8. Ceza Dairesi 2024/14432 E. , 2025/388 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2022 tarih, 2022/35 Esas, 2022/153 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1 ve 43/1.maddeleri uyarınca 2 yıl 1 …
**8. Ceza Dairesi 2024/14432 E. , 2025/388 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2022 tarih, 2022/35 Esas, 2022/153 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1 ve 43/1.maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 12.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, sanığın süresinden sonra istinaf talebinde bulunması üzerine 28.03.2022 tarihli ek karar ile istinaf talebinin süre yönünden reddine karar verildiği, sanığın ek kararı istinaf etmesi ile Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin 26.04.2022 tarih, 2022/1028 Esas, 2022/1830 Karar sayılı kararı ile ek karar yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl karar yönünden kanun yararına bozma incelemesi için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 21.03.2023 tarihli ve 2022/19460 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/37656 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “a- Sanığın 20/06/2021 tarihli eylemi ile ilgili olarak; Sanığın 20/06/2021 tarihli eylemi, 03/06/2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının itiraz edilmeksizin 25/06/2021 tarihi itibariyle kesinleşmesinden önce işlendiğinin kabulü ile, bu eylemi ile ilgili olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. fıkrası gereği usulüne uygun olarak verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmadığından anılan Kanun'un 191/6. fıkrası kapsamında doğrudan dava açılamayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak bu eylem tek suç kabul edilerek 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde zincirleme suç hükümleri uygulanarak mahkûmiyetine karar verilmesinde, b- Sanığın 07/09/2021 tarihli eylemi ile ilgili olarak; Sanığın 07/09/2021 tarihli eylemi, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 25/06/2021 tarihi itibariyle kesinleşmesinden sonra işlendiğinin kabulü ile, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/06/2021 tarihli ve 2020/11801 soruşturma, 2021/318 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine konu suçun ihlâl nedeni olarak sayılıp sayılmayacağının belirlenerek ihlâl nedeni olarak belirlendiği takdirde 5237 sayılı Kanun'un 191/5. fıkrasının “ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesi gerekeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde zincirleme suç hükümleri uygulanarak mahkûmiyetine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 07.09.2020, 25.09.2020, 05.12.2020, 09.12.2020, 03.01.2021, 01.02.2021, 18.02.2021, 30.04.2021, 28.05.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından yapılan soruşturma sonunda, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2021 tarihli ve 2020/11801 Soruşturma, 2021/318 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın 20.06.2021 ve 07.09.2021 tarihli eylemlerine ilişkin yapılan soruşturma dosyalarının erteleme kararı verilen 2020/11801 Soruşturma sayılı dosya ile birleşmesine karar verildiği, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/11801 Soruşturma, 2022/144 Esas, 2022/109 sayılı iddianamesi ile 20.06.2021 tarihli eylemi kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali ve 07.09.2021 tarihli eylemi ise zincirleme suç olarak nitelendirilerek Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Yapılan yargılama sonucunda, Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.03.2022 tarihli ve 2022/35 Esas, 2022/153 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43/1, 62. maddeleri uyarınca "2 yıl 1 ay " hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. C. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşme tarihine kadar aynı fail tarafından kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç ve 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava dosyası içeriğinde sanığın 07.09.2020, 25.09.2020, 05.12.2020, 09.12.2020, 03.01.2021, 01.02.2021, 18.02.2021, 30.04.2021, 28.05.2021 tarihli eylemlerine ilişkin 03.06.2021 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, erteleme kararının tebliği ile 25.06.2021 tarihinde kesinleştiği, sanığın 20.06.2021 tarihli eylemi ihlal, 07.09.2021 tarihli eylemi zincirleme suç kabul edilerek 07.01.2022 tarihinde iddianame düzenlendiği anlaşılmıştır. Sanığın 20.06.2021 tarihli eyleminin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği, 07.09.2021 tarihli eyleminin ise kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk eylem olup ihlal niteliğinde olduğu, bu haliyle inceleme konusu 07.09.2020, 25.09.2020, 05.12.2020, 09.12.2020, 03.01.2021, 01.02.2021, 18.02.2021, 30.04.2021, 28.05.2021, 20.06.2021 tarihli eylemlerin tek suç kabul edilebileceği, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasınca belirtilen orantılılık ilkesi gereği teşdiden hüküm kurulabileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2022 tarihli ve 2022/35 Esas, 2022/153 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2024 tarihinde karar verildi.