Başvuru, gerekçeli karar tebliğ edilmeden tefhim dikkate alınarak istinaf başvurusunun süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, gerekçeli karar tebliğ edilmeden tefhim dikkate alınarak istinaf başvurusunun süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu Şirket tarafından alacaklısı olduğu şirket aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır. Aleyhine takip başlatılan şirket, icra takibine konu çek metninde alacaklıya ait cironun iptal edilmek suretiyle kaldırıldığını, takip yapılamayacağını ileri sürerek icra mahkemesinde takibin taliki veya iptali davası açmıştır. İstanbul İcra Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) tarafların katıldığı 13/6/2017 tarihli duruşmada kısa kararla davanın kabulüne ve takibin iptaline; takip konusu asıl alacağın üzerinden %20 oranında tazminatın ve %10 oranında para cezasının başvurucudan alınarak aleyhine takip başlatılan (davacı) şirkete ödenmesine karar vermiştir. Kısa kararda tarafların yüzüne karşı tebliğden itibaren 10 günlük süre içinde istinaf yolunun açık olduğu belirtilmiştir. Mahkeme 14/7/2017 tarihinde gerekçeli kararı yazmıştır. Kararda, takip dayanağının 30/11/2015 tanzim ve 30/11/2015 vade tarihli 000 TL bedelli çek alacağına ilişkin olduğu, takip konusu çek metninin incelenmesinde alacaklıya ait cironun iptal edilmek suretiyle kaldırıldığı ve cirosunun çizildiği bu nedenle etkili hamil olarak kabul edilemeyeceği belirtilerek davanın kabulü ile takibin iptaline, asıl alacağın %20'si oranında tazminatın ve alacağın %10'u oranında para cezasının başvurucudan alınarak aleyhine takip başlatılan (davacı) şirkete ödenmesine karar verilmiştir. Tarafların, tebliğden itibaren on günlük yasal süre içinde istinaf yoluna başvurabileceği kararda belirtilmiştir. Gerekçeli karar taraflara tebliğ edilmemiştir. Başvurucu 18/11/2019 tarihinde istinaf talebinde bulunmuştur. Mahkeme 2/1/2020 tarihli ek kararla istinaf talebinin süre aşımından reddine karar vermiştir. Karar gerekçesinde; takibin taliki veya iptali davasında tarafların yüzüne karşı 13/6/2017 tarihinde karar verildiği ancak başvurucunun yasal on günlük istinaf süresi geçtikten sonra 22/11/2019 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğu belirtilmiştir. Ek karara ilişkin olarak on gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceğine kararda yer verilmiştir. Başvurucu, kısa kararın gerekçe içermediğini nitekim Mahkemenin de kısa kararda gerekçeli kararın tebliğiyle istinaf süresinin başlayacağını belirttiğini ancak gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmediğini, Ulusal Yargı Ağı Sistemi (UYAP) üzerinden yaptıkları incelemede gerekçeli kararın yazıldığını gördüklerini ve bunun üzerine istinaf talebinde bulunduklarını ileri sürerek ek karara karşı da istinaf talebinde bulunmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi 10/2/2021 tarihli kararla; ek kararın usul ve kanuna uygun olduğuna ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Karar gerekçesinde; her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından kısa kararda istinaf yoluna başvuru süresinin tebliğden itibaren on gün olduğu belirtilmiş ise de kanunun açıkça gösterdiği hak düşürücü sürelerin hâkim tarafından değiştirilmesi veya uzatılmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir. İstinaf süresinin başlangıcının yanlış gösterilmesinin başvurucu yararına hak doğurmayacağı vurgulanmıştır. Karar 30/3/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 13/4/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.