Başvurucu, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı davada savunma hakkının kısıtlandığını ve uzun süredir tutuklu kaldığını belirterek anayasal haklarının ihlâl edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, Kayseri Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı davada savunma hakkının kısıtlandığını ve uzun süredir tutuklu kaldığını belirterek anayasal haklarının ihlâl edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 12/4/2013 tarihinde Adana Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Başvurucu tarafından yapılan 2013/3025 sayılı başvuru konu bakımından hukuki irtibat nedeniyle 10/5/2013 tarihinde 2013/2642 sayılı bu dosya ile birleştirilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 25/4/2014 tarihinde başvurunun karara bağlanması için dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında işkence suçundan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca 29/9/2009 tarih ve E.2009/396 sayılı iddianame ile Kayseri Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Başvurucu, Kayseri Ağır Ceza Mahkemesince ifade vermek için geldiği 12/1/2010 tarihli celsede bir sonraki celseye kadar savunmasını hazırlamak üzere süre istemiş, mahkemece bu süre kendisine verilmiş ve aynı celsede tutuklanmıştır. Başvurucu, Kayseri Ağır Ceza Mahkemesinin 20/1/2010 tarihli celsesinde iddialara karşı ayrıntılı bir biçimde savunmada bulunmuştur. Başvurucuya, müdafisinin hazır olduğu Kayseri Ağır Ceza Mahkemesinin 11/6/2010 tarihli celsesinde Cumhuriyet Savcılığının esas hakkındaki mütalaasına karşı beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, başvurucu 25/6/2010 tarihli celsede 4 sayfadan ibaret esasa ilişkin beyanda bulunmuş, başvurucunun vekaletnameli vekili ise dosyayı yeni aldığı için süre talep etmiş ve başvurucunun tahliyesini istemiş, mahkemece başvurucu vekilinin talebi doğrultusunda duruşma 29/6/2010 tarihine ertelenmiştir. Başvurucu vekili, Kayseri Ağır Ceza Mahkemesinin 29/6/2010 tarihli celsesinde esasa ilişkin olarak yazılı savunmada bulunmuş, ayrıca sözlü beyanında; “savunmamızı yazılı olarak sundum, aynı zamanda esasa ilişkin olarak böylesine kabarık ve içerikli dosyada 3 gün gibi kısa bir zaman dilimi verilmiş olmasını adil yargılanmaya göre uygun değildir, şerh olarak düşülmesini istiyorum ve devamında, esasa dair savunmamızın içeriğini özetle söyleyecek olursak,..” şeklinde devam eden savunmasını yapmış, mahkemece, yargılama bu tarihte bitirilerek başvurucunun işkence yapma suçundan 3 kez 2 sene 6’şar ay hapis cezasına mahkûm edildiği anlaşılmıştır. Başvurucunun temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 30/6/2011 tarih ve E.2011/4289, K.2011/5743 sayılı ilamıyla Kayseri Ağır Ceza Mahkemesinin kararı usul yönünden bozulmuştur. Bozma üzerine yapılan yargılama sonunda başvurucu Kayseri Ağır Ceza Mahkemesinin 17/4/2012 tarih ve E.2011/270, K.2012/138 sayılı kararıyla işkence yapma suçundan 3 kez 3’er sene hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Başvurucu hakkında ayrıca tutukluluğun devamına karar verilmiştir. Kayseri Ağır Ceza Mahkemesinin 17/4/2012 tarih ve E.2011/270, K.2012/138 sayılı gerekçeli kararı başvurucuya 17/5/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu tarafından 24/5/2012 tarihinde kararın temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 13/12/2012 tarih ve E.2012/29994, K.2012/38227 sayılı ilamıyla Kayseri Ağır Ceza Mahkemesinin kararı düzeltilerek onanmış ve karar aynı tarihte kesinleşmiştir. Kayseri Ağır Ceza Mahkemesinin nihai kararı başvurucu tarafından 27/3/2013 tarihinde müddetnamenin tebliği ile öğrenilmiştir. Bireysel başvuru ise 12/4/2013 tarihinde yapılmıştır.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesi.