Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2745 E. , 2024/5323 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2745 Karar No : 2024/5323 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı ... VEKİLİ : Av.... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Çelik Sanayi Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILA…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2745 E. , 2024/5323 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2745 Karar No : 2024/5323 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı ... VEKİLİ : Av.... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Çelik Sanayi Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir ili, ... ilçesi, ... mahallesi sınırları içerisinde ve tapunun ... ada, ... sayılı parselinde kayıtlı alanda ... Çelik Sanayi A.Ş. tarafından kurulması planlanan "Çelikhane Cürufu Depolama ve Geri Kazanım Tesisi"ne ilişkin ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlık konusu ÇED raporunun floristik açıdan eksiklikler içerdiği, alana ilişkin bitki listesinin güvenilir veriler içermediği, proje alanı zemin yapısının volkanik kökenli kayaç birimleri oluşturduğu ve bu kayaçların su geçirimliliği yönünden geçirimsiz veya az geçirimli olduğu, bu nedenle yağmur suları yeryüzüne düşer düşmez az bir miktarı yeraltına sızarak eğim yönünde hızlı bir akışa geçeceği ve dere yatakları vasıtası ile Çıtak Yapay Göl yatağına ve Güzelhisar Çayına ulaşacağı, ancak bu esnada havzaya düşen yağmur sularının işletmenin ana girdisi olan çelikhane cürufu ile temasa geçeceği, yüksek düzeyde yüzey sularının yer altı sularını kirletme riski bulundurduğu, yer altı sularının, akiferin kirlenmesi durumunda yer altı su kaynaklarının kullanımının olumsuz yönde etkileneceği ve hatta kullanılamaz hale gelebileceği, projede ana girdi olarak kullanılacak olan çelikhane cürufu ile bölgeye düşen yağmur sularının etkileşimi konusunda proje dosyasında yeterli bilimsel veri tespit edilmediği, dolayısıyla proje uygulamasının Jeolojik ve Hidrojeolojik yönden uygun olmadığı, diğer taraftan proje alanı çevresindeki 3 km mesafe içinde kapama şeklinde zeytinlik alanlar ile daha az yoğunlukta deliceye aşılı zeytinlik alanların olduğu, tesisin işletilmesi sürecindeki toz oluşumunun meydana geleceği, çalışma süresi dikkate alındığında toz oluşumunun devamlı olması nedeniyle dava konusu yapılması planlanan tesisin işletilmesinden kaynaklanacak olan toz etkisinin tarımsal açıdan çevredeki 3 km uzaklık içinde bulunan zeytinlik alanlardaki zeytin ağaçlarının vejetatif ve generatif gelişimini olumsuz olarak etkileyeceği ve zarar vereceği, ÇED dosyasında bu konu ile ilgili alınacak önlemlerin genel bilgiler şeklinde ve oldukça yetersiz bir şekilde verildiği, ÇED dosyasının tarımsal açıdan etkiler ve alınacak önlemler ile ilgili eksiklikler içerdiği ve bu nedenlerle de ÇED dosyasının tarımsal açıdan uygun olmadığı sonucuna varıldığı, tesis edilen dava konusu işlemde bu gerekçelerle hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçeleri ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : ÇED Yönetmeliği hükümleri gereğince gerekli iş ve işlemlerin usulüne uygun olarak yerine getirildiği, davacının, alanın 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında ''makilik ve fundalık alanlar'' olarak planlandığı, bu nedenle yer seçiminin uygun olmadığını belirttiği, Orman Genel Müdürlüğünün projenin orman sayılmayan alanda yer aldığının tespit edildiği yönünde görüş bildirdiği, İzmir İl Tarım Müdürlüğünün görüşünde tarım dışı kullanımının uygun görüldüğünün belirtildiği, projenin ÇED süreci amacına uygun olarak yürütüldüğü belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davaya konu işlemin yalnızca proje alanını değil, tüm sistemi olumsuz yönde etkileyeceği, bölgeye özgü flora, fauna ve endemik türlerin de zarar görmesine sebebiyet vereceği, bölgede var olan su sıkıntısının artacağı belirtilerek, davalının temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü, Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde ve tapunun ... ada, ... sayılı parselinde kayıtlı alanda ... Çelik Sanayi A.Ş. tarafından kurulması planlanan "Çelikhane Cürufu Depolama ve Geri Kazanım Tesisi"ne ilişkin olarak verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir. 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek-III bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar; Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler şeklinde düzenlemeler yer almıştır. Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. maddesindeki unsurlar yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir. Öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıf yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi Raporuna İtiraz" başlıklı 281. maddesinde; (1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyası ve ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi önemli bir gereklilik olmakla birlikte; böyle bir heyet tarafından hazırlanacak bilirkişi raporunun, dava konusu proje kapsamında öngörülen faaliyetin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin minimize edilmesi için Proje Tanıtım Dosyası ya da ÇED Raporu içinde yer verilen önlemlerin yeterli olup olmadığının tespit edilerek değerlendirilmesi açısından, tarafları tatmin edici düzeyde hazırlanmasının da önemli bir gereklilik olduğu açıktır. Belirtilen hususların sağlanması, adil bir yargılama yapılması açısından önem arz etmektedir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bilirkişi raporunda eksiklik veya belirsizlik arz eden hususların varlığı durumunda, Mahkemece bu hususların, bilirkişiye tamamlattırılması ya da belirsiz olan hususların açıklattırılması veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği sonucuna varılmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için İdare Mahkemesince, yaptırılan keşif sonrasında hazırlatılan bilirkişi heyeti raporundaki tespitler dikkate alınmış olup, 2 Ziraat Mühendisi, Çevre Mühendisi, Jeoloji Mühendisi ve Flora Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması sonrasında hazırlanan söz konusu bilirkişi raporunda özetle; DAVAYA KONU İŞLEMİN ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ ... Projenin işletme aşamasından kaynaklı toz emisyonlarının, SKHKKY sınır değerlerini sağladığı ve bu bakımdan toz kaynaklı etkilerin özellikle hassas alıcı noktalarda insan sağlığı açısından kabul edilebilir düzeyde kalacağı öngörüldüğü, projenin inşaat aşamasında, toz oluşumunu önlemek için su kullanılacak ve bu suyun tamamı buharlaşacağı için atık su olmayacağı, çalışma alanlarında toz oluşumunu azaltmak için kullanılacak su miktarı 2 m3/gün olarak planlandığı, inşaat aşamasında çalışacak her bir personelin içme ve kullanma suyunun atık su olarak geri döneceği ve günlük kişi başına 221 litre/gün su tüketimi hesaplanarak toplam su ihtiyacının belirlendiği, iletme aşamasında herhangi bir işlem veya insan tüketimi kaynaklı atık su deşarjı yapılmayacağı, işletme döneminde ise yaklaşık 10 kişinin çalışacağı ve günlük toplam 2,21 m3/gün su ihtiyacı olduğu öngörüldüğü, proje kaynaklı olarak oluşacak evsel nitelikli atıksu, katı atık ve diğer atıkların ilgili yönetmeliklere uygun olarak depolaması ve bertarafının sağlanması durumunda bu atıklardan kaynaklı çevresel etki oluşma riski düşük olduğu, faaliyet alanında 3500 metre mesafede oluşabilecek gürültü seviyesi yaklaşık olarak 31,84 dBA olarak belirlendiği, proje alanına en yakın yerleşim yeri olan ... köyü ise 1800 metre mesafede olduğu, 2000 metrelik kümülatif ses gücü düzeyi ise 38,23 dBA olarak hesaplandığı, gerçek gürültü seviyeleri, yapılan hesaplamalardan daha düşük olacak ve sınır değerin çok daha altında olacağı, sonuç ve kanaatine varıldığı, DAVAYA KONU İŞLEMİN JEOLOJİ/HİDROJEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ ...Proje Sahası bulunduğu alanın havzanın yüksek kotunda bulunduğu, bölgenin ve çevresinin yerüstü ve yar altı suyu akım yönünün proje alanı çevresinde bulunan dere yatakları kanalı ile Çıtak Yapay Gölü yatağına ve Güzelhisar Çayına doğru olduğu, bölgenin yüksek kotlarının ve proje alanı zemin yapısını volkanik kökenli kayaç birimleri oluşturduğu, volkanik birimli kayaçlarının su geçirimliliği yönünden geçirimsiz, az geçirimli olarak tanımlandığı, yağışlı mevsimlerde havzanın yüksek kotlarına düşen yağmur suları yeryüzüne düşer düşmez az bir miktarı yeraltına sızarak eğim yönünde hızlı bir akışa geçeceği, dere yatakları vasıtası ile Çıtak Yapay Göl yatağına ve Güzelhisar Çayına ulaşacağı, bu esnada havzaya düşen yağmur suları işletmenin ana girdisi olan (demir içerikli) Çelikhane Cürufu ile temasa geçeceği, projenin ana girdisi olan çelikhane cürufunun yüksek düzeyde yüzey sularını ve yer altı sularını kirletme riski bulundurduğu, yer altı sularının, akiferin kirlenmesi durumunda yer altı su kaynaklarının kullanımının olumsuz yönde etkileneceği, hatta kullanılamaz hale getirebileceği, projede ana girdi olarak kullanılacak olan Çelikhane Cürufi ile bölgeye düşen yağmur sularının etkileşimi konusunda proje dosyasında yeterli bilimsel veri tespit edilemediği gerekçesiyle Proje Uygulamasının Jeolojik ve Hidrojeolojik yönden uygun olmadığı kanaatinin oluştuğu, DAVAYA KONU İŞLEMİN ZİRAAT MÜHENDİSLİĞİ VE TARIMSAL ÇEVREYE ETKİLERİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ...Kırma, toz oluşumuna neden olan bir işlem olduğu, bu durumun ÇED raporunda da açıkça belirtildiği, ÇED raporundaki iş akım şemaları incelendiğinde projenin bir çok aşamasında toz oluşumunun olduğuda açık olduğu, Proje süresinin 50 yıl ve yılın 300 günü tam kapasite ile çalışacağı belirtildiği, bu nedenle toz oluşumunun ve birikinin veya havada asılı olan tozun azda olduğu düşünülsede bu etkinin katlanarak yıllar içinde artacağı ve oluşacak olan toz çevreye özelliklede çok yakında bulunan çıtak sulama göleti ile proje alanının 2000 metre kuzey doğusundaki tarım alanlarını etkileyeceği, yine ÇED raporunda verilen bir şemadada toz oluşumunun devamlı olduğu ve getirilen 300 mm çaptaki cürufun 0-5 mm ye kadar kırılacağı görüldüğü, bu işlem ve sonrasındada tesisi alanı içinde taşıma ve depolama süreçlerinde tanecik boyutu 300 mm den 0-5 mm ye kadar küçültülen malzemenin toz oluşumuda dahada artarak rüzgar ile daha taşınabilir yani toz oluşumuna uygun bir konuma geleceği, proje alanı çevresindeki 3 km mesafe içinde kapama şeklinde zeytinlik alanlar ile daha az yoğunlukta deliceye aşılı zeytinlik alanların olması, tesisin işletilmesi sürecindeki toz oluşumunun meydana geleceği, çalışma süresi dikkate alındığında toz oluşumunun devamlı olması nedeniyle dava konusu yapılması planlanan tesisin işletilmesinden kaynaklanacak olan toz etkisinin tarımsal açıdan çevredeki 3 km uzaklık içinde bulunan zeytinlik alanlardaki zeytin ağaçlarının vejetatif ve generatif gelişimini olumsuz olarak etkileyeceği ve zarar vereceği, ÇED dosyasında bu konu ile ilgili alınacak önlemlerin genel bilgiler şeklinde ve oldukça yetersiz bir şekilde verilmesi, ÇED dosyasının tarımsal açıdan etkiler ve alınacak önlemler ile ilgili birçok eksiklikler içerdiği ve bu nedenlerlede tarımsal açıdan; kurulması planlanan "Çelikhane Cürufu Depolama ve Geri Kazanım Tesisi"ne ilişkin verilen ve ... tarihli, E-... sayılı işlem ile bildirilen ...tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının tarımsal açıdan ve zeytincilik kanunu açısından uygun olmadığı kanaatine varıldığı şeklinde görüş, kanaat ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. Dosyanın incelenmesinden; Mahkeme tarafından karara esas alınan bilirkişi raporunda, proje alanı zemin yapısının volkanik kökenli kayaç birimleri oluşturduğu ve bu kayaçların su geçirimliliği yönünden geçirimsiz veya az geçirimli olduğu, bu nedenle yağmur suları yeryüzüne düşer düşmez az bir miktarı yeraltına sızarak eğim yönünde hızlı bir akışa geçeceği ve dere yatakları vasıtası ile Çıtak Yapay Göl yatağına ve Güzelhisar Çayına ulaşacağı, ancak bu esnada havzaya düşen yağmur sularının işletmenin ana girdisi olan çelikhane cürufu ile temasa geçeceği, yüksek düzeyde yüzey sularının yer altı sularını kirletme riski bulundurduğu, yer altı sularının, akiferin kirlenmesi durumunda yer altı su kaynaklarının kullanımının olumsuz yönde etkileneceği ve hatta kullanılamaz hale gelebileceği, projede ana girdi olarak kullanılacak olan çelikhane cürufu ile bölgeye düşen yağmur sularının etkileşimi konusunda proje dosyasında yeterli bilimsel veri tespit edilmediği, dolayısıyla proje uygulamasının Jeolojik ve Hidrojeolojik yönden uygun olmadığı yönünde bilimsel değerlendirmenin yapıldığı anlaşılmakta, ancak bilirkişi heyeti içerisinde yer alan jeoloji mühendisi bilirkişinin hidrojeoloji uzmanlığının bulunup bulunmadığı tespit edilememektedir. Ayrıca; flora yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeler sonucunda, ÇED Raporunun floristik açıdan eksiklikler içerdiği, alana ilişkin güvenilir veriler içermediği yönünde tespitler yapılmışsa da, projenin etki alanında bulunan fauna çeşitliliği ve söz konusu projenin alandaki faunaya muhtemel etkileri hususunda raporda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, bilirkişi heyeti içerisinde bu yönden tespitlerde bulunabilecek bilimsel yeterliliğe haiz biyolog/fauna uzmanı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, tarafların iddia ve savunmaları dikkate alınarak, mevcut bilirkişi heyetine biyolog/fauna uzmanı ile gerekirse hidrojeolog da eklenmesi suretiyle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, yukarıda belirtilen eksik hususlar Mahkemece açıklığa kavuşturulduktan sonra, uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararda bu yönden hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Diğer yandan; aynı ilçede bulunan ve aynı nitelikli faaliyet olması sebebiyle benzer çevresel etkilerin irdelendiği, farklı davacılar tarafından açılan davada, ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararı Dairemizin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulmuş olup, her iki dosyada da aynı çevresel etkilerin incelendiği dikkate alındığında, dosyalara özgü durumlar dışındaki, diğer benzer hukuki değerlendirmelerde çelişki olmaması adına bahsi geçen dosyaların da yargılamada değerlendirilmesinin gerektiği tabiidir. Bu itibarla, yukarıda belirtilen gerekçelerle, karara dayanak alınabilecek nitelikte bulunmayan bilirkişi raporu esas alınarak verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 02/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Davada; İzmir ili, ... ilçesi, ... mahallesi sınırları içerisinde ve tapunun ... ada, ... sayılı parselinde kayıtlı alanda ... Çelik Sanayi A.Ş. tarafından kurulması planlanan "Çelikhane Cürufu Depolama ve Geri Kazanım Tesisi"ne ilişkin ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi heyeti raporunda, ÇED Raporunun floristik açıdan önemli eksiklikler içerdiği, proje dosyasında hidrojeolojik açıdan yeterli bilimsel veri tespit edilemediği, jeolojik ve hidrojeolojik yönden uygun olmadığı belirtilmişse de, söz konusu ÇED Raporu incelendiğinde, bilirkişi raporunda eksik olduğu belirtilen tüm hususlara ilişkin çalışmaların yapılmış olduğu, projenin çevreye olan etkilerinin kabul edilir seviyelere çekilmesi için alınması gerekli olan tüm tedbirlere yer verildiği, gerekli taahhütlerde bulunulduğu, görülmektedir. Bu durumda, temyize konu kararın bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması ve yeniden karar verilmek üzere İdare Mahkemesine gönderilmesi yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyorum. (XX) KARŞI OY : Temyize konu edilen İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen bozma nedenleri bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.