Başvuru, yasal dayanağı bulunmayan yönetmelik hükmüne dayalı olarak ve şartları da gerçekleşemediği hâlde disiplin cezası verilmesinin suçların ve cezaların kanuniliği ilkesi ile adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, yasal dayanağı bulunmayan yönetmelik hükmüne dayalı olarak ve şartları da gerçekleşemediği hâlde disiplin cezası verilmesinin suçların ve cezaların kanuniliği ilkesi ile adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 3/9/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu İstanbul'da faaliyette bulunan özel bir ağız ve diş sağlığı merkezinin mesul müdürü olarak görev yapmaktadır. İstanbul Diş Hekimleri Odası, başvurucunun çalıştığı kurum tarafından internet kullanıcılarına gönderilen ''Ağız kokusu şikâyetiniz mi var?'' başlıklı elektronik postada yer alan ibarelerin reklam ve haksız rekabete neden olacak nitelikte bulunduğu iddiasıyla başvurucu hakkında disiplin soruşturması başlatmış ve savunmasının alınmasından sonra 20/5/1991 tarihli ve 20786 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Diş Hekimleri Birliği ve Diş Hekimliği Odalarının Disiplin Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 8/a maddesi uyarınca başvurucunun fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan 2007 yılına ait Asgari Ücret Tarifesi'ndeki asgari muayene ücretinin elli katı olan 043 TL para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Başvurucunun karara yönelik itirazı Türk Diş Hekimleri Birliği (Birlik) Yüksek Disiplin Kurulunca reddedilmiştir. Başvurucu, itirazın reddinden sonra Birlik'e karşı özel sağlık kuruluşlarının reklam yapmasını yasaklayan kanuni bir düzenleme bulunmadığını ve bu nedenle verilen cezanın haksız olduğunu belirterek iptal davası açmıştır. Ankara İdare Mahkemesi 29/11/2012 tarihli karar ile başvurucunun mesul müdürü olduğu sağlık kuruluşunun ilgili elektronik posta ile ağız kokusu kliniklerinin açıldığı belirtilip randevu alınması için çağrı yapılarak talep yaratmaya yönelik hareketinin Yönetmelik'in 8/a maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Karar Ankara Bölge İdare Mahkemesi Kurulu denetiminden geçerek 25/6/2014 tarihinde kesinleşmiştir. Nihai karar 4/8/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 3/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un maddesi şöyledir:"İcrayı sanat eden diş tabipleri ve dişçiler hasta kabul ettikleri mahal ile muayene saatlerini bildiren ilanlar tertibine mezun olup diğer suretlerle reklam ve saire yapmaları memnudur." 7/6/1985 tarihli ve 3224 sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanunu’nun maddesi şöyledir:''Odalar, bu Kanunda yazılı esaslar uyarınca diş hekimliği mesleğine mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, bu mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ve hastaları ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kurulan tüzelkişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlardır.'' 3224 sayılı Kanun'un ''Odaya kayıt zorunluluğu'' kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: ''Bir Oda sınırları içinde sanatını serbest olarak icra etmeye başlayan diş hekimleri bir ay içinde o il veya bölge Odasına üye olmak ve üyelik görevlerini yerine getirmekle yükümlüdürler.'' 3224 sayılı Kanun’un ''Disiplin cezaları'' kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: ''Diş hekimliği vakar ve onuruna veya meslek düzen ve geleneklerine uymayan fiil ve hareketlerde bulunanlar ile mesleğini gereği gibi uygulamayan veya kusurlu olarak uygulayan veyahut görevin gerektirdiği güveni sarsıcı davranışlarda bulunan meslek mensupları hakkında; fiil ve hareketin niteliği ve ağırlık derecesine göre aşağıdaki disiplin cezaları verilir.... c) Para cezası; bölgesinde o yıl uygulanan asgari muayene ücretinin on katından az elli katından fazla olmamak üzere verilecek para cezalarıdır....Disiplin cezalarını gerektiren fiiller ve bu fiillere uygulanacak disiplin cezaları; bir derece ağır veya hafif disiplin cezalarının uygulanacağı haller; disiplin kovuşturması yapılması konusunda karar verecek merci; disiplin cezalarını vermeye yetkili merciler; disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazın usul ve şartları; disiplin kurullarının çalışma usul ve esasları; disiplinle ilgili diğer işlemler Birlikçe düzenlenecek bir yönetmelikle gösterilir." Yönetmelik'in ''Para cezası'' kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Para cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:a) Reçete kağıtları, el ilanları, promosyon malzemeleri ve benzeri araçlarla reklam yapmak veya sanal ortamlar da dahil olmak üzere her türlü iletişim araçlarında reklam amacına yönelik veya haksız rekabeti sağlayıcı yazılar yazmak, yazdırmak veya açıklamalarda bulunmak; çalıştığı veya ortağı olduğu kuruluş veya şirket aracılığı ile anılan eylemlerin yapılmasını sağlamak veya yapılmasına göz yummak,'' B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: " Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." Sözleşme'nin maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:" Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamaz. Aynı biçimde, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez." Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin maddesinde yer alan "suç oluşturmayan eylem" ifadesinden ne anlaşılması gerektiğini Sözleşme'nin maddesinde yer alan "suç ile itham edilme" kavramına ilişkin ortaya koyduğu kıstaslarla açıklamaktadır. AİHM, Sözleşme'nin maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer bulan "suç ile itham" edilme kavramının taraf devletlerin iç hukuklarındaki karşılıklarından bağımsız otonom bir yapıya sahip olduğunu vurgulamaktadır (Adolf/Avusturya, B. No: 8269/78, 26/3/1982, § 30). Yine AİHM'e göre tek başına "itham" kavramı da Sözleşme'nin anlamı dâhilinde anlaşılmalıdır. Bu kapsamda "itham" kavramı "yetkili makamlarca bir kişiye suç işlediği iddiasının resmî olarak bildirimi" şeklinde açıklanabilir. Böyle bir tanım aynı zamanda şüpheli kişilerin sonuçlarından büyük ölçüde etkilendikleri durumları da içine alır (Deweer/Belçika, B. No: 6903/75, 27/2/1980, §§ 42-46; Eckle/Almanya, B. No: 8130/78, 15/7/1982,§ 73). AİHM; bir disiplin soruşturmasının, Sözleşme'nin maddesinin birinci fıkrası uyarınca “suç isnadı” başlığı kapsamında kalıp kalmadığını belirlemek amacıyla bazı kriterler belirlemiştir. Bu kapsamda öncelikle eylemin iç hukuktaki nitelenmesi dikkate alınmaktadır. Bununla birlikte disiplin suçunun ve bu suç için öngörülen cezanın niteliği ve ağırlığı da gözetilmektedir (Engel ve diğerleri/Hollanda, B. No: 5100/71; 5101/71; 5102/71; 5354/72; 5370/72, 8/6/1976, § 81; Campbell ve Fell/Birleşik Krallık, B. No: 7819/.., 28/6/1984, § 67). AİHM, söz konusu üç kriteri uygulayarak sonuca ulaştığı askerî disiplin işlemine karşı yapılan bir başvuruda (Çelikateş ve diğerleri/Türkiye (k.k.), B. No: 45824/99, 7/11/2000), kamu görevine giriş ile kamu görevine son verilmesi şartlarına karşı yapılan bir başvuruda (Sidabras ve Džiautas/Litvanya (k.k.), B. No: 55480/00 ve 59330/00, 1/7/2003) ve anayasa ihlalleri nedeniyle cumhurbaşkanı aleyhine başlatılan itham sürecine karşı yapılan bir başvuruda (Paksas/Litvanya [BD], B. No: 34932/04, 6/1/2011, §§ 64-69) şikâyetlerin Sözleşme'nin maddesinin kapsamı dışında kaldığı sonucuna varmıştır.