Başvuru, alacak davasında delil sunma ve toplatma taleplerinin karşılanmaması nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; alacak davasında delil sunma ve toplatma taleplerinin karşılanmaması nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 19/2/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Tarhan Tekstil Turz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. (Şirket), tekstil ticareti yapan tüzel kişi tacir sıfatına sahip bir şirkettir (Bireysel başvuru tarihi itibariyle başvurucu hakkında İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen bir iflas kararı bulunmakta ise de İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/7/2015 tarihinde kesinleşen E.2015/801, K.2015/732 sayılı kararı ile bu karar kaldırılmıştır.) Başvurucu şirket ile İ.Ç.S. AŞ., A.İ.Ç.S. AŞ. ve İ.Ç.S.İ.P.S.T. AŞ.unvanlı şirketler arasında 8/1/1997 tarihli tek satıcılık sözleşmesi bulunmaktadır. Taraflar daha önceki sözleşme çerçevesinde aynı koşulları içeren Eylül 2004 tarihli ikinci bir sözleşme düzenlemişlerdir. Başvurucu şirket 25/2/2008 tarihli dava dilekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 000 Amerikan Dolarının (dolar) faiziyle birlikte sözleşmenin tarafı olan şirketlerden tahsilini talep etmiştir. Başvurucu şirket anılan dava dilekçesinde, davalı şirketlerin 1997 yılında yapılan tek satıcılık sözleşmesiyle üstlenmiş oldukları edimleri yerine getirmemeleri nedeniyle maddi zarara uğradığını ve anılan zararın ne şekilde tazmin edileceğinin taraflarcaimzalanan her iki sözleşmede de açıkça düzenlendiğini iddia etmiştir. Davalı A.İ.Ç.S. AŞ. 28/5/2008 tarihli cevap ve karşı dava dilekçesiyle 1997 yılı öncesinde başlayan ticari ilişki nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararların giderilmesi amacıyla başvurucuya tek satıcılık yetkisi verildiğini, ancak başvurucunun kendilerinden bir miktar mal aldıktan sonra sözleşmede kararlaştırıldığı üzere piyasa koşullarına ve emsallerine göre belirlenen fiyattan daha fazla almayı kabul etmediğini iddia etmiştir. Davalı şirket ayrıca, başvurucuya verilen bir kısım malın bedeli olan 000 doların ödenmediğini belirterek asıl davanın reddine ve karşı davanın kabulüyle 000 doların başvurucudan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Başvurucu şirket 16/6/2009 tarihli dilekçesiyle uğradığı zarar miktarını 000 dolar olarak açıklamış ve 2/6/2011 tarihli ıslah dilekçesiyle de fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak toplam 000 doların davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dosyayı bilirkişiye tevdi etmiştir.23/7/2010 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arasında tek satıcılık ilişkisi bulunduğu, düzenlenen sözleşmenin maddesinin yorumunun mahkemenin takdirinde olduğu ancak tarafların iddia ve savunmalarından davalıların bedelsiz mal vermeyi taahhüt ettiği ve bu edimin yerine getirilmediğinin kabulünün gerektiği belirtilmiştir.Davalıların itirazı üzerine aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 18/4/2011 tarihli ek raporda heyet önceki rapordaki görüşlerini koruduğunu bildirmiştir. 8/6/2012 tarihli bilirkişi raporunda, sunulan faturalar uyarınca taraflar arasındaki ticari ilişkinin boyutu değerlendirilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 29/11/2012 tarihli raporda ise taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile tarafların bu yükümlülüklere uygun hareket edip etmediği ve bunun neticesinde birbirlerinden alacaklı olup olmadıkları irdelenmiştir. Bilirkişi heyeti yapmış olduğu değerlendirme neticesinde başvurucunun sözleşme kapsamında alacağı bulunmadığı sonucuna varmıştır. İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi yapmış olduğu yargılama sonunda asıl davanın reddine ve karşı davanın kabulüyle 000 doların temerrüt faiziyle birlikte başvurucudan tahsiline karar vermiştir. Kararın gerekçesinde özetle; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında farklı tarihlerde iki ayrı tek satıcılık sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmelerde başvurucuya iddia ettiği üzere bedelsiz olarak 500 ton iplik verilmesine dair herhangi bir hüküm bulunmadığı ve davalıların mal temin etme yükümlülüklerini ihlal ettiklerinin kanıtlanmadığı belirtilmiştir. Kararda ayrıca sözleşmeye aykırı olarak münhasır bölgeye mal satışı yapıldığıve ayıplı mal tedarik edildiğinin de ispat edilemediğine vurgu yapılarak asıl davanın reddedildiği belirtilmiş ve başvurucunun mal tesliminden kaynaklı olarak davalılara 000 dolar borçlu bulunduğunu dairikraresas alınarak karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm başvurucu tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi 6/3/2014 tarihli karar ile hükmün onanmasına karar vermiştir. Başvurucunun karar düzeltme isteği Dairenin 8/12/2014 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Nihai karar 21/1/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 19/2/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.