5. Ceza Dairesi 2011/2760 E. , 2011/4916 K. "" Irza geçme suçundan sanık ...’nun bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan mahkümiyetine dair, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.06.2009 gün ve 2009/23 Esas, 2009/237 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle …
**5. Ceza Dairesi 2011/2760 E. , 2011/4916 K.** **"İçtihat Metni"** Irza geçme suçundan sanık ...’nun bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan mahkümiyetine dair, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.06.2009 gün ve 2009/23 Esas, 2009/237 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire, lehe yasa karşılaştırmasında, “önceki yasada uygulanarak verilen ceza asgari hadden tayin edilmiş ise, yeni yasada da mutlak suretle asgari hadden tayin edilmeli ya da indirimler en üst oranda uygulanmış ise, 5237 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasında da aynı oranda indirim yapılmalıdır” şeklindeki matematiksel bir ölçü konulması, cezanın kişiselleştirilmesi ilkesine aykırı olacağına, Yargıç’ın her somut olayda, sanığın eylemdeki etkinliğini, meydana gelen zarar ile yargılama sürecindeki tutumunu ve sair halleri gözetilip 765 sayılı TCY.nın 29 ve 5237 sayılı TCY.nın 61. maddelerinde belirtilmiş olan şahsileştirme yöntemiyle hükmünü kurmakta özgür bulunduğuna, ancak gerek lehe yasanın belirlenmesinde, gerekse temel cezanın tayin edilmesinde ve indirim maddelerinin uygulanmasında bir çelişki ve zafiyet yaratılmamış olması da gözönünde bulundurulması gerektiğine dair, Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 06.11.2007 gün ve 190-228 sayılı kararı ile 30.12.2008 gün 2010/1-223 esas, 2011/4 sayılı kararları içeriğine, mahkemenin ceza tayini sırasında gösterdiği gerekçelere göre, tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmediği gibi sanık müdafiin temyiz itirazlarıda yerinde görülmediğinden reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 21.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.