8. Hukuk Dairesi 2018/6435 E. , 2020/7096 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili ve davalı ... ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili, vekil edenleri ile davalıların ortak mülkiyetinde bulunan dava dilekçesinde belirti…
**8. Hukuk Dairesi 2018/6435 E. , 2020/7096 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili ve davalı ... ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili, vekil edenleri ile davalıların ortak mülkiyetinde bulunan dava dilekçesinde belirtilen 10 adet taşınmazın tamamının uzun yıllardır davalılar tarafından kullanıldığını belirterek, dava tarihinden geriye doğru 5 yıl için ecrimisil talep etmiş ve bilahare taleplerini 5.424,61 TL’ye yükseltmiştir. Davalılar cevap dilekçesi vermemiştir. Mahkemece, 5 adet parsel yönünden dava reddedilmiş, diğer 5 parsel yönünden davalı ... ve ...’e karşı açılan dava kısmen kabul edilerek toplam 3.629,64 TL’ye hükmedilmiş olup; karar, davacılar vekili, davalı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, ecrimisil istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden dava konusu edilen 10 adet taşınmazın bir kısmının çay bahçesi, bir kısmının çalılık, bir kısmının tarla niteliği ile tapuda kayıtlı olduğu, taşınmazlarda davacılar ile davalılardan ... ve ... ve dava dışı kişilerin paylı malik olduğu anlaşılmıştır. 1. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; a) Somut olayda davacı tarafın birden fazla taşınmaz için birden fazla davalıya dava açtığı ancak, hangi taşınmazın ne kadarlık bölümünün hangi davalı tarafından kullanıldığının ve taşınmazlarda ayrı ayrı fiili taksim durumunun olup olmadığının davacılar vekiline açıklattırılmadığı ve bu hususlarda yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte; davacıların sunduğu tanık listesinde dinlenmeyen tanıklarının olduğu açıktır. b) Diğer yönden; davalı ... 27.10.2015 havale tarihli rapora itiraz dilekçesinde, “..çay bahçeleri ile ilgili ecrimisil tutarlarına diyecek bir şeyim yok. Belirtilen tutarı kabul ediyorum, vermeye da razıyım. Davacılar isterlerse payları oranında taşınmazdan yaralanabilirler. Bu hususu hiçbir şekilde engellememekteyim.” şeklinde beyanda bunduğu halde, beyanında belirttiği çay bahçelerinin hangi çay bahçeleri olduğu, bu kullanımın payını aşan nitelikte olup olmadığı, belirtilen yerler bakımından intifadan men şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususları bahsi geçen davalıdan sorulmadan ve bu hususlarda yeterli araştırma inceleme yapılmadan davalı ...’in bahsi geçen beyanına rağmen eksik araştırmayla bu davalı yönünden davanın tümden reddi doğru olmamıştır. Mahkemece; davacılar vekiline hangi taşınmazın ne kadarlık kısmının hangi davalı tarafından kullanıldığı ve hangi davalıdan ne kadar ecrimisil talebinde bulunulduğu hususları sorulmalı, dinlenmeyen tanıkları da dinlenmeli aynı zamanda davalı ...’in de bahsi geçen dilekçesinde belirttiği hususlar sorularak oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.