1. Hukuk Dairesi 2009/11108 E. , 2009/12303 K. "" MAHKEMESİ : TİRE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/03/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı belediye tarafından dere yatağının ıslah edilmemesinin malik olduğu 733 ada, 30 parsel sayılı taşınmazında toprak kaybına yol açtığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi dere yatağının ıslah edilmesi ve eski hale getirilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı idare, taşınmaza herhangi bir müdahalesinin olmadığını bel…
**1. Hukuk Dairesi 2009/11108 E. , 2009/12303 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : TİRE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/03/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı belediye tarafından dere yatağının ıslah edilmemesinin malik olduğu 733 ada, 30 parsel sayılı taşınmazında toprak kaybına yol açtığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi dere yatağının ıslah edilmesi ve eski hale getirilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı idare, taşınmaza herhangi bir müdahalesinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davanın görev nedeniyle reddine ilişkin verilen karar Dairece, “... İddianın ileri sürülüşü ve içerdiği itibariyle mülkiyet hakkına dayalı olduğu çekişmenin adli yargı yerinde çözümlenmesi “ gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava; elatmanın önlenmesi, eski hale getirme isteğine ilişkindir. Mahkemece; aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; dava konusu 30 sayılı kadastral parselin bulunduğu alanda davalı Belediye’nin 3194 sayılı Yasa uyarınca İmar uygulaması yaptığı, 01.11.2006 tarihinde kesinleşen imar sonucu, çekişmeli yerin bir kısmının yolda bir kısmının ise imarla dava dışı M.. T.. adına tescil edilen 1600 ada, 2 parselde kaldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda dava 6.2.2006 tarihinde imar uygulamasından önce açılmıştır. Bilindiği üzere her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir. Aktif husumet yokluğunun imar uygulamasından kaynaklanması halinde davalı tarafın dava açılmasına sebebiyet verdiği, öte yandan İmar uygulamasını gerçekleştirenin idare olduğu gözetilerek yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden olduğu kabul edilen avukatlık ücretinden davacının sorumlu tutulamayacağı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK’nu 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.