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK.nun yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir.