(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/650 E. , 2007/1941 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 8.6.2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni, kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği d…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/650 E. , 2007/1941 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 8.6.2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni, kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 3037 ve 3039 parsellere davalının ağaç dikmek suretiyle elattığından bahisle elatmanın önlenmesi ve ağaçların kal'i istemi ile açılmıştır. Davalı, ağaçların kendi kullandığı arazide kaldığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz edilmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 11.10.2006 tarihli raporda, davaya konu parsellerin bulunduğu kadastro paftasının fotogrametrik pafta olduğu bu paftaların zemine indirgenmesinde bir-birbuçuk metre hata payı olabileceğinden dikilen ağaçların duraksamasız hangi parselde kaldığının belirlenemeyeceği, bu nedenle parsellerin ortak sınırının en az birbuçuk metre gerisine ağaç dikilmesi gerekeceği bildirilmiştir. Ziraat Bilirkişi ise 16.11.2006 tarihli oturumda "davalı tarafından dikilmiş olan kavak ağaçlarının ... olduğunu ancak ileride büyümesi halinde davacının taşınmazına gölge yapacağını ve komşu taşınmaza zarar verme olasılığının yüksek bulunduğunu ifade etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama hüküm vermeye yeterli görülmemiş, Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında çelişkiler ve eksiklikler tesbit edilmiştir. Fen bilirkişisi tecavüzün olup olmadığını varsa miktarını kesin olarak tesbit edememiş, Ziraat bilirkişisi muhtemel zarardan bahsetmiştir. Bu durumda mahkemece gerekirse birden fazla uzman bilirkişi kullanmak suretiyle teknik aletlerle ölçüm yaptırılarak tecavüzün olup olmadığı kesin olarak saptanarak varsa sınırdaki ağaçlar tek tek tesbit edilerek davacı parselleri içerisinde olup olmadıkları, değillerse mevcut durumları ile davacı parsellerine zarar verip vermedikleri davacı parselleri içerisinde olan ve dışında olupta zarar veren ağaçların sayısı, zararın giderim şekli belirlendikten sonra, infaza elverişli kroki düzenletilerek sonucuna göre tecavüzün önlenmesi ve zararın giderilme şeklide hüküm kısmında belirtilmek suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 28.2.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.