Başvuru, döner sermaye ek ödemelerinin yapılması yönündeki başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve mahrum kalınan parasal hakların tazmini talebiyle açılan davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, döner sermaye ek ödemelerinin yapılması yönündeki başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve mahrum kalınan parasal hakların tazmini talebiyle açılan davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 28/6/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun önceden öğretim görevlisi olarak görev yaptığı Gülhane Askerî Tıp Akademisi (GATA) Haydarpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi 31/7/2016 tarihli ve 29787 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 669 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması ve Milli Savunma Üniversitesi Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname (669 sayılı KHK) ile Sağlık Bakanlığına devredilmiş ve Sultan Abdülhamit Han Hastanesi (Hastane) adını almıştır. Başvurucu da bu devir işlemi ile birlikte Hastane bünyesinde Mikrobiyoloji Kliniğinde eğitim ve idari sorumlu olarak görevlendirilmiştir. Başvurucu, performansa dayalı aylık puanlama formları dikkate alınarak Ağustos 2016-Ağustos 2017 döneminde alamadığı döner sermaye ek ödemelerinin yapılması talebiyle 23/11/2017 tarihinde İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Sultan Abdülhamit Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğine (Başhekimlik) başvurmuştur. Başhekimlik 29/1/2018 tarihinde başvurunun reddine karar vermiştir. Bunun üzerine başvurucu, döner sermaye ek ödemelerinin yapılması talebinin Başhekimlikçe reddedilmesi işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının tazmini talebiyle 6/2/2018 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davası açmıştır. Mahkeme 27/12/2018 tarihli kararıyla davanın kabulüne karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:i. 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un maddesi uyarınca döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlar ve sözleşmeli personel ile açıktan vekil olarak atananlara döner sermaye gelirlerinden mesai içi veya mesai dışı ayrımı yapılmaksızın ek ödeme yapılabilmektedir. ii. Öte yandan 669 sayılı KHK'nın maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, ilgili personelin mali haklarına ilişkin olarak aradaki fark tutarının herhangi bir kesintiye tabi tutulmaksızın ayrıca tazminat olarak ödeneceği hüküm altına alınmıştır.iii. Somut olayda Ağustos 2016-Ağustos 2017 döneminde başvurucunun döner sermaye ek ödemelerini hak ettiğinde taraflar arasında hiçbir hukuki çekişme bulunmayıp bu dönemde döner sermaye gelirlerinin ek ödeme dağıtılacak seviyeye ulaşmadığı gerekçesiyle idarece personele ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. iv. Bu durumda başvurucunun Ağustos 2016-Ağustos 2017 döneminde ödenmeyen döner sermaye ek ödemelerinin yapılması yolundaki başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir. Mahkeme kararına karşı idare tarafından 6/3/2019 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş, istinaf incelemesi sonucunda İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesinin (Bölge İdare Mahkemesi) 19/9/2019 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun kabulüyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesine kesin olarak karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, Ağustos 2016-Ağustos 2017 döneminde hak edildiği ileri sürülen ek ödemelerin yapılmaması işlemlerinin son icra tarihi 20/9/2017 olduğuna göre işlemin son icra tarihi itibarıyla itiraz ve dava süreleri geçirildikten sonra davanın açıldığı ifade edilmiştir. Nihai karar, başvurucu vekiline 31/5/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 28/6/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk İlgili Mevzuat 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkında Kanun’un "Dava açma süresi" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:" Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. Bu süreler;a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,...Tarihi izleyen günden başlar...." 2577 sayılı Kanun'un "İptal ve tam yargı davaları" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun "Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar" kenar başlıklı maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:"İlgili olduğu mali yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın yazılı olarak talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden dolayı ödenmeyen borçlar zaman aşımına uğrayarak kamu idareleri lehine düşer" 669 sayılı KHK'nın maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:"... Devredilen personelin sözleşme ... sözleşme ücreti ile döner sermayeden yapılacak ek ödeme de dahil olmak üzere, diğer her türlü mali hakları ... atandıkları kadro veya pozisyonlarda kaldıkları sürece, kapanıncaya kadar herhangi bir kesintiye tabi tutulmaksızın ayrıca tazminat olarak ödenir." İdari Yargı İçtihadı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/1/2016 tarihli ve E.2014/3081, K.2016/64 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"Dava; Samsun Gazi Devlet Hastanesinde intaniye uzmanı doktor olarak görev yapmakta olan davacının, 2010 yılı Ocak - Eylül ayları arasındaki dönemde, yersiz olarak 591,39 TL döner sermaye ek ödemesi yapıldığı gerekçesiyle, söz konusu tutarın tahsiline ilişkin işlemin iptali ile söz konusu tutarın ödenmemesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.Samsun İdare Mahkemesinin 2012 tarihli ve E:2011/297, K:2012/803 sayılı kararıyla; Ocak - Eylül 2010 dönemine ait toplam 591,39 TL döner sermaye ödemesinin davacıya sehven ödendiğinden bahisle geri istenilmesine ilişkin işlemin 23/12/2010 tarihinde davacıya tebliğ edildiği dikkate alındığında, 23/12/2010 tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde dava açması gerekirken, bu süreler geçtikten sonra 04/03/2011 tarihinde açılan davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Bu karar, Danıştay Onbirinci Dairesinin 20/06/2013 günlü, E:2012/8778, K:2013/6796 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu; maddesinde ise, ilgililerin, haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri, bu halde de ilgililerin 11 inci madde uyarınca idareye başvurma haklarının saklı olduğu kurala bağlandığı, davacıya fazla yapıldığı ileri sürülen döner sermaye ek ödemesinin tahsiline ilişkin kararın 23/12/2010 tarihinde davacıya tebliğ edildiği açık ise de, dosyada bulunan ve Samsun Gazi Devlet Hastanesi Baştabipliğince, Sağlık Kurumları 5 Nolu Döner Sermaye Saymanlık Müdürlüğüne hitaben yazılan 22/03/2011 tarihli ve 03756 sayılı yazıdan, davacının 2011 yılı Ocak ayı döner sermaye ek ödemesi tutarından 796,87 TL; Şubat ayı döner sermaye ek ödemesi tutarından ise 178,15 TL'nin tahsil edildiği anlaşıldığından, borç çıkarma işleminin icrası niteliğinde olan her bir kesinti işleminden itibaren, 2577 sayılı Kanunun maddesi uyarınca, 60 günlük yeni bir dava açma süresinin başladığının kabulü gerektiği, davacının döner sermaye ek ödemesinden kesinti yapıldığı tarihler dikkate alındığında, 04/03/2011 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığından, davanın esasının incelenmesi gerekirken; davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ise de, İdare Mahkemesince davanın süre aşımı yönünden reddi yolundaki ilk kararında ısrar edilmiştir....Danıştay Onbirinci Dairesinin 20/06/2013 günlü, E:2012/8778, K:2013/6796 sayılı kararında açıklandığı üzere, davacıya fazla yapıldığı ileri sürülen döner sermaye ek ödemesinin tahsiline ilişkin kararın 23/12/2010 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, ancak fazla ödenen miktarın davacının 2011 yılı Ocak ayı döner sermaye ek ödemesi tutarından 796,87 -TL; Şubat ayı döner sermaye ek ödemesi tutarından ise 178,15 TL'nin tahsil edilmeye başlandığı anlaşıldığından, borç çıkarma işleminin icrası niteliğinde olan her bir kesinti işleminden itibaren, 2577 sayılı Kanunun maddesi uyarınca, 60 günlük yeni bir dava açma süresinin başladığının kabulü gerektiğinden 04/03/2011 tarihinde açılan davanın mahkemece süre yönünden reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir...." Danıştay Onbirinci Dairesinin 17/2/2016 tarihli ve E.2016/223, K.2016/583 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"...Bu bağlamda; 30fiili hizmet yılından fazla süreler için emekli ikramiyesi ödenmesine engel olan yasal düzenlemenin, Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle oluşan yeni hukuki duruma göre, davacıya 30 yılın üzerinde bulunan hizmet süresi için emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği açıktır.... " İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesinin 17/2/2016 tarihli ve E.2018/1871, K.2018/2110 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim görevlisi olarak görev yapmakta iken, Ocak 2015-2016 tarih aralığında ödenmeyen üniversite ödeneği, ek ödeme ve döner sermaye ödemelerinin ödenmesi talebiyle davacı tarafından 2018 tarihli dilekçeyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 2018 tarih ve 134476 sayılı işlemin iptali ile ödenmeyen üniversite ödeneği, ek ödeme ve döner sermaye ödemelerinin yasal faiziyle birlikte tarafıma ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davayı süre aşımı yönünden reddeden İstanbul İdare Mahkemesi'nin 12/06/2018 gün ve E:2018/1148, K:2018/1144 sayılı kararının, davacı vekil tarafından; hukuka aykırı olduğu, Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında her zaman idareye başvurulup dava açılabileceği, mahkemenin yanılgılı bir şekilde karar verdiği ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir....İdare hukuku ilkelerine göre, iptal kararları iptali istenilen işlemi tesis edildiği tarih itibariyle ortadan kaldırarak o işlemin tesisinden önceki hukuki durumu ortaya koyar. Bir genel düzenleyici işlemin iptal edilmesi durumunda, verilen yargı kararının sadece o davayı açanı değil, bu genel düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği kuşkusuzdur. İptal kararı ile bu düzenleyici işleme dayanılarak yapılan işlemlerin doğurduğu etki ve sonuçlar ortadan kalkar. Bu nedenle iptal edilen bir düzenleyici işlemden dolayı menfaati ihlal edilen veya kişisel hakkı etkilenen kişinin verilen iptal kararının doğurduğu sonuçlardan yararlanmak amacıyla 2577 sayılı Yasanın maddesi kapsamında idareye başvurabileceği tabidir.Bunun yanında, 30/12/2013 tarih ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 34/ maddesinde 'İlgili olduğu malî yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın, yazılı talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden dolayı ödenemeyen borçlar zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri lehine düşer' hükmü yer almaktadır.Uyuşmazlıkta, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun Geçici maddesi gereğince 10/01/2015-21/09/2016 tarihleri arasında ödenmeyen üniversite ödeneği, ek ödeme ve döner sermaye ödemelerinin yukarıda belirtilen mevzuat doğrultusunda 5 yıl içinde 17/05/2018 tarihinde davalı idarenin kaydına giren dilekçe ile yaptığı başvuruya istinaden 08/06/2018 tarihinde açılan davanın süresi içerisinde olduğu açıktır. Bu durumda, Mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır...."B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek (1) No.lu Protokol'ün "Mülkiyetin korunması" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." Sözleşme'nin "Etkili başvuru hakkı" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Bu Sözleşme’de tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, söz konusu ihlal resmi bir hizmetin ifası için davranan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola başvurma hakkına sahiptir."