8. Hukuk Dairesi 2018/8599 E. , 2018/12106 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı alacaklı vekili, mahcuzların borçluya ait olduğunu belirterek, davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmişt…
**8. Hukuk Dairesi 2018/8599 E. , 2018/12106 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı alacaklı vekili, mahcuzların borçluya ait olduğunu belirterek, davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı üçüncü kişi, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen duruşmalara katılmamış, cevap da vermemiştir. Davalı borçlu, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen duruşmalara katılmamış, cevap da vermemiştir. Mahkemece, vergi kayıtlarına göre davalı üçüncü kişi hakkında kayıt bulunmadığı, borçlunun işyerinin bulunduğu yerde ikamet etmekte olduğu ve haciz mahalline de sonradan geldiği, akrabalık ilişkisi de değerlendirildiğinde borçlu ile üçüncü kişi arasında kuvvetli bir organik bağ bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı 3. kişi ve borçlu tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı olarak açtığı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Somut olayda, dava konusu 19.01.2015 tarihinde yapılan haciz sırasında ..., işyerinin eşi adına kayıtlı olduğunu, mahcuzların eşine ait olduğunu beyan etmiştir. Bu durumda,davalı üçüncü kişi tarafından hacizde veya hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen yedi günlük süre içerisinde kendisi adına yapılmış bir istihkak iddiası bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, 3. şahıs tarafından usulüne uygun yapılmış bir istihkak iddiası olmadığından davacı alacaklının İİK’nun 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle 6100 sayılı HMK’nun 114/h ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi ve borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçlu ve 3.kişinin sair temyiz itirazlarının reddine, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 03.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.