8. Ceza Dairesi 2017/12669 E. , 2018/5877 K. "" İhbarname No : KYB - 2017/24394 Suç ve suçluyu övmek suçundan sanık ... ve diğerlerinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 223/5,62,50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına dair, HALFETİ Sulh Ceza Mahkemesinin 09.03.2009 tarihli ve 2008/45 esas, 2009/5 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre, sanıkların Halfeti Cumhuriyet Başsavcılığına “…E…
**8. Ceza Dairesi 2017/12669 E. , 2018/5877 K.** **"İçtihat Metni"** İhbarname No : KYB - 2017/24394 Suç ve suçluyu övmek suçundan sanık ... ve diğerlerinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 223/5,62,50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına dair, HALFETİ Sulh Ceza Mahkemesinin 09.03.2009 tarihli ve 2008/45 esas, 2009/5 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre, sanıkların Halfeti Cumhuriyet Başsavcılığına “…Eğer sayın olarak hitap etmek suç ise ben de Sayın Abdullah Öcalan diyorum ve bu suçu işleyip kendimi ihbar ediyorum..”şeklindeki ifadeleri içerir mektup göndermelerinden ibaret somut olayda, sanıkların atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair karar verilmiş ise de; benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2010/8911 esas, 2012/5154 sayılı ilâmında yeralan “Cumhuriyet Başsavcılığına verilen dilekçe ile yargı mercilerince yapılan soruşturmalara tepki olarak ‘Ben de sayın Öcalan diyorum ve bu suçu işleyip kendimi ihbar ediyorum’şeklinde kanaatini açıklamaktan ibaret eylemde suç ve suçluyu övme suçunun yasal unsurlarının bulunmadığı” şeklindeki açıklamalar ile, aynı suçtan anılan dosya kapsamında yargılanan diğer sanık ... hakkındaki kararı temyizen inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 20.06.2012 tarihli ve 2009/13815 esas, 2012/21267 sayılı ilamı ile sanığın eyleminin kendi değer yargısını içeren düşünce açıklaması niteliğinde olduğu cihetle, suç ve suçluyu övme suçunun yasal unsurları bulunmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi karşısında, sanıkların beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 09.04.2017 gün ve 2424 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2017 gün ve KYB/2017-24394 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: “İşlenmiş bir suçun” veya “işlemiş olduğu bir suçtan dolayı bir kişinin” alenen övülmesi TCK.nun 215. maddesinde suç olarak düzenlenmiştir. Kişinin, işlediği suç nedeniyle övülmesi, bu kişinin işlediği suçun da övüldüğünü göstermektedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 90/5. maddesinde yeralan “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasa'ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarda kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” hükmü uyarınca 19.03.1954 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 10.03.1954 tarih ve 6366 sayılı Yasa ile onaylanmış bulunan “İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetlerini Koruma Sözleşmesi” (AİHS), iç hukukumuzun uyulması zorunlu bir parçası haline gelmiştir.