4. Hukuk Dairesi 2013/1276 E. , 2013/12281 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/02/2011 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/12/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25/06/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden dav
**4. Hukuk Dairesi 2013/1276 E. , 2013/12281 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/02/2011 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/12/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25/06/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil ... geldi, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı. Davacı vekili Avukat ...'in mazeret dilekçesi gönderdiği görüldü. Okundu. Mazereti reddedildi. Açık duruşmaya devam olundu. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Dava, yedi eminlik görevinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinde "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklinde düzenleme mevcuttur. İcra dosyasındaki senette, takip talebinde, vekaletnamede ve dava dilekçesinde davacının adresi "Küçükhüyük Kasabası/Sinanpaşa" olarak gösterilmiştir. Davacı hakkında ekonomik ve sosyal durum araştırması için yazılan yazıya verilen cevapta davacının Almanya'da yaşadığı belirtildikten sonra yurtiçi adresi olarak ise "Fatih Mahallesi, Süleyman Ceylan Bulvarı, Küçükhüyük beldesi/Sinanpaşa" olduğunun tespit edildiği belertilmiştir. Mahkemece tespit edilen bu adrese tebligat çıkarılmadığı gibi, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine aykırı olarak tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnamenin adresteki binanın kapısına yapıştırılmadığı ve en yakın komşusuna bildirilmediği, sadece mahalle muhtarının imzası alınarak tebliğin yapıldığı anlaşılmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.” hükmünü amir bulunmaktadır. Şu durumda, mahkemece, davalı ... hakkında usulüne uygun olarak davet edilmeksizin ve taraf teşkili sağlanmaksızın karar verilmesi, savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir. Karar, bu nedenle yerinde görülmemiş ve bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.