T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1086 - 2025/1317 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1086 KARAR NO : 2025/1317 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17.05.2023 NUMARASI : 2018/347 Esas 2023/345 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 06.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 05.12.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen k…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1086 - 2025/1317 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1086 KARAR NO : 2025/1317 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17.05.2023 NUMARASI : 2018/347 Esas 2023/345 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 06.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 05.12.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 03.03.2014 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ve kasko (İMSS) sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın neden olduğu kaza sonucu davacının yaralandığını, trafik kaza tespit tutanağındaki tespitlerin doğru olmadığını, kusurun tamamının ... plakalı araç sürücüsünde olduğunu, davacının kaza nedeniyle maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.990,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 3.000,00 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/482 Esas sayılı dosyasında davacı vekili, 03.03.2014 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kazada davacının ağır şekilde yaralandığını, kazada sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/542 Esas sayılı dosyası üzerinden davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatlarının tahsili için dava açıldığını, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın istinaf mahkemesince kaldırıldığını ve 2018/347 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamanın devam ettiğini, kaldırma kararından sonra alınan aktüer raporuna göre davacının 9.346,25 TL geçici iş göremezlik tazminatının hesaplandığını, dava dilekçesi ile davacının iş göremezlik tazminatı olarak 3.000,00-TL talep edildiğini ve mahkemesince davacının davası reddedildiğinden dolayı ıslah edilemediğini, bozmadan sonra ıslah mümkün olmadığından davacının bakiye iş göremezlik tazminatını birleştirme talepli bu dava ile talep edildiğini belirterek davanın Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/347 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL bakıcı gideri ve bakiye 6.356,25 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, bu dava asıl dava ile birleştirilmiştir. Davalı vekili, sigorta şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilecek kusur ile sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyet durumunun tespiti ve davacının müterafik kusurunun değerlendirilmesi, ceza mahkemesi dosyasının istenmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 20.12.2014 tarihli ve 2014/542 Esas, 2016/434 Karar sayılı kararla davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 13.03.2018 tarihli ve 2017/1381 Esas, 2018/339 Karar sayılı kararı ile hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucunda oluşan trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen mahkemenin 2019/279 Esas sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde dava konusu kazanın oluşumunda davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 20.10.2014 tarihli ve 11.12.2019 tarihli rapor uyarınca davacının kaza nedeniyle çalışma gücünden kaybetmediği, 9 ay süreyle iş göremez halde kaldığı ve 3 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen rapor ve 18.02.2020 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar ile manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkelere göre asıl davanın kısmen kabulü ile 10,00TL sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine, 2.990,00 TL geçici iş göremezlik tazminatın dava tarihi olan 22.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 35.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 22.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 6.356,25 TL geçici iş göremezlik tazminatın dava tarihi olan 03.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3.064,50 TL bakıcı gideri tazminatın 50,00 TL'sine dava tarihi olan 03.09.2019 tarihinden 3.014,50 TL'sine ıslah tarihi olan 03.03.2020 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece davacı leline hükmedilen manevi tazminat tutarının oldukça düşük olduğunu, davacının yaralanmasının niteliği ve manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkelere göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, davacının ağır derecede malul olmasına rağmen sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddinin doğru olmadığını, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, birleşen davaya davalı tarafça vekalet sunulmadığından birleşen davada reddedilen tutar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yanlış olduğunu, birleşen davadan önce çekilen ihtarname ile temerrüde düşüldüğünden temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren işletilmesinin yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, karara karşı manevi tazminata ilişkin hüküm yönünden istinaf başvurusunda bulunduklarını, davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığının belirlenmesine rağmen hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, davacının maluliyet oranının % 0 olup sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddedildiğini, olayın trafik kazası niteliğinde olup aynı kaza nedeniyle başka davacı tarafından açılan davadaki tutara göre hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının fahiş olup manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili asıl ve birleşen davada, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kazada davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek asıl davada geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat, birleşen davada bakiye geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 13.03.2018 tarihli ve 2017/1381 Esas, 2018/339 Karar sayılı kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içeriğinden davacının maluliyetinin tespiti yönünden hükme esas alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 20.10.2014 tarihli raporda davacının 03.03.2014 tarihinde araç içi trafik kazası geçirdiği, sağ femurunun kırık olduğu, Isparta Devlet Hastanesine götürüldüğü, opere olduğu, halen platin takılı olduğunu belirttiği, yapılan muayenesinde sağ uyluk yan kısmında 12 ve 6,5 cmlik operasyon skarı, dudak sağ kısmında 0,5 cmlik cilt seviyesinden kabarık hipopigmente estetik kusur mahiyetinde olmayan skar olduğu, yürüyüşü normal, çömelebiliyor, post travmatik stres bozukluğu bulgularına rastlanmadığı, her iki bacak uzunluklarının eşit olduğu, eklem hareket açıklıklarının sınırda limitli olduğu, Isparta Devlet Hastanesi 01.10.2014 tarihli adli raporunda 03.03.2010 tarihli belgede, trafik kazası sonucu başvurduğu, 04.03.2014 tarihinde femur boyun kırığı nedeniyle başvurduğu, implant ve protez konularak opere edildiği, önerilerle taburcu edildiği belirtildikten sonra ...'ın fonksiyonel ve anatomik bir araza rastlanmadığından vücut genel çalışma gücünden kaybetmediği, 9 ay süreyle iş göremez halde kaldığının belirtildiği, raporda davacının tedavi sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığına ilişkin açıklamalara yer verilmediği gibi raporun hangi yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğinin de belirtilmediği, davacı tarafça itiraz edildiği de nazara alındığında raporun hüküm vermeye yeterli ve elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Bu durumda öncelikle davacının gördüğü tedaviye ilişkin tüm kayıt ve belgelerin getirtilmesi, daha sonra itirazlar da değerlendirilerek Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle geçerli olan Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet ve bakıcı ihtiyacına ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.