Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/1375 E. , 2024/1822 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1375 Karar No : 2024/1822 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı adına, yurt içi ve yurt dışı menşeli bandrolsüz sigar
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/1375 E. , 2024/1822 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1375 Karar No : 2024/1822 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı adına, yurt içi ve yurt dışı menşeli bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararına istinaden, 2013 yılının Eylül dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, bandrolsüz sigara bulundurma tespitinin, 01/09/2014 tarihinde gerçekleştiği göz önüne alındığında, 2014 yılının Eylül dönemi için matrah takdir edilmesi ve bu dönem için vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarh edilmesi gerekirken, tutanakta sehven yazıldığı anlaşılan 01/09/2013 tarihi esas alınarak, 2013 yılının Eylül dönemi için işlem tesis edilmiş ise de, anılan durumun, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 108. maddesinde hüküm altına alınan esasa müessir hata niteliğinde olmadığı ve cezalı tarhiyatı kusurlandırmadığının açık olduğu, davalı idare tarafından gecikme faizinin hesaplanmasında dava konusu olayın gerçekleştiği 2014 yılının Eylül dönemine ilişkin vade tarihinin dikkate alınmasının gerektiği, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, sanığın savunmasında ele geçirilen kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu beyan ettiğinin belirtildiği ve davacının mahkumiyetine hükmedildiği, bu durumda, bandrolsüz sigara bulundurulduğunun hukuken geçerli şekilde tespit edildiği, dolayısıyla, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi ve ceza ihbarnamelerinde vergilendirme döneminin açık bir şekilde doğru olarak gösterilmesinin zorunlu olduğu, her ne kadar gösterilmemiş olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 108. maddesinde, esasa müessir hatalar arasında sayılmadığından, ihbarnameyi hükümsüz kılmaz ise de, aynı Kanun'un 112. maddesi uyarınca gecikme faizinin uygulanmasında ve 114. maddesi uyarınca tarh zamanaşımının başlamasında esas alındığından, tarhiyatı kusurlandırdığı, ihbarnamede vergi ve cezanın ait olduğu dönemin yanlış gösterilmiş olmasının işlemi hukuka aykırı kıldığı, vergi mahkemesince bu durumun, tarhiyatı kusurlandırmadığının kabul edilmesi suretiyle, işin esasının incelenerek davanın reddi yolunda verilen kararda isabet görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle mahkeme kararının kaldırılmasından sonra dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Vergi döneminin yanlış gösterilmesinin ihbarnameyi hükümsüz kılmayacağı, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, yurt içi ve yurt dışı menşeli bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararına istinaden, 2013 yılının Eylül dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 20. maddesinde verginin tarhı; vergi alacağının kanunlarda gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibarıyla tespit eden idari muamele olarak; 21. maddesinde de tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesi olarak tanımlanmış; 34. maddesinde ikmalen ve re'sen tarh edilen vergilerin ihbarname ile ilgililere tebliğ olunacağı belirtilmiş, "ihbarnamenin muhteviyatı" başlığını taşıyan 35. maddesinin 1. fıkrasında, ihbarnamelerde; sıra numarası ve tanzim tarihi, verginin nev'i, mükellefin soyadı, adı (tüzelkişilerde unvanı) ile açık adresi, vergilendirme dönemi, verginin matrahı, hesabı ve miktarı, kısa ve açık bir ifade ile ikmalen veya re'sen vergi tarhını gerektiren sebepler, vergi mahkemesinde dava açma süresi ve şeklinin yer alması gerektiği düzenlendikten sonra 2. fıkrasında, takdir komisyonu kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve re'sen takdiri gerektiren inceleme raporunun birer suretinin ihbarnameye eklenmesi öngörülmüştür. Kanun'un 108. maddesinde ise vergi ihbarı ile ilgili vesikayı hükümsüz kılan haller sayılmıştır. Bu kurala göre mükellefin adının, verginin nevi veya miktarının, vergi mahkemesinde dava açma süresinin hiç yazılmamış olması veyahut bu vesikaların görevli bir makam tarafından tanzim edilmemiş bulunması vergi ihbarı ile ilgili vesikayı hükümsüz kılacaktır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, tarh edilen vergilerin ihbarname ile ilgililere tebliğinde yer alması gereken hususların belirtildiği, tebliğ olunan vesikaların, esasa müessir olmayan şekil hatalarından dolayı hukuki kıymetlerini kaybetmeyecekleri, mükellefin adının, verginin nevi veya miktarının, vergi mahkemesinde dava açma süresinin hiç yazılmamış olmasının veyahut bu vesikaların görevli bir makam tarafından tanzim edilmemiş olmasının vesikayı hükümsüz kılacağı, olayda ise, vergilendirme döneminin 2014 yılının Eylül dönemi olarak belirtilmesi gerekirken, 2013 yılının Eylül dönemi olarak gösterilmesi suretiyle vergilendirme döneminin yanlış yazılmasının tarhiyatı kusurlandırmadığı, bu nedenle işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, belirtilen gerekçeyle işlemin iptaline yönelik temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 03/04/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.