10. Hukuk Dairesi 2024/9518 E. , 2024/10603 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1925 E., 2024/1064 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/348 E., 2022/194 K. Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf baş…
**10. Hukuk Dairesi 2024/9518 E. , 2024/10603 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1925 E., 2024/1064 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/348 E., 2022/194 K. Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili 28.06.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil davalı işyerinde (... SGK sicil numarası) pres makinesi üzerinde çalışmakta olup işi gereği ağır malzemeleri -kalın saçları- yerden kaldırıp pres makinesinin üzerine koymaktadır. 29.03.2017 tarihinde davacı müvekkil bu işlemi yaptığı sırada belinde şiddetli ağrı meydana gelmiş ve davacı müvekkilin belden aşağısı uyuşmaya başlamıştır. Bunun üzerine Konya Numune Hastanesi beyin ve sinir cerrahi bölümüne muayene olan davacı müvekkile iş göremezlik raporu ve 23.08.2017 tarih 3827 sayılı Ağır İşlerde Çalışamaz Sağlık Kurulu Raporu verilmiştir. Davalı işverenin davacı müvekkili çalıştıracak hafif iş bulunmadığı gerekçesiyle 08.09.2017 tarihinde iş akdine son verilmiştir. Davacı müvekkil her hastaneye gittiğinde iş kazası sonucunda rahatsızlığın vukuu bulduğunu dile getirse de hastaneler tarafından 'OHAL dönemindeyiz iş kazası kaydı yapamayız' yanıtı verilmiş, davalı işverende durumu davalı SGK'ya bildirmemiştir. Bunun üzerine davacı müvekkil haricen davalı SGK'ya başvurmuş ise de bu zamana kadar yürütülen soruşturmadan her hangi bir sonuç alınamadığından işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur. Davacı müvekkile geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi, sürekli iş göremezlik geliri bağlanması ve Kurum tarafından karşılanmayan zararlarımızın davalı işverenden talep edilmesi konularında taşıdığı önem nedeniyle, dava konusu olayın iş kazası olduğunun tespitini mahkemenizden istemek zorunluluğu doğmakla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili 26.07.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; bir olayın iş kazası sayılabilmesi için dıştan gelen istenilmeyen bir olayın varlığı, uygun illiyet bağının varlığı ve bir zararın varlığı gereklidir. Sosyal sigorta uygulamasında illiyet bağı denilince gerçekleşen olayla zarar arasındaki illiyet bağı anlaşılmaktadır. Başka bir ifadeyle, illiyet bağının varlığının kabul edilebilmesi için, meydana gelen olay ile zarar arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir; buna karşın gördüğü iş ile kaza arasında illiyet bağının varlığı şart değildir. Davacı ... işyerimizde makine başında çalışmakta olup, işi gereği herhangi bir iş kazasına maruz kalması hayatın olağan akışına aykırıdır. Ağır yük altına girecek bir çalışması bulunmamaktadır. İşyerinde her türlü ekipman mevcuttur. Davacının yapmış olduğu işten kaynaklanacak bir bedeni zarar olması mümkün değildir kaldı ki davacının almış olduğu raporda da bunun işinden kaynaklandığına dair bir ibare bulunmamaktadır. İş kazası geçirdiğini iddia ettiği 29.03.2017 tarihinde de her zamanki işlerini yapmış ve iş kazası geçirdiğine dair hiçbir şikayette bulunmamıştır. Tanık beyanlarına başvurulduğunda bu husus aydınlığa kavuşacaktır. Kaza geçirdiğini iddia ettiği tarihte hastaneye dahi gitmemiştir. Daha sonrasında hastaneye gittiğini ve hastanenin "OHAL sebebiyle iş kazası kaydı yapılamayacağına" dair beyanda bulunduğu iddiaları gerçeklerle örtüşmemektedir. Buna dair ilgili sağlık kurumundan "OHAL döneminde iş kazası kaydı yapılıp yapılmadığının" sorulmasını talep ederiz. Almış olduğunu iddia ettiği iş göremezlik raporu ve ağır işlerde çalışamaz raporu iş kazası geçirdiğini iddia ettiği günden yaklaşık beş ay sonradır. Bu raporları almasına sebep olan ağır ve iş göremezliğin sebebinin bu beş ay içinde geçirdiği herhangi bir hastalık veya kaza olması muhtemeldir. Ayrıca davacının rapor aldığı tarihten önce bir trafik kazası geçirmiş olduğu vaki olup davacının söz konusu bahsetmiş olduğu zararın bu kazadan da kaynaklanmış olabileceği mümkündür. Dolayısıyla 29.03.2017’de işyerinde geçirdiğini iddia ettiği kaza ile mevcut sağlık durumu arasında herhangi bir illiyet bağı mevcut değildir. Kaldı ki müvekkil şirketin işyeri hekimi mevcut olup kendisine başvurulmamış, şikayetlerini dile getirmemiş olmakla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya münderacatına göre; yapılan yargılamada toplanan deliller beraberce değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlığın davacının 1066134 sicil numaralı iş yerinde pres makinesinde çalışırken 29.03.2017 tarihinde pres makinesinin üzerine ağır malzemeleri koyarken belinde oluşan şiddetli ağrı nedeniyle mağduriyet sonrası olayın iş kazası olarak tespit edilip edilemeyeceği, sigortalının maluliyet oranının tespiti ve iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanıp bağlanamayacağı hususlarında olup, davacıya ilişkin dosya içerisine celp edilen hasta "Epikriz" raporu, teşhis ve tedavilere ilişkin tüm belgeler, ilgili hastanelerden celp edilmiş, Sosyal Güvenlik Kurumu Teftiş Başkanlığınca düzenlenen 19.06.2019 tarihli inceleme raporu dosya içerisine alınmış, davacının hizmet cetvelleri, komisyon kararı, celp edilerek tanıklar dinlenilmiş, dosya içerisine alınan iş kazası tespitine yönelik rapor karar vermeye ve denetime el verişli bulunarak hükmü esas alınmış, dinlenen tanık beyanları ile de raporun örtüştüğü anlaşılmış hepsi beraber dikkate alındığında 03.04.2017 tarihinde Konya Beyhekim Devlet Hastanesinde davacıya bel ağrısı tanısı ile işlem yapıldığı görülmüş ancak 29.03.2017 tarihinde iş yerinde çalışırken belinden rahatsızlanması yönünde bir olayın yaşandığına dair gerek tanık anlatımları gerekse ilk hastaneye başvuru tarihindeki Epikiriz raporu ile bir tespitte bulunulmamış, davacının kaza geçirdiğini iddia ettiği gün herhangi bir yere şikayeti veya başvurusu bulunmamış ayrıca aynı tarihte işi birlikte yaptıkları kişilere rahatsızlandığına dair hiçbir söylemde bulunmadığı anlaşılmış, iş kazası geçirdiğini iddia ettiği günün ertesinde Konya Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesinde muayene yaptırdığı, rahatsızlığına dair muayene de bir kaç gün sonra gittiği anlaşılmakla davacının kazanın iş kazası olarak tespiti yönündeki talebinin reddi gerektiği, dava dilekçesinde yer alan maluliyet tespiti ve gelir bağlanmasına yönelik taleplerinin ise bu dosyadan tefrik edilerek bir başka esas dosyasına kaydının yapılması gerektiği kanaatine varıldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 29.03.2017 tarihinden önceki ve sonraki E-nabız uygulamasından alınan 'hastalıklarım' evrakını, davacı lehine beyanda bulunan tanık ifadelerini, 23.08.2017 tarih 3827 sayılı ağır işlerde çalışamaz sağlık kurulu raporunu ve 17.10.2019 tarihli Erişkinler için Engellilik Sağlık Kurulu Raporunu dikkate almadan eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu, müvekkilinin önceden alınmış diş randevusuna gitmiş olmasının aleyhe bir durum olarak değerlendirilemeyeceğini, Farabi Hastanesinin 552570 dosya numaralı Hasta Epikriz Raporunda (10.04.2017-15.04.2017); ...'nün şikayetinin bel ağrısı, sol bacakta fazla olmak üzere her iki bacakta ağrı ve uyuşma olduğu, hasta hikayesi kısmında rahatsızlığının 1 haftadır devam ediyor olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... Davacının kuruma iş kazasının tespitine yönelik başvurusu üzerine 16.01.2019 tarihli Kurum Komisyon Kararı ile davacının Kuruma verdiği belgelerin komisyonca değerlendirildiği, sigortalının iddia ettiği olayla ilgili meslek hastalığı başvurusu olduğu ve konuyla ilgili Ankara Kocatepe SGM'nin 12.11.2018 tarih 7314 sayılı kararı ile olayın mesleki olmadığına karar verildiği, akabinde sigortalının 29.03.2017 tarihinde meydana geldiğini iddia ettiği olayın bir de iş kazası yönünden incelenmesini talep ettiğini, iş kazası bildirimide yapılmayan söz konusu olay ile ilgili eldeki bilgi ve belgelerle iş kazası hakkında karar verilemediğinden söz konusu olayın Rehberlik ve Teftiş Kurulu Ankara Grup Başkanlığı tarafından incelenmesine karar verildiği; 19.06.2019 tarihli Kurum müfettiş raporunda ise; 29.03.2017 tarihinde işyerinde çalışırken belinden rahatsızlanması yönünde bir olayın yaşandığına dair bir tespitte bulunulamadığı, 03.04.2017 tarihinde Beyhekim Devlet Hastanesine belindeki rahatsızlık ile yapılan başvurunun ise 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi kapsamında iş kazası olarak değerlendirilemeyeceği bildirilmiştir. Davacı Kurum müfettişine verdiği ifade de; saç levhaları 4 kişi birlikte kaldırıp eğim verdirdiklerini, işi yaparken ağırlık kaldırırken belinde hafiften bir ağrı hissettiğini, ancak şiddetli bir ağrı olmadığı için birlikte çalıştığı iş arkadaşlarına ve patronuna belinin ağrısını söylemediğini, eve gidince belinde şiddetli bir ağrı başladığını ve ertesi sabah Beyhekim Devlet Hastanesinin Ortopedi Bölümüne müracaat ettiğini beyan etmiştir. Dosyada mevcut hastane kayıtlarında davacının 30.03.2017 tarihinde (iş kazası geçirdiğini iddia ettiği günün ertesi günü) Konya Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesinde dolgu ve kanal tedavisi yaptırdığı, 03.04.2017 tarihinde Konya Beyhekim Devlet Hastanesine bel ağrısı şikayeti ile müracaat ettiği anlaşılmaktadır. Davacının Kuruma ibraz ettiği 21.11.2018 tarihli dilekçesinde; Kuruma meslek hastalığı nedeni ile yaptığı başvurunun olumsuz sonuçlandığını, iş kazası yönünden inceleme yapılmasını talep ettiği görülmüştür. Dosyada dinlenen tanıkların davacının iş kazası geçirdiğine dair görgü ve bilgileri bulunmamaktadır. Davacı da Kurum müfettişine verdiği ifade de; işyerinde kimseye belinin ağrıdığını söylemediğini beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı, Kurum kayıtları, hastane kayıtları, tanık anlatımları hep birlikte değerlendirildiğinde davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Bu açıklamalar altında tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekili tarafından yapılan istinaf taleplerinin esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, iş kazasının tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.