Başvuru, taşınmaz üzerinde yapılan inşaata verilen yapı kullanma izin belgesine karşı ilçe sakini sıfatıyla açılan davanın ehliyet yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, taşınmaz üzerinde yapılan inşaata verilen yapı kullanma izin belgesine karşı ilçe sakini sıfatıyla açılan davanın ehliyet yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/9/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Z.Y.Y. Anonim Şirketi'ne ait İstanbul'un Beşiktaş ilçesi Ortaköy Mahallesi 38 pafta 30 ada 165 parsel sayılı taşınmazda yapılmakta olan yapıya Beşiktaş Belediyesi tarafından 17/1/2008 tarihli yapı ruhsatı verilmiştir. Daha sonra yapıda yapılan inceleme sonunda düzenlenen 7/11/2012 tarihli inceleme raporunda, inşaatın ruhsat ve eklerine uygun olarak devam ettiği tespit edilmiştir. İnşaatın tamamlanmasının ardından da 6/2/2014 tarihli yapı kullanım izin belgesi verilmiştir. Başvurucu tarafından ilçe sakini sıfatıyla yapı kullanım izin belgesine karşı yapı kullanma izin belgesinin imar planına ve dayanağı olan yapı ruhsatına aykırı olduğu, yapının trafik ve nüfus yoğunluğunu artıracağı ve imar kirliliğine sebep olacağı iddialarıyla 7/4/2014 tarihinde iptal davası açılmıştır. İstanbul İdare Mahkemesi 30/10/2014 tarihinde davayı ehliyet yönünden reddetmiştir. Kararın gerekçesinde 6/1/1982 ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca bir idari işleme karşı dava açılabilmesi için ilgilinin söz konusu idari işlem nedeniyle meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin etkilenmiş olması gerektiği belirtilmiştir. Kararda, bir ilçenin sınırları içinde oturmanın tek başına o ilçe sınırları içinde verilen yapı kullanma izni belgesinin iptalini isteme hakkı vermeyeceği ifade edilmiş; bu nedenle başvurucunun meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Temyiz edilen karar Danıştay Altıncı Dairesince (Daire) 1/7/2015 tarihinde bozulmuştur. Oyçokluğu ile verilen bozma kararının gerekçesinde; iptal davası açılmasında aranan menfaat koşulunun sadece subjektif hak ihlali kavramından daha geniş bir içeriğe sahip olduğu, bu bağlamda doğrudan kişi hakkında tesis edilmeyen işlemlerin de kişinin menfaatini etkilemesinin mümkün olduğu vurgulanmıştır. Bozma kararında; çevresel, tarihî ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi konularda dava açma ehliyetinin bu hususlar gözetilerek yorumlanması gerektiğinin Danıştay içtihatlarında kabul edildiği belirtilmiştir. Daire sonuç olarak başvurucunun söz konusu yapı kullanma izninin iptali için dava açmasında menfaatinin bulunduğu kanaatine ulaşmıştır. Karar düzeltme aşamasında aynı Dairenin 15/2/2017 tarihli kararıyla İstanbul İdare Mahkemesinin vermiş olduğu karar onanarak başvurucunun temyiz istemi reddedilmiştir. Kararda, başvurucu tarafından her ne kadar uyuşmazlık konusu taşınmaza çok yakın (200 metreden az) bir mesafede ikamet edildiği belirtilmiş olsa da Beşiktaş Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen 10/9/2015 tarihli belgeden başvurucunun taşınmazı ile uyuşmazlık konusu taşınmaz arasındaki mesafenin kuş uçuşu uzaklığının 773,63 m, trafik erişim uzaklığının ise iki ayrı noktadan 434 m ve 565 m olduğunun anlaşıldığı ifade edilmiştir. Taşınmaza ilişkin onaylanan 1/5000 ölçekli plan değişikliğine karşı açılan davaların Daire tarafından reddedildiği ve kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından onandığı belirtildikten sonra dava konusu taşınmaz için verilen yapı kullanım izin belgesi ile ruhsata karşı başka davacı tarafından açılan davanın İstanbul İdare Mahkemesinin 17/4/2014 tarihli kararıyla ehliyet yönünden reddedildiği ve söz konusu kararın Daire tarafından 11/12/2014 tarihinde onandığı belirtilmiştir. Yine taşınmaza ilişkin verilen yapı ruhsatı ve avan projesini onaylanmasına ilişkin açılan davanın İstanbul İdare Mahkemesinin 3/6/2011 tarihli kararıyla ehliyet yönünden reddedildiği ve anılan kararın Dairenin 14/5/2012 tarihli kararıyla onandığı, karar düzeltme isteminin ise Dairenin 7/2/2013 tarihli kararıyla reddedildiği bilgisine yer verilmiştir. Menfaat ihlalinden bahsedebilmek için komşu parsel sahibi olunması gerektiği, başvurucunun ise komşu parsel sahibi olmadığı vurgulanmıştır. Nihai karar 16/8/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 14/9/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Murat Emrah Emre, B. No: 2018/1275, 30/10/2018, §§ 13-