1. Hukuk Dairesi 2008/3823 E. , 2008/5453 K. "" MAHKEMESİ : ARSİN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/04/2007 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı Hazine, davalılar adına kayıtlı 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, davalılar adına olan kaydın iptalini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın tamamının keşfen belirlenen kıyı kenar çizgisi içerisinde kal…
**1. Hukuk Dairesi 2008/3823 E. , 2008/5453 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ARSİN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/04/2007 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı Hazine, davalılar adına kayıtlı 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, davalılar adına olan kaydın iptalini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın tamamının keşfen belirlenen kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, kıyıda kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ile sicil kaydının kütükten terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğine ve toplanan delillere ve özellikle çekişme konusu taşınmazın 28.11.1997 tarih 5/3 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince keşfen belirlenen kıyı kenar çizgisine göre tanımı 3621 Sayılı Yasanın 4.maddesinde yapılan kıyıda kaldığı, ayrıca denizden doldurulmak suretiyle elde edildiği ve buna göre sicil kaydının oluşturulduğu dosya kapsamı ile sabittir. Hemen belirtmek gerekir ki; çeşitli zamanlarda, muhtelif yasalarla denizden doldurulan yerlerle ilgili bazı düzenlemeler getirildiği bilinmektedir. O halde, bu düzenlemelere değinmekte fayda bulunmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki; bunlardan ilik yürürlük tarihi 1 Eylül 1930 olan 1580 Sayılı Belediye Kanununun 159. maddesi hükmüdür. Buna göre, belediye marifetiyle deniz, nehir ve gölden doldurulmuş olan yerlerin tasarruf, idare ve nezareti belediyelere bırakılmış, ancak mülkiyetinin devri yönünden belediyiye bir hak tanınmamıştır. Sonradan yürürlüğe giren ve 1580 Sayılı Yasayı ortadan kaldıran 28.12.2004 günlü 5272 Sayılı Belediye Yasası ve bu yasayı iptal eden 5393 Sayılı Yasanın 79.maddesi de yine taşınmazın mülkiyeti açısından belediyelere bir hak tanınmadığı gibi, belediye yetkililerinde kısıtlamalara gidilecek bu gibi yerlerin yalnız tasarrufunun, dolgu yapan belediyeye birakılacağı yönünde benzer hükme yer vermiştir. Öyleyse, belediyelerin bu düzenlemeler gereğince dolgu olgusundan kaynaklanan mülkiyete ilişkin bir hak edinmesi olanağının bulunduğu söylenemez.