5. Ceza Dairesi 2020/4947 E. , 2023/7294 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/88 Esas, 2020/76 Karar SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, zimmet HÜKÜMLER : Beraat Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2020 tarihli ve 2018/88 Esas, 2020/76 sayılı Kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede: Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarınd…
**5. Ceza Dairesi 2020/4947 E. , 2023/7294 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/88 Esas, 2020/76 Karar SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, zimmet HÜKÜMLER : Beraat Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2020 tarihli ve 2018/88 Esas, 2020/76 sayılı Kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede: Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle birleşen Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/809 Esas sayılı dosyası kapsamında sanık hakkında 3628 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinde sayılan suçlardan olmayan icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma hakkının olmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla anılan dava dosyasına konu isnatlar yönünden temyiz yetkisinin bulunmadığı kabul edilmiştir. Sanık hakkında görevsizlik kararı ile zimmet suçundan açılan kamu davasında, bozma üzerine kurulan beraat hükmünün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2010 tarihli ve 2007/22101 Soruşturma, 2010/3342 Esas, 2010/933 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmesi talebiyle Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/88 Esasına kayıtlı kamu davası açılmıştır. 2. Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2011 tarihli ve 2010/88 Esas, 2011/677 sayılı Kararı ile sanığa yönelik isnatların zimmet suçunu oluşturabileceği, yargılamanın ağır ceza mahkemesince yapılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 3. Temyiz incelemesine konu karar ile yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.